aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında, neden?Actually, why not?
Fakat, aslında dört çarpı dört ekliyoruz. on altı ekliyoruz.But we're really adding a 4 times a 4. We're really adding a 16 if you think about it.
Bunu yapan aslında bir Hollanda şirketi. Onları aradım ve sordum,So this is actually a Dutch company, so I called them up, and I asked,
Ve bu bizim aslinda ana masrafimiz.And that's essentially our main cost.
Aslinda calisanimiz olmadan da idare edebiliriz.We could actually do without the employee.
Bu aslinda oydan cok bir dialog.This is not really a vote so much as it is a dialogue.
Onlar hep 40,000 uyeleri oldugunu dusunuyorlar ama aslinda sadece 18 uyeleri var.They always think they've got 40,000 members when they've got 18.
Burada bana aslında kaç para almak istediğinizi söylersiniz.But then comes the ask, where you tell me how much you want.
Ekran, aslında, bu odada benim önümde olacak şekilde kurulmuş. Yani, istesem de göremem.The screen is in front of me, so I couldn't even see if I wanted to.
Aslında hikaye üniversite dönemime kadar uzanıyor.Well, it goes back to when I was in university.
Aslında insanlar için istediğimiz 20 30 dakika kadar durmaları, bir saat değil.Actually, what we're expecting is for people to stop for about 20 to 30 minutes, not for an hour.
Aslında, ben güneş enerjisinin doğal gaz dahil her şeyi parmağını kıpırdatmadan yeneceğine eminim.EM: Well actually, I'm confident that solar will beat everything, hands down, including natural gas.
Hayır, aslında satıyoruz.No, we actually are.
Aslında, hadi şu videoyu gösterelim ve sen de bunun hakkında konuşabilirsin, burada neler oluyor?In fact, let's roll that video and you can talk us through it, what's happening here.
Bu aslında bambaşka bir sebepten dolayı önemliydi.It was significant for another reason.
Artık biliyoruz ki aslında teknoloji boş zamanımızın en büyük rakibi haline geldi.We now know, in fact, that technology is our biggest competitor for leisure time.
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.In fact, one in 70 women will be diagnosed with ovarian cancer.
Aslında bu kemoterapinin bugünkü en önemli problemi.In fact, it's one of the biggest problems with chemotherapy today.
Aslında protein, hücrenin kendisini hücreyi daha dirençli kılmak için değiştiriyor olabilir.And in fact, it might be changing the cells themselves to make the cells resistant.
Ki aslında bir tartışma bile değil.But it's not really a debate.
Aslında, bu kuruluş bir banka bile olmak zorunda değil.Frankly, it doesn't have to be a bank.
Aslında bu size piyasanın şirketin bilançosu hakkında ne düşündüğünü anlatıyor. -It actually tells you a lot about what the market thinks about a company's balance sheet.
Para şirkete gitmez, yani bu aslında bir grup insanın hisse fiyatıyla ticaret yapmasıdır. -It's not going to the company. So it's just a bunch of people trading the share price.
Tazmanya canavarları aslında oldukça sevimli küçük hayvanlardır.Tasmanian devils are actually quite adorable little animals.
Aslında, bu türün 20 ila 30 yıl içerisinde neslinin tükeneceğine dair bir endişe var.And in fact, there's concern that the species could go extinct in the wild within 20 to 30 years.
Kanser hücrelerinin aslında tümörlerden salya yoluyla bulaştığını düşünüyoruz.We think that cancer cells actually come off the tumor, get into the saliva.
Aslında cevap, evet oldu.Well the answer is, it has.
O halde madalyonun iki yüzünü karşılaştırın ve göreceksiniz ki durum aslında 1200'e 600 şeklinde.So you compare the two sides of the coin and you find that it's more like 1,200 to 600.
Aslında attığımız adımlar var.So we actually have some movement forward.
Kapanış kısmında söylemek istediğim bir şey var ki aslında bunu yapabilirdik.Well what I will say to you in parting is that we may have done that.
Aslında pek çok yönüyle bir bilmece gibi.B: It's really a puzzle (A: It is) in many ways.
Aslında dört renk konisidir.It's actually four color cones.
Peki, bilinmeyen bir sır onun erkek kardeşi, aslında Virtual Earth takımında çalışıyor.Well, a little unknown secret is his brother actually works on the Virtual Earth team.
Aslında, geçmişi kayıt bile ediyor olabilirim.In fact, I might be recording history.
Onu elde edip etmediğinizi bilemezsiniz. Aslında, neredeyse kesin, bu yüzden dikkatli olun:You wouldn't know if you'd recovered it.
Aslında bu benim orijinal hipotezimdi.And that was actually my original hypothesis.
Bu, aslında matematiksel bir bilgi değil.It's not really mathematical knowledge.
Bu aslında onun tamemen bilgisayar tarafından dönüştürülen yüzü.And that's actually a completely computer-generated rendering of her face.
Aslında kaynak verisini sağlamak için onun kendi performanslarından birini kullandık.We actually used one of her own performances to provide the source data.
Şu anda, size konuşurken, aslında gerçek biri bile değilim.Right now, talking to you, I'm not even really a guy.
Bu harita aslında biraz daha büyük.And the map is actually a little bit bigger.
Aslında bu adımı geçebilirsiniz ama ben yazacağım.Normally, you could skip this step.
Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.It's just really about combining different realities.
Ama aslında bu resim tamamen, farklı yerlerin fotoğraflarının birleştirilmesiyle meydana geldi.But this image is actually entirely composed of photographs from different locations.
Bu aslında 'dönüşümcü gelişme' için büyük bir fırsat.It's a huge opportunity for transformational development.
Aslında, eğer düzeyli bir yönetime sahipseniz, kaynak patlaması diye bir şey yaşamıyorsunuz.In fact, if you've got good enough governance, there is no resource boom.
Aslında 5 çarpı 5'e eşit.It's actually five times five.
Değişken olarak genellikle "iks" kullanılır. Ben de o yüzden... Aslında, vazgeçtim.And I'll do it generally where I just take a variable x, and I say-- well, no, no.
Aslında bunu çok uzun zamandır yapıyoruz.Now we actually have been doing it for a long time.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.So they did it with mouse pups, kittens.
Ve aslında, şu anda bir çok eyalette, biyoluminesens genli evcil hayvan satın alabilirsiniz.And in fact, right now in many states, you can go out and you can buy bioluminescent pets.
Aslında bundan daha beterini yaptılar-- belki de daha iyisini demeliyiz.It gets worse than that -- or perhaps better than that.
Frankeştayn'ın laboratuvarı aslında burada görüldüğü gibi değil.But in fact, that's not what Frankenstein's lab looks like.
"Hmm, aslında sadece bir metoda ihtiyacım var" diye düşüneceksiniz.So, the overuse of classes, lots of times people think they might need something later.
Aslında bütün açılar aynı, yani, bu yüzden bütün açılar benzer.Infact all of the angles are the same. So, because of that we can say that they are similar.
Aslında karşılıklı olan her şey aynı büyüklüğe sahip.Really all of the corresponding features are of same size.
Çünkü bu aslında çocuk işçiliği.Because in fact, this is child labor.
Aslında gerçekten düz değil.It's not really, really flat.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.I didn't know I was a narcissist actually.
Aslında yapmanız gereken, cümlenin size ne söylediğini düşünmek.And you really just have to think through what the language is saying.
İlgili Sayfalar