Mardi ibni Ali el-Tarsusi, 12. yüzyıl Eyyûbî dönemi yazarı ve Askeriye üzerine uzmanı.Mardi ibn Ali al-Tarsusi was a 12th-century Ayyubid-era writer and expert on military matters.
Britanya ve Kanada askeriyesi 24 saatlik zamanı ilk kez 1917'de kullanmaya başladı.The Canadian armed forces first started to use the 24-hour clock in late 1917.
O, sonra Einsatzgruppen duruşmasında ABD Nurnberg askeriye mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edildi.He was later sentenced to death by the U.S. Nuremberg Military Tribunal in the Einsatzgruppen Trial.
Bu savaş Çin ekonomisini ve askeriyesini zayıflatmıştır.The attack was devastating for the Chinese troops and materiel.
Askeriyeden emekli olan insanlar vardı.One was a retired Army officer.
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.At first he was unhappy with military life, and even considered deserting.
1979 yılında askeriyeden albay olarak emekli olmuştur.He retired as a Brigadier General in 1979.
Askeriyeyi sivil güçten bağımsız ve üstün kılmaya kalkışmıştır."He has affected to render the Military independent of and superior to the Civil Power."
24 Ocak 1928’te kendi isteğiyle askeriyeden emekli oldu.December 31, 1937: Retires from the Army at his own request.
Ya zor bir savaşta ya da kışlasında duracak bir askeriyeye sahip olmak zorunda değilsiniz.You don't have to have a military that is either in hard combat or is in the barracks.
Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar.The military of the Arctic nations is taking it really seriously.
Bu uçak geniş ölçde askeriye tarafından her türlü operasyonda kullanıldı.That plane is widely used by the military, now, in all their operations.
"Haydi askeriyeyi geri getirelim."Let's bring the military back again."
Çünkü çoğunlukla askeriyede eksik olan şey "sıcağı sıcağına" dedikleri şeydir.Because the thing that very often is missing is, in the military what they call "hot wash."
Orduları toparlamak için söylenen askeriyedeki şu deyişi duymuşsunuzdur:You may have heard the military dictum for the gathering of armies:
Böylece askeriye için uygunsuz bulunmuştu.He was judged unfit for the military.
Çünkü buna gerek kalmayacak. Mülkünüzü korumak için askeriyeye ve polise ihtiyacınız var.To protect your property, you have military and police.
71 kadar toplumsal faaliyet ise askeriye zoru ile iptal edildi.At least, 71 public activities were intervened or cancelled by the use of military force.
Askeriye ŞahıslarıMilitary figures
ABD Askeriyesi tarafından parsellenmiş bölgeleri gösteren 2004'deki Anbar Bölgesinin bir haritasıA map of Al Anbar Province in 2004, showing its subdivision by the U.S. military
Askeri sınıf, askeriye ve savaş ile bağlantılıdır.Military, connected with force, the military and war.
Sakkavistler, yönetim dönemlerinde askeriyeyi korudu.The Saqqawists maintained a military during their period of control.
Askeriye Divanı ?Soldiery Diwan al-Jund ?
Askeriye ve hükümetMilitary and government
Ülke, yıllık gelirlerinin %1,2'sini askeriyeye ayırmaktadır.Das Militärbudget beträgt 1,2 % des Bruttonationalprodukts.
Olay ilk önce askeriyede başladı.Ansatzweise gelang es im Bereich des Militärs.
Halk,19. yüzyılda kale şehri terk etse de askeriye 1932 yılına kadar burayı kullandı.Die örtliche Gemeinde legte ihn im 19. Jahrhundert an und nutzte ihn bis 1932.
Havalimanı hala askeriyenin bir parçasıdır.Une unité militaire est une composante d'une armée.
Askeriyede firar, kişinin bulunduğu birimi terketmesidir.Dans une unité militaire, la désertion est l'acte de quitter l'unité.
On Dört Mânevî Koruyucu'dan birisi ve en önemli askeriye azizlerinden birisi olduğuna inanılır.Tiene el honor de ser uno de los catorce santos auxiliadores.
1942-1946 yılları arasında askeriye için 1.163 adet C-54/R5D üretilmiştir.Entre 1942 y enero de 1946, Douglas construyó 1163 unidades C-54/R5D para las Fuerzas Armadas estadounidenses.
Rütbeleri: Üsteğmen - Askeriyeden atılana kadar bu görevde kalır.Advertencia: Es necesario que el capitán siga vivo, en toda la misión.
İstanbul'a giderek Enderûn'da yetişerek askeriyeye girdi.(Egli) guidava una nave da carico; giunse in Grecia.
Genellikle askeriyede ve polisler tarafından kullanılır.Per motivi storici, sono impiegati soprattutto nell'esercito e nella polizia.
Askeriyeyi sivil güçten bağımsız ve üstün kılmaya kalkışmıştır.12) Egli ha cercato di rendere il potere militare indipendente dal potere civile, e a questo superiore.
Ülke, yıllık gelirlerinin %1,2'sini askeriyeye ayırmaktadır.Военные расходы составляют 2,3 % от годового ВВП.
Ayrıca koltan kaçakçılığı, Kongo askeriyesi için önemli bir gelir kaynağı olmuştur.Флорида стала важным источником снабжения армии Конфедерации.
Daha sonra başa geçen Mihail Gorbaçov, devlet törenlerinde askeriyenin rolünü azaltmıştır.و لكن وصول ميخائيل غورباتشوف إلى الحكم غير من صلاحيات هذا المنصب.
Mardi ibni Ali el-Tarsusi, 12. yüzyıl Eyyûbî dönemi yazarı ve Askeriye üzerine uzmanı.Mardi bin Ali al-Tarsusi foi um escritor aiúbida do século XII especialista em assuntos militares.
Katololik Askeriyenin Piskoposunun merkezi ilan edilmiştir.É a sede do Bispo Católico dos Exércitos.
Askeriye için verifiye edilen tipine C-54 Skymaster adı verilmiştir.Uma versão militar da aeronave seria construída sob o nome de C-54 Skymaster.
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.Ao ser cercado pela polícia, prefere fugir rapidamente.
Havalimanı hala askeriyenin bir parçasıdır.Het vliegwezen was een onderdeel van het landleger.
İstanbul'a giderek Enderûn'da yetişerek askeriyeye girdi.Dan brengt Olad hem naar de stad, waar Kavus verblijft.
İnsanların toplaştığı yerlere örnek askeriye ve okullar olabilir.Voorbeelden van zulke groepen zijn het leger en scholen.
İlk olarak askeriye için kamyon üreten fabrika daha sonra Fiat lisansı ile otomobil üretimine geçmiştir.Oorspronkelijk had het bedrijf vrachtwagens zullen produceren onder licentie van FIAT.
Askeriyeden emekli olan insanlar vardı.Onlangs gepensioneerd huisarts.
Askeriyede yer alan emir zinciri, üstler tarafından verilen "yasal" emirlerin yerine getirilmesini hükmeder.C-Note zit in het leger en "regelt" weleens wat voor zijn leidinggevende.
Halk,19. yüzyılda kale şehri terk etse de askeriye 1932 yılına kadar burayı kullandı.Miasto, w XIX wieku, opuszczone przez ludzi służyło jeszcze jako koszary dla armii aż do 1932.
Havalimanı hala askeriyenin bir parçasıdır.Część obiektu nadal jest własnością wojska.
Dolaylı tutumun askeriyede uygulanışı da aynı mantığı içermektedir.Samma psykologiska effekt kan man tala om när det gäller kavalleriet.
Büyük babası, Prusya Askeriyesi’nde subay olarak görev yapmıştır.Under flera år tjänstgjorde han som hög officer i den preussiska armén.
Ayrıca koltan kaçakçılığı, Kongo askeriyesi için önemli bir gelir kaynağı olmuştur.Контрабанда колтану також є основним джерелом доходів, які використовуються для військової окупації Конго.
Dolaylı tutumun askeriyede uygulanışı da aynı mantığı içermektedir.Сам процес отримання військ також умовний.
Bu amaçla sıklıkla polis ve askeriye tarafından kullanılırlar.Отже, такими окулярами часто користуються американські поліцейські.
Askeriyeyi sivil güçten bağımsız ve üstün kılmaya kalkışmıştır.Přičinil se, aby vojsko bylo nezávislé na moci civilní a jí nadřazeno.
Ülke, yıllık gelirlerinin %1,2'sini askeriyeye ayırmaktadır.Hodnota se pohybuje okolo 1,2 % vystěhovalců za rok.
Havalimanı hala askeriyenin bir parçasıdır.Vojenský kaplan je součástí vojenského personálu.
2003 yılı verilerine göre ülke GSYİH'nin %1.5'i askeriyeye harcanmaktadır.Conform statisticilor din 2003, cheltuielile militare constituie 1,5% din PIB al țării.
İnsanların toplaştığı yerlere örnek askeriye ve okullar olabilir.Exemple de colectivități includ armata sau școlile.