Askerlik çağrısı...Idiotas... Obrigado.
Askerlik çağrısı...Idioter... Tak.
Askerlik çağrısı...Idioti... Multumesc.
Askerlik çağrısı...Militaire dienst...
Askerlik çağrısı...Militärtjänst...
Askerlik çağrısı...Morons... Danke.
Askerlik çağrısı...Morons... Dziękuję.
Askerlik çağrısı...Morons... Kiitos.
Askerlik çağrısı...- Ne, to je "Zmaga!" - Zmaga!
Askerlik çağrısı...Nghĩa vụ quân sự...
Askerlik çağrısı...Service militaire...
Askerlik çağrısı...Servicio Militar...
Askerlik çağrısı... Unutma; yarın.Pelayanan Militer ... besok, jadi jangan terlambat.
Askerlik çağrısı... Unutma; yarın.Pelayanan Militer ... besok, jadi jangan terlambat.
Askerlik çağrısı...Vojenské cvičení...
Askerlik çağrısı...Ηλίθιοι... Σας ευχαριστούμε.
Askerlik çağrısı...Благодаря ви. Хей, Sangmin, юфка... - Пържено тофу юфка? - Да.
Askerlik çağrısı...Военна служба...
Askerlik çağrısı...Военная служба...
Askerlik çağrısı...Ідіоти... Дякую.
Askerlik çağrısı...מטומטם... תודה לך.
Askerlik çağrısı...البُلداءُ شكرا لكم
Askerlik görevimi yaptım.Aku terlambat mengambil wajib militerku
Askerlik görevimi yaptım.Hice tarde el servicio militar.
Askerlik görevimi yaptım.아, 제가 군대를 좀 늦게 갔어요
Askerlik görevimi yaptım.Prestei tarde meu serviço militar.
Askerlik görevimi yaptım.[Я пізніше за інших пішов в армію]
Askerlik görevimi yaptım..لقد قمت بأداء خدمتي العسكرية متأخراً
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Após o serviço militar , eu pensei que você ia crescer.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Après ton service militaire, j'ai pensé que tu grandirais.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Después de su servicio militar , pensé que crecería.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.Sau khi quân sự của bạn, dịch vụ, tôi nghĩ rằng bạn sẽ lớn lên.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.לאחר השירות, הצבאי שלך חשבתי שאתה תגדל.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.بعد العسكرية الخاصة بك، والخدمة أعتقد أنك سوف يكبر.
Askerlik, sonra ben büyüyünce düşündüm.とにかく、あなたはカーレースすることはできません。 _それはあまりにも危険です。
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Au sujet du pouvoir de la musique, je me souviens d'une anecdote.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Een bewijs voor hoe krachtig ik muziek vind, was in de tijd dat ik nog soldaat was.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.음악의 힘을 깨닫게 되던 순간에 대해 증언을 하나 하자면 제가 예전에 소년병이던 시절,
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Một ví dụ về sức mạnh của âm nhạc đó là khi tôi ra trận.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Przykładem na to, jak bardzo odbieram muzykę jako potężną siłę, to kiedy wciąż jeszcze byłem żołnierzem.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Uma das provas que encontrei para o poder da música foi na altura em que era soldado.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Una prova di come ho scoperto che la musica è potente è quando ero ancora un soldato.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Доказательство того, что в музыке есть сила, я нашёл, когда был солдатом.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.עדות אחת למה שהמוסיקה היא בעיני וכמה היא חזקה, היא אז, כשהייתי עוד חייל.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.أحد الشهادات حول كيف أجد الموسيقى قوية هو عندما كنت مازلت جندياً في ذلك الوقت.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.感じた経験が僕にはある 子ども兵だったとき 僕は北のやつらが嫌いだった
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Egy harczos sem elegyedik bele az élet dolgaiba; hogy tessék annak, a ki õt harczossá avatta.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Il n`est pas de soldat qui s`embarrasse des affaires de la vie, s`il veut plaire à celui qui l`a enrôlé;
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Ingen som gjør krigstjeneste, blander sig inn i livets sysler, forat han kan tekkes sin hærfører.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Ingen, som gør Krigstjeneste, indvikler sig i Livets Handeler for at han kan behage den, som tog ham i Sold.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Kein Kriegsmann flicht sich in Händel der Nahrung, auf daß er gefalle dem, der ihn angenommen hat.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Khi một người đi ra trận , thì chẳng còn lấy việc đời lụy mình , làm_vậy đặng đẹp_lòng kẻ chiêu_mộ mình .
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Khi một người đi ra trận, thì chẳng còn lấy việc đời lụy mình, làm vậy đặng đẹp lòng kẻ chiêu mộ mình.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.군사로 다니는 자는 자기 생활에 얽매이는 자가 하나도 없나니 이는 군사로 모집한 자를 기쁘게 하려 함이라
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Niciun ostaş nu se încurcă cu treburile vieţii, dacă vrea să placă celui ce l -a scris la oaste.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Nikto, konajúci vojenskú službu, nezapletá sa do obchodov živnosti, aby sa ľúbil svojmu vojvodcovi.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Noben vojak, ko je v službi, se ne zapleta v opravila življenja, da je po volji temu, ki ga je najel.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Žádný, kdož rytěřuje, neplete se v obecné živnosti, aby se svému hejtmanu líbil.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.Ουδεις στρατευομενος εμπλεκεται εις τας βιωτικας υποθεσεις, δια να αρεση εις τον στρατολογησαντα.
Askerlik yapan kişi günlük yaşamla ilgili işlere karışmaz; kendisini askerliğe çağıranı hoşnut etmeye çalışır.ако сме неверни, Той верен остава; защото не може да се отрече от Себе Си".