aslında ile cümle
aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Aslında emin değilim.I'm not sure actually.
Aslında bu civardanım.I'm from around here, actually.
Aslında burada olamamın nedeni bu.Actually, that's why I'm here.
Aslında biraz korkuyorum.I'm actually a little afraid.
Ben aslında gerçekten onu sevdim.I actually really liked it.
Ben aslında şok oldum.I'm actually shocked.
O sanki uyuyor gibi görünüyor ama aslında o ölmüş.He looks as though he's sleeping, but in fact he's dead.
Bu hiç nadir değil. Aslında o çok yaygın.It's not at all uncommon. In fact, it's very common.
Esperanto aslında zor değil.Esperanto indeed is not difficult.
O aslında pirinç sütü.It's actually rice milk.
Bu aslında iyi bir fikir.It's actually a good idea.
Bu aslında eski bir haber.This is actually old news.
Biz aslında neden bahsediyoruz?What are we actually talking about?
Tom aslında Bostonludur.Tom is originally from Boston.
San aslında hatalısın.You're actually wrong.
Belirli bir açıdan bakarsanız aslında o oldukça güzel.It's actually quite pretty if you look at it from a certain angle.
Tom aslında iyi bir şarkıcı.Tom is actually a good singer.
Tom aslında üç tekneye sahiptir.Tom actually owns three boats.
Tom aslında Mary'nin erkek kardeşi.Tom is actually Mary's brother.
Tom aslında Avustralyalı.Tom is originally from Australia.
Aslında ne olduğunu sana hiç söylemedim.I've never told you what actually happened.
Aslında hepimiz en iyi arkadaşlarız.We're all best friends, actually.
Aslında iyi bir noktaya değindin.That's a good point, actually.
O aslında oldukça havalıydı.That was actually pretty cool.
Aslında, sorun yeni değil.Actually, the problem isn't new.
O aslında gerçekten tehlikeli.That's actually really dangerous.
Aslında, o oldukça doğru değil.Actually, that isn't quite right.
Aslında, o tamamen sessiz değildi.Actually, it wasn't totally quiet.
Aslında, ben onu sevmiyorum.In fact, I don't like him.
Aslında bu tam tersi.Actually, it's exactly the opposite.
Aslında biz suyu israf ediyoruz.Actually, we waste water.
O aslında olduğundan çok daha genç görünmeye çalışıyordu.She tried to look much younger than she actually was.
Aslında, kaza için hiç tanığımız yok.In fact, we don't have any witnesses to the accident.
Ben aslında hazırım.I'm actually done.
Mary aslında hasta değil; o sadece numara yapıyor.Mary isn't really sick; she's just pretending.
Tom'un aslında ne yaptığını bekleyelim ve görelim.Let's wait and see what Tom actually does.
Aslında onu yapmayı hayal edebilir misin?Can you actually imagine doing that?
Aslında o benim ruh ikizim.Basically he is my soulmate.
Aslında onu çok sevdim.I actually liked it a lot.
Ben aslında çok konuşmuyorum.I don't really talk a lot.
O aslında doğru mu?Is that actually true?
O aslında beni fark etti.She actually noticed me.
Aslında Tom için üzülüyorum.I actually feel bad for Tom.
Ben aslında onu biraz sevdim.I actually kind of liked it.
Aslında sen bir aptal değilsin.You are not actually an idiot.
Teşekkürler, Tom. Aslında bana söyleyen tek kişi sensin.Thanks, Tom. You're actually the only one who tells me that.
Aslında bunu yapmak için bana para ödenmektedir.I'm actually paid to do this.
Tom aslında bize fazla yardım edemez.Tom can't really help us much.
Çocuklar aslında küçük şeytanlardır, değil mi?Kids really are little devils, aren't they?
Aslında, ben gerçekten bilmiyorum.Actually, I do not really know.
Aslında bir araba istemedim.I never actually wanted a car.
O aslında çok basittir.That is actually very simple.
Aslında çok kolaydır.It's actually very simple.
Aslında tüm nüfusun sekizde birine herpes virüsleri bulaşmıştır.Virtually the entire population is infected with one of eight herpes viruses.
Ben aslında onu yapmak istemedim.I never actually wanted to do that.
Ben aslında asla oraya gitmek istemedim.I never actually wanted to go there.
Aslında şu anda burada olmamamız gerekir.I really shouldn't be here right now.
Sen aslında onu yapmak zorunda değilsin.You really don't have to do that.
Aslında Boston'da yapacak çok şey var.There's actually plenty to do in Boston.
Bu aslında çok zor değildi.It wasn't really very difficult.