aslında ile cümle
aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Aslında ciddi misin?Are you actually serious?
Aslında aynı fikirdeyiz.We basically agree.
Çoğu insan aslında siyasetçilerin söylediği her şeye inanmaz.Most people don't really believe everything politicians say.
Sen aslında buna inanıyor musun?Do you actually believe this?
Tom aslında ona inanıyordu.Tom actually believed that.
Aslında bizim bir seçeneğimiz yok.Actually, we don't have a choice.
Aslında onu yapmak çok basit.It's actually very simple to do.
Ben aslında Tom'u görmedim.I didn't actually see Tom.
Aslında bunu yaptık.We actually did it.
Tom aslında onun tadını çıkardı.Tom actually enjoyed it.
Film aslında beklediğimden çok daha iyiydi.The movie was actually much better than I expected.
Aslında bu bana iki kez oldu.That has actually happened to me twice.
O aslında üç kere oldu.That actually happened three times.
Aslında asla olmadı.It never actually happened.
Aslında kimse yaralanmadı.Nobody was actually hurt.
Tom bana daha sonra aslında evli olmadığını söyledi.Tom told me later that he wasn't really married.
Aslında hiç Boston'da bulunmadım.I've never actually been to Boston.
O aslında beni şaşırttı.That actually surprised me.
Ben aslında modern sanattan hoşlanıyorum.I actually like modern art.
Ben aslında Tom'u beğenirim.I actually like Tom.
Bu aslında oldukça ilginç görünüyor.That actually sounds quite interesting.
Bu caddeye aslında Park Street adı verildi.This street was originally named Park Street.
Tom'un planı aslında çalıştı.Tom's plan actually worked.
Tom aslında onu söyledi.Tom actually said that.
O aslında ilgi çekici görünüyor.That actually sounds intriguing.
Denimin aslında fitilli kumaş türü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that denim is actually a type of twill fabric?
Tom Mary'nin Boston'da olduğun düşünüyor ama o aslında şu anda Şikago'da.Tom thinks Mary is in Boston, but she's actually in Chicago now.
Aslında Tom'un burada olmasına izin verilmiyor.Tom is actually not allowed to be here.
Bu aslında biraz can sıkıcı.It's actually kind of annoying.
Bir kadının klitorisi aslında gelişmemiş bir penistir. Bir doktora sorun.A woman's clitoris is really an undeveloped penis. Ask a doctor.
Zafer imkansız gibi görülebilir ama aslında öyle değil.Victory may seem impossible, but actually it is not.
"Hey, Tom." "O ne?" " Ah aslında, boş ver""Hey, Tom." "What is it" "Oh actually, never mind."
Aslında, Yahudiler bugün çok küçük bir nüfusa sahiptir.In fact, the Jews today have a very small population.
Tom bana aslında onu yapmak istemediğini söyledi.Tom told me he didn't actually want to do that.
Tom aslında bir şey görmediğini söyledi.Tom said he didn't actually see anything.
Tom aslında buna inanmıyordu, değil mi?Tom didn't actually believe that, did he?
Tom'un Fransızcası aslında çok iyi değil.Tom's French is actually not very good.
Aslında Tom'dan pek hoşlanmamıştım hiçbir zaman.I've never really liked Tom very much.
Aslında bu oldukça doğru değil.Actually, that's not quite correct.
Fransızcam aslında çok iyi değil.My French is actually not so good.
Problemi aslında onun olmasını inandığımdan daha kolay buluyorum.I find the problem easier than I originally believed it to be.
Aslında bunu daha sonra yapmak çok daha mantıklıydı.Actually, it would be much more sensible to do it later.
Aslında hiçbirimiz onun olduğunu görmedik.None of us actually saw it happen.
Aslında bunun imkansız olabileceğini düşündüm.I actually thought it might be impossible.
Bu cümle aslında İspanyolcadan geliyor.This sentence actually comes from Spanish.
Aslında gördüğün o erkek çocuğu bir kızdı.Actually, that boy that you saw was a girl.
Aslında o bir sürücü değil.Actually, he is not the driver.
Tom aslında ne yaptı?What did Tom actually do?
Ben aslında onu söylemedim.I actually didn't say that.
O aslında nasıl çalışıyor?How does that actually work?
Aslında onu yapabiliriz.We might actually do that.
Tom aslında onu kendisi yaptı.Tom actually did it himself.
Aslında oldukça iyi yapıyorum.I'm actually doing quite well.
Aslında oldukça iyi hissettim.I felt pretty good actually.
Daire aslında bir otel olduğu için oda her gün temizlenecek mi?Since the flat is actually a hotel, will the room be cleaned every day?
Siyah kutu aslında siyah değil.The black box is not actually black.
Ben aslında iyi bir adamım.I'm actually a nice guy.
Ben aslında herkesten korkuyorum.I am afraid of everybody actually.
Ben aslında işimi seviyorum.I actually love my job.
Ben aslında gerçekten bundan hoşlanıyorum.I actually really like it.