aslında ile cümle
aslında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sen aslında ne demek istedin?What did you really mean?
O aslında bununla ne demek istedi?What did she really mean by that?
Tom aslında ne demek istedi?What did Tom really mean?
Tom aslında bununla ne demek istedi?What did Tom really mean by that?
Ben aslında onları sevmeye başladım.I'm actually beginning to like them.
Biz aslında bunun farkında olmadan hiyeroglifle yazıyoruz.We are basically writing in hieroglyphics without being aware of it.
Aslında, bunu biliyorum.Actually, I know that.
Aslında çok uzun bir zaman sürmedi.It didn't take a really long time.
Aslında uzun zaman almadı.It didn't really take a long time.
O aslında neye inanıyor?What does he really believe?
O aslında neye inanır?What does she really believe?
Bu aslında oldukça iyi bir makale.This is actually a pretty good article.
Buna bir saray diyen küstahtır. Aslında bu büyük bir ev.It's presumptuous to call this a palace. Essentially, it's a big house.
Onun aslında ne düşündüğünü merak ediyorum.I wonder what he actually thinks.
Aslında bu konuda seninle aynı fikirdeyim.I actually agree with you on that.
Tom aslında bizimle konuşmak için zaman ayırdı.Tom actually took the time to talk to us.
Bu aslında komik.It's actually funny.
Bize aslında nasıl hissettiğini söyle.Tell us how you really feel.
Tom aslında bu gece buradaydı.Tom was actually here tonight.
Biz aslında oldukça benzeriz.We're actually quite similar.
Tom aslında Mary'yi görmek istedi.Tom really wanted to see Mary.
Biz aslında oldukça şanslıyız.We were actually pretty lucky.
Evet, Tom aslında öyle söyledi.Yes, Tom actually said that.
Aslında henüz onu denemedik.We haven't actually tried it yet.
Biz aslında henüz bir tarih belirlemedik.We haven't actually set a date yet.
Biz aslında hepimiz bir takımdayız.We're actually all on one team.
Ben aslında Tom'u çok seviyorum.I actually like Tom a lot.
Aslında ne düşündüğünü bana söyle.Tell me what you really think.
Aslında Washington D.C'de 'bataklığı boşaltma zamanı!'It is indeed time to 'drain the swamp' in Washington D.C.!
Aslında onu kimin yaptığı konusunda hiç bir fikrim yok.We have no idea who actually did that.
Aslında, Tom gerçek adım değil.Actually, Tom isn't my real name.
Aslında Tom'un bir doktor olduğunu düşündüm.I really thought Tom was a doctor.
Aslında, biraz keyifsiz hissediyorum.Actually, I'm feeling a bit down.
Aslında "löyly" kelimesi ruh anlamına geliyordu.Originally, the word "löyly" meant soul.
Ben aslında onu hiç görmedim.I've actually never seen it.
Uçan sürüngenler aslında dinozor değildi.Pterosaurs were not actually dinosaurs.
Aslında bunu yapacağımızı hiç düşünmemiştim.I never thought we'd actually do this.
Aslında henüz hiçbir şey kazanmadık.We haven't really earned anything yet.
Burada olan şey aslında odur.That's essentially what happened here.
Aslında oldukça iyi insanlardır.They're actually quite decent people.
O evde aslında neler geçti?What really went on in that house?
Aslında o hikaye doğrudur.Essentially that story is correct.
Onun aslında bir hile olduğunu hissediyorum.I really feel it's a red herring.
Aslında onu hiç planlamadım.I actually didn't plan it at all.
Temizlik aslında bizi mutlu eder.Cleaning actually makes us happy.
Aslında, başka bir şeyi kastetmiştim.Actually, I meant something else.
Aslında, başka bir şey demek istemiştim.Actually, I meant something else.
Aslında hepimiz rekabetçiyiz.We're all competitive, actually.
Aslında onu test etmedik.We haven't actually tested that.
Aslında onu denemedik.We haven't actually tested that.
Aslında faydalı oldu.It has actually been beneficial.
Aslında yararlı oldu.It has actually been beneficial.
Aslında ondan kurtulmadım.I didn't actually get rid of it.
Tersi aslında doğrudur.The opposite is actually true.
Biz aslında o konuda konuştuk.We actually talked about it.
Aslında fark etmedim bile.I really didn't even notice.
Aslında kendimi harika hissediyorum.I'm feeling great actually.
Ben aslında bir yöneticiyim.I'm an executive at heart.
Tom aslında bunu yapıyor.Tom is actually doing that.
Ben aslında kendi kendimi yetiştirdim.I'm actually self-taught.