aslında ile cümle

aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu aslında kime verdiğimi bilmek istemiyor musun?Don't you want to know who I really gave that to?
Aslında neden bahsediyorsun?What are you actually talking about?
Tom yaptığını söylediği şeyi aslında yaptı mı?Did Tom actually do what he said he did?
Tom aslında davul çalabilir mi?Can Tom actually play the drums?
Tom aslında onu tek başına mı yaptı?Did Tom actually do that by himself?
Sami aslında cinayetin arkasındaki fikir babasıydı.Sami was actually the mastermind behind the murder.
Aslında bunu yapmak çok zor.That's actually very difficult to do.
Aslında Tom'a daha fazla yardım etmem gerekirdi.I really should've helped Tom more.
Tom aslında bugün onu yapmayacak, değil mi?Tom isn't actually going to do that today, is he?
Tom'un aslında Mary'ye daha fazla para vermesi gerekirdi.Tom really should've given Mary more money.
Tom aslında onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really intend to do that.
Şu anda aslında Tom'a yardım ediyor olman gerekir.You really should be helping Tom right now.
Onu aslında geçen hafta yapman gerekirdi.You really should've done that last week.
Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.Sami's basement was in fact a torture chamber.
Başım ağrıyor ve kollarım , bacaklarımı da ... aslında, tüm vücudum.My head hurts, and so do my arms, legs... in fact, my whole body.
O bir öğretmene benziyordu ve sonra aslında onun bir öğretmen olduğunu keşfettim.She looked like a teacher, and later I found that she actually is one.
Mitzi, Bruno'nun onu sevdiğini düşündü, ama aslında sadece bunu onunla yapmak istedi.Mitzi thought Bruno loved her, but actually he just wanted to do it with her.
Tom aksanıyla, çoğu zaman bir Hollandalı sanılıyor; O, aslında bir İngiliz.Tom is, on account of his accent, often taken for a Dutchman; he is in fact an Englishman.
Bu aslında biraz benziyor.It actually resembles a bit.
Aslında ben bunu zaten yaptım.Actually, I've already done that.
Tom bunu pek iyi yapamaz aslında.Tom can't do that very well, actually.
Tom aslında Boston'a gitti mi?Did Tom actually go to Boston?
Aslında bunu yapmak istemiyorsun, değil mi?You don't actually want to do that, do you?
Tom'a aslında ne olduğu söylenmedi.Tom was never told what actually happened.
Tom aslında bunu yapan kişi değildi.Tom was actually not the one who did that.
Aslında Tom'a şans tanımamıştım.I didn't really give Tom a chance.
Onun aslında olduğunu sanmıyorum.I don't think that actually happened.
Fransızca'm aslında çok iyi değil.My French is actually not very good.
Aslında çok az insan bunu yapıyor.Very few people actually do that.
Tom bunu aslında kendisi yapmadı.Tom didn't actually do that himself.
Tom aslında gerçekten çok hoş bir adam.Tom is actually a really nice guy.
Tom aslında bunu kendi başına yaptı.Tom actually did that by himself.
Aslında bunu söylemedim.I didn't actually say that.
Aslında bunu kendim yaptım.I actually did that myself.
Tom aslında bunu yapmaya çalıştı.Tom actually tried to do that.
Tom aslında bunu kendisi yaptı.Tom actually did that himself.
Tom, Mary'nin aslında bunu yapmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't actually do that.
Aslında bunu ben yapmadım.I didn't actually do that.
Tom aslında bunu yapmadı.Tom never actually did that.
Tom aslında Mary'den bunu yapmasını istedi.Tom actually asked Mary to do that.
Aslında bunu yapmayı denediğini düşünmemiştim.I didn't think you'd actually try doing that.
Tom bana aslında yönetici olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't actually the manager.
Aslında hiç Boston'a gitmedim.I haven't actually ever been to Boston.
Tom aslında bunu yapmayı kabul etti mi?Has Tom actually agreed to do that?
Aslında yaklaşık üç saat bekledim.I actually waited about three hours.
Aslında bunu kendim yapmadım.I actually didn't do that by myself.
Tom aslında bunu nerede yaptı?Where did Tom actually do that?
Tom aslında bunu yapacaktı.Tom was actually going to do that.
Aslında bunu daha önce hiç yapmadım.I haven't actually ever done that.
Tom aslında henüz kazanmadı.Tom hasn't actually won yet.
Aslında bunu yaptım.I've actually done that.
Tom aslında kazanıyor.Tom is actually winning.
Tom aslında kazanmadı.Tom didn't actually win.
Tom aslında ağlıyor.Tom is actually crying.
Aslında ağlamadım.I didn't actually cry.
Ben aslında erken ayrıldım.I actually left early.
Aslında bugün ne kadar yapmak zorundayız?How much do we actually have to do today?
Aslında kaç kilo kaybettin?How many pounds did you actually lose?
Tom aslında Mery'den daha genç.Tom is actually younger than Mary.
Sami aslında Leyla'ya İslam konusunda her şeyden bahsetmemişti.Sami didn't really tell Layla everything about Islam.
İlgili Sayfalar