aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom aslında şu an Boston'a gidiyor.Tom is actually on his way to Boston right now.
Tom ve Mary aslında aynı takımdalar.Tom and Mary are actually on the same team.
Tom ve Mary aslında oldukça benzerler.Tom and Mary are actually quite similar.
Tom aslında erken geldi.Tom was actually early.
Tom öğretmen gibi gözüküyor ama aslında bir öğrenci.Tom looks like a teacher, but he's actually a student.
Bunu yapan aslında benim.I'm the one who actually did that.
Bunu yapan kişi aslında bendim.I'm the one who actually did that.
Tom aslında kimdir?Who is Tom really?
Tom meşgul görünebilir ama aslında çok meşgul değil.Tom may look busy, but he's actually not very busy.
Aslında Tom'un Mary'ye yardım etmesini istemiyorum.I don't really want Tom to help Mary.
Aslında Tom'la gitmek zorunda değilim ama gidiyorum.I don't really have to go with Tom, but I'm going to.
Tom aslında uyumuyor.Tom isn't really sleeping.
Tom aslında doktor değil.Tom isn't really a doctor.
Tom akıllı görünebilir ama aslında o pek akıllı değildir.Tom may look smart, but he's actually not very smart.
Aslında onu bugün yapmayacağım.I'm not actually going to do that today.
Kimse aslında gerçeğin ne olduğunu bilmiyor.Nobody really knows what the truth is.
Dürüst olmak gerekirse bu aslında iyi ücretli bir iş değil.Honestly, this is not a really well-paying job.
Ben aslında onu yapmayacağım.I'm not actually going to do that.
Sami aslında hiçbir şey yapmadı.Sami actually didn't do anything.
Sami aslında asla arabayı tamir etmedi.Sami never actually fixed the car.
Sami aslında oradaydı.Sami was actually there.
Aslında onu yapmaya çalıştım.I actually tried to do that.
Aslında onu yapmak istemiyordum.I actually didn't want to do that.
Aslında onu yapmakla ilgilenmediğimi itiraf ettim.I admitted that I wasn't really interested in doing that.
Aslında onu yapmak istememiştim.I didn't really mean to do that.
Aslında burada olmaktan keyif almıyorum.I don't really enjoy being here.
Aslında onu Tom'la yapmaktan hoşlanmadım.I didn't really enjoy doing that with Tom.
Aslında onu bu şekilde yapmak istemedim.I didn't actually want to do it that way.
Aslında onu asla yapmadım.I've never actually done that.
Aslında Tom için kötü hissediyorum.Actually, I feel bad for Tom.
Tom ve Mary aslında bizim gerçek isimlerimiz değil.Tom and Mary aren't actually our real names.
Sami aslında bu adla tanınmıyor.Sami doesn't really go by this name.
Sami aslında bir hacker değildir.Sami is not really a hacker.
Tom'un aslında ne demek istediğini biliyor musun?Do you know what Tom really meant?
Aslında hiç Fransızca okumadım.I've actually never studied French.
Sami aslında meşgul değildi.Sami wasn't really busy.
Sami aslında Leyla'yı sinsice takip ediyordu.Sami was actually stalking Layla.
Sami aslında Leyla'yı gizlice takip ediyordu.Sami was actually stalking Layla.
Aslında hiç zürafa görmedim.I've never actually seen a giraffe.
Aslında daha önce bunlardan birini hiç görmedim.I've never actually seen one of these before.
Tom aslında bunu kastetmemişti.Tom didn't really mean that.
Aslında bir milyon yıl içinde bunu hiç yapmayacağım.I'd never in a million years actually do that.
Aslında kabul edeceğini düşünmemiştim.I didn't actually think you'd agree.
Aslında Tom'un beni hatırladığını düşünüyorum.I actually think Tom remembered me.
Ben aslında piyanoyu gerçekten iyi çalarım.I actually play piano really well.
Ben aslında piyanoyu oldukça iyi çalıyorum.I actually play piano quite well.
Ben aslında oldukça iyi piyano çalıyorum.I actually play piano fairly well.
Aslında buna epey sevindim.I'm actually quite happy with that.
Aslında bundan oldukça memnunum.I'm actually quite happy with that.
Aslında bunu bugün yapmayacaksın, değil mi?You aren't actually going to do that today, are you?
Tom aslında bir süredir bunu yapıyor.Tom has actually been doing that for some time now.
Aslında bunu kendi başına yapmak mümkün.It's actually possible to do that by yourself.
"Ne demek istediğimi anlıyor musun?" "Aslında, Tom, anlamıyorum.""Do you know what I mean?" "Actually, Tom, I don't."
Tom aslında Avustralya'da hiç yaşamamış.Tom has never actually lived in Australia.
Aslında Boston'da daha uzun kalmam gerekirdi.I really should've stayed in Boston longer.
Sami, Leyla'nın aslında Ferit olduğunu açığa çıkardı.Sami found out that Layla was in fact Farid.
Ben aslında bunu kullanıyorum.I actually use this.
Aslında ben Cezayirliyim.Actually, I'm Algerian.
Tembel bir çocuk değil, aslında çok çalışıyor.He is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Beni aslında en çok şaşırtan günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day he slept.
İlgili Sayfalar