aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında süreksizlikler bir nüanstır. Bu nedenle fiyat çalışmasında, bir kenara bırakılırlar.Now discontinuities are a nuisance, so in many studies of prices, one puts them aside.
"Aslında, işin aktörleri."Well, acts of God.
Aslında, eğriler buradaki gibi olmalıdır.Well, here are the curves for it.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.You know, I don't even believe in the concept of an ideal family.
Bu aslında bir diyalog oluşturmakla ilgilidir.It's really about setting up a dialogue.
Yani, bu aslında tam olarak Avrupa'nın uyduğunu düşündüğüm yer.Well, this is exactly where I think Europe fits in.
Aslında bu konu hakkında biraz daha düşündüğümüzde azalan bir ivmeye sahip olduğumuzu anlarız.And you actually, the more you think about it, you're actually accelerating at a decreasing rate.
Ve aslında biraz da diferansiyel denklem kullanacağım.And we'll actually even touch on differential equations.
Ve aslında x'i t'ye bağlı bir fonksiyon olarak yazabiliriz. -And I'll actually write the position as a function of t, just so you remember.
Bu aslında parametrik denklemlerin güzel bir tekrarı olabilir. -So actually this is also maybe a good review of parametric equations.
Fakat, aslında Kraliçe'yi suçluyorum çünkü sözlükler gerçekten hiç değişmedi.But secondly, I blame the Queen because dictionaries have really not changed.
Sözlükbilimi aslında daha çok materyal bilimidir.Lexicography is really more about material science.
Ayrıca kelimeler ve istek aslında sözlükbiliminin tarifi oluyor. Harika değil mi?And words and enthusiasm actually happen to be the recipe for lexicography.
Ben büyük B yazmak için gidiyorum - Aslında, bana yapalım bunun başka bir yolu.I'm going to write big B-- Actually, let me do it the other way.
O yüzden aslında bulunuyor hakkında biraz düşüneyim annem ve babam yeniden ne zaman oluyor.So let's think a little bit about what's actually happening when my mom and my dad reproduced.
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.And as we'll see in future videos, you can actually even go backwards.
Abla... Aslında... Çok korkuyorum.Unni, actually...
Aslında, biz Eun Byul'u önerdik... ...ama aile Seol'da ısrar etti.Actually, we recommended Eun Byul, but the parents insisted on Seol.
Aslında bu biraz TED'e benziyordu, birçok akıllı insanı bir araya getirmişti.It was a little bit like TED: it brought a whole lot of very smart people together.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.So, nobody was supposed to know they were actually designing bombs.
PCR'ye ve küçük DNA parçacıklarını birleştirmeye başladığımızdan beri aslında bunu yapıyoruz.We've been doing that since, you know, since we started PCR and synthesizing small strings of DNA.
Aslında neyi kabul edeceğimize dair önemli bir delta söz konusu --There's a significant delta, in fact, between what we're willing to accept.
Biz buna aslında "aman Tanrım birini daha öldürmeden beni durdurun!" diyoruz.Or what we call the "sweet gravy, stop me before I kill again!"
Cihaz aslında bu.That is actually the device.
Onun için biraz daha fazla zaman alacak. Aslında bu biraz fazla oldu.So it'll probably take a little bit more time-- actually, this is too much.
Aslında altı tane senaryo var.There's actually 6 of these scenarios.
Aslında düşünürseniz siz yine 0.7yı beş kez kendisiyle çarpıyorsunuz.But if you think about it, you're still taking 0.7 times itself five times.
Aslında uçtu.It actually flew.
Aslında biraz daha farklı olan bir şey yapıyorsunuz.You're doing something that's actually a little bit different.
Bu kısım, aslında, vermiş olduğum gösteridir.Here, in fact, is the state of all the demo that I just gave.
Aslında kapitalizm, en acımasız formunda psikopatlığın fiziksel bir manifestosu.In fact, capitalism, perhaps at its most remorseless, is a physical manifestation of psychopathy.
Aslında bu iki eşitliği de aynı anda yapacağım. -And actually, I'll do both of these equations at the same time
Çünkü aslında aynı eşitlikler.Cuz they're really the exact same equation
Aslında gerçekten uzun değil.It's not really long division.
Aslında orada bir tire olduğunu sanmıyorum: antibiyotikler.Actually I don't think there is a hyphen: Antibiotics.
- Aslında...- Right there. - We've actually...
Aslında, ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok.- No, no. You know what? I have no idea what I'm doing.
İkincisi, unutmayın Kuzey Kutbu aslında donmuş bir okyanustur.Second, remember that the Arctic is really a frozen ocean.
Ve işte bu aslında bilişim teknolojisini anlatıyor.And that really describes information technology.
Bugun yarım milyar tane alabiliyorsunuz. Ve bunlar aslında daha iyiler, çünkü daha hızlılar.You can buy half a billion today, and they are actually better, because they are faster.
Ama bu aslında plana uygundu.But that was really right on schedule.
Aslında bu bayağı güzel.Actually, this is pretty cool.
Aslında tarihi bir olayı kaydediyorduk.We were actually recording history.
Aslında, kabul etmeliyim ki, yapılan zulümleri hafife aldım.Actually, I underestimated the atrocities, I have to admit.
Vali bir gün onu görmeye geliyor aslında onu ofisine davet ediyor.Governor comes to him one day, actually invites him to come to his office.
Bu aslında sadece denizde bir damla.It's actually just a drop in the sea.
Ama bunu aslında Avrupa'da da yapabilirsiniz.But you can actually bring it to Europe, too.
Aslında şuan dağılma özelliğini kullanıyorsunuz.You're essentially just using the distributive property.
Eksi-- ve aslında bu ikiye eşitir.Minus-- and actually, this is 2.
Aslında bunu bu şekilde yazarsak daha iyi olur.Actually, even better, let me just write it like this.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Well actually, he raped her, but he would say he had sex with her.
Ama aslında var.But, in fact, it is.
Ve o da dedi ki: Eee, aslında bu hiçbir yerde bulunmuyor, onu ben yaptım.And he said well it actually doesn't exist, I just made it up.
Yakın zaman dek, aslında bir aşının nasıl çalıştığını bilmemiz gerekmiyordu.Until recently, we haven't had to know exactly how a vaccine worked.
Bu seneki H1N1 tehditi ise aslında insan-kuş-domuz karışımıydı ve Mexico'da ortaya çıktı.This year's H1N1 threat was actually a human, avian, swine mixture that arose in Mexico.
Aşı çabasıysa aslında biraz daha farklı.The vaccine effort though is really quite different.
Buna retro(geriye doğru)-aşılama deniliyor ve aslında sadece HIV'den çok daha fazlasını içeriyor.It's called retro-vaccinology, and its implications extend way beyond that of just HlV.
Bu yeni teknolojilerin doğuşu ile aslında kesinlikle "evet" demeyi umud ediyorum.Well, with the new technologies emerging now, I hope we can say definitively, "Yes."
En göze çarpanı, aslında, "masaüstü çubuğu" (Deskbar)And the top thing, actually, is the Deskbar.
Bu aslında bizim "Tarikat fotoğrafımız"This is actually our "cult picture."
İlgili Sayfalar