aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Yeni zemin kaplaması ahşap gibi görünüyor ama aslında vinil.The new floorcovering looks like timber but is actually vinyl.
Aslında seninle aynı fikirdeyim.I actually agree with you.
Aslında onlarla aynı fikirdeyim.I actually agree with them.
Aslında onunla aynı fikirdeyim.I actually agree with him.
Aslında henüz onlarla tanışmadım.I haven't actually met them yet.
Aslında henüz onunla tanışmadım.I haven't actually met him yet.
Aslında onlarla tanışmadım.I've never actually met them.
Aslında onunla tanışmadım.I've never actually met him.
Aslında, bu program oldukça ilginç.In fact, this program is pretty interesting.
Dan oldukça sık tutuklandı; Aslında beşten fazla kez.Dan was arrested pretty often; more than five times, in fact.
"K" aslında Portekizce alfabede yoktur. "W" ve "Y" de."K" was originally not included in the Portuguese alphabet; neither were "W" and "Y".
Klitoris aslında gelişmemiş küçük bir penistir.The clitoris is really a small undeveloped penis.
Sen aslında ona inanıyorsun, değil mi?You actually believe that, don't you?
Aslında o saçmalığa inanmıyorsun, değil mi?You don't actually believe that nonsense, do you?
Tom'un aslında kazanma şansı nedir?What chance does Tom have of actually winning?
Aslında o oldukça basitti.Actually, it was quite simple.
Bu aslında iyi bir işarettir.It's actually a good sign.
O, aslında göründüğünden daha zor.It's actually harder than it looks.
Aslında silah yüklü değil.Actually, the gun isn't loaded.
Aslında nerede yaşıyorsun?Where do you really live?
Aslında öğrenmek çok kolay.Actually, it's very easy to learn.
O aslında biraz ilginç.It's actually kind of interesting.
Aslında, bu kötü bir fikir değil.Actually, it's not a bad idea.
Aslında burada ne yapıyorsun?What are you really doing here?
O aslında gerçekten harikaydı.It was actually really great.
Bu aslında oldukça iyi.This is actually quite good.
O aslında biraz eğlenceli.It's actually kind of fun.
Bu aslında bir tür büyüleyici.It's actually kind of fascinating.
Aslında, bunu açıklamak zor.Actually, it's hard to explain.
Aslında uzansan iyi olur.Perhaps you should lie down.
Aslında, oldukça sıkıcıydı.Actually, it was pretty boring.
Aslında daha önce bunu hiç denemedim.I've never actually tried this before.
O aslında oldukça karmaşık.It's quite complex actually.
O aslında oldukça yaygın.It's quite common actually.
Tom, aslında öyle olmasa da öfkelenmiş gibi yaptı.Tom pretended to be angry even though he really wasn't.
Tom aslında mutlu değil.Tom isn't really happy.
Tom aslında onu yapmadı.Tom hasn't actually done that.
Aslında yazdıkların yanlış değil, ama bazı önemli gerçekleri içermiyor.What you've written isn't actually wrong, but it leaves out some important facts.
Aslında, bilmiyorum.In fact, I don't know.
Tom aslında hiç Boston'da bulunmadı.Tom hasn't actually ever been to Boston.
Aslında bunu yaptığımıza inanamıyorum.I can't believe that we've actually done this.
Orada, onlar onun yasak olduğunu söylemez. Aslında, onlar onun zorunlu olduğunu söyler.Over there, they don't say that it's prohibited. In fact, they say that it's mandatory.
Onlar bunun orada yasak olduğunu söylemezler. Aslında onun zorunlu olduğunu söylerler.They don't say that it's prohibited there. In fact, they say that it's mandatory.
Ben aslında Tom'la hiç tanışmadım.I've never actually ever met Tom.
Aslında arkadaşın değilim. Numara yapıyordum sadece.I'm not really your friend. I was just pretending.
Cadılar Bayramı aslında bir Kelt festivaliydi.Halloween was originally a Celtic festival.
Senin gördüğün adam aslında bir kadın.The "man" that you saw is actually a woman.
Onu yapmak istememen önemli değil; aslında onu yapmak zorundasın.It doesn't matter that you don't want to do it; the fact is that you have to.
O biraz tuhaf görünebilir ama aslında oldukça normaldir.It might seem a little odd, but it's actually quite normal.
Aslında domuzlar çalışmadı fakat diğerlerini yönetti ve denetledi.The pigs did not actually work, but directed and supervised the others.
Aslında domuzların kanatları yokken neden menüde domuz kanatları var?Why are there pork wings on the menu when pigs don't actually have any wings?
Aslında, o yalan söylüyordu.In fact, he was lying.
Tom, aslında hepimizin Tanrı'nın büründüğü suretlerden ibaret olduğumuzu anlamıyor.Tom doesn't understand we're all just God in disguise.
Biz aslında yarın plaja gitmeye niyetliydik ama yağmur bekleniyor.We actually intended to go to the beach tomorrow, but it's expected to rain.
Aslında, evet.Actually, yes.
Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.This bridge was originally a toll bridge.
Şartlar aslında bu yıl daha iyidir.Things are actually better this year.
Bu aslında adil değil.This is fundamentally unfair.
Aslında o akıllıca bir fikir.Actually that's a smart idea.
Aslında ciddi misiniz?Are you actually serious?
İlgili Sayfalar