Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:ある特定の人と一緒にいたいという強い切望なのです 決してセックスだけが目的ではなく感情的にも
Ama aşkın ana özelliği, yoksunluk çekmek:但係,浪漫愛情嘅主要特徵係渴望
Ama biliyorum, aşkım.Aber das weiß ich doch, amore mio.
Ama biliyorum, aşkım.Ale já vím, můj milý.
Ama biliyorum, aşkım.Dar stiu, iubirea mea.
Ama biliyorum, aşkım.Em biết, anh yêu.
Ama biliyorum, aşkım. İyi olacaksın.Ale ja wiem, miłości moja, że wszystko z tobą będzie dobrze.
Ama biliyorum, aşkım. İyi olacaksın.De én tudom szerelmem, rendbe fogsz jönni.
Ama biliyorum, aşkım.Mais je sais, amore mio.
Ama biliyorum, aşkım.Αλλά το ξέρω, αγάπη μου.
Ama biliyorum, aşkım.Но я знаю, любимый.
Ama bugün, biraz kötüydüm zira dün gece hayatımın aşkıyla seks yapamadım.Aber heute, war ich es ein bisschen. Weil gestern Abend habe ich kein sex mit mein Lebenspartner gehabt.
Ama bugün, biraz kötüydüm zira dün gece hayatımın aşkıyla seks yapamadım.Mais aujourd'hui, peut-être un peu. Parce que hier soir je n'ai pas couché avec mon partenaire
Ama bugün, biraz kötüydüm zira dün gece hayatımın aşkıyla seks yapamadım.Ma oggi, ho fatto praticamente schifo perche' ieri sera non sono riuscito a far sesso con il mio compagno.
Ama bugün, biraz kötüydüm zira dün gece hayatımın aşkıyla seks yapamadım.Но сегодня мне не повезло... ...потому что вчера меня лишили секса с моим женихом.
Ama bugün, biraz kötüydüm zira dün gece hayatımın aşkıyla seks yapamadım.生涯の恋人とのセックスしそびれたせいで 生涯の恋人?一週間もたってないのに
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Ale lidé po celém světě by kvůli lásce zabíjeli.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Ampak zagotovo bi ljudje po celem svetu, ki so zavrnjeni v ljubezni, ubijali zanjo.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Dar cu siguranţă, în lume, oameni a căror iubire este respinsă vor ucide pentru ea.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.하지만 분명한 것은, 전 세계 곳곳에, 사랑에 거절당한 사람들은 그 것을 얻기 위해 물불을 가르지 않을 것입니다.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Maar wereldwijd zullen mensen die afgewezen zijn in de liefde ervoor moorden.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mais certainement, dans le monde, des gens tueront parce que leur amour est rejeté.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mas de certeza que, em todo o mundo, as pessoas que são rejeitadas no amor, matarão por isso.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Mégis, szerte a világban, azok akik szerelmét elutasítják, ölni fognak érte.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Men faktum är att runt om i världen kommer personer som blivit ratade av sin kärlek att begå mord.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Pero ciertamente, en todo el mundo, la gente despechada mataría por amor.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Powszechnie zaś, odtrąceni kochankowie mogliby za miłość zabić.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Určite však na celom svete ľudia, ktorí sú v láske odmietnutí, pre ňu zabíjajú.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Αλλά σίγουρα, σε όλο τον κόσμο, άνθρωποι που βιώνουν απόρριψη στην αγάπη σκοτώνουν γι' αυτό.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Але, безперечно, по всьому світі, люди, котрим відмовили в коханні, здатні заради нього на вбивство.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Но е сигурно, че по цял свят има хора, способни да убият заради нещастна любов.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.Но уж точно во всём мире люди, которым отказали в любви, убьют за это.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.אבל אנשים בכל העולם שאהבתם נדחתה יהרגו בשל כך.
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.ولكن من المؤكد فى جميع أنحاء العالم أن الذين يواجهون بالرفض فى الحب يقتلون من أجله
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.人は愛のために-生きます 人を殺めます そして死ぬこともあるのです
Ama dünyanın etrafında aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet işler.但係,世界各地,肯定有好多被愛拒絕嘅人都甘心為佢而死
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Aber, wie ein misbehav'd und mürrisch Weibsbild, Du pout'st auf dein Glück und deine Liebe: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale ako misbehav'd a mrzutým dievča, Ty pout'st na tvoje šťastie a svoju lásku -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale, jak dziewucha misbehav'd i posępny, Ty pout'st na twoje szczęście i miłość swego: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ale jako misbehav'd a mrzutým děvče, Ty pout'st na tvé štěstí a svou lásku -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ampak, kot misbehav'd in mračna wench, Thou pout'st na tvoje sreče in tvoje ljubezni: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Dar, ca o târfă misbehav'd şi ursuz, Tu pout'st pe averea ta şi iubirea ta: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -De, mint egy misbehav'd és mogorva leányzó, te pout'st a te és a te szerencse szeretet: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Maar, net als een misbehav'd en sombere deern, Gij pout'st over uw geluk en uw liefde: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mais, comme une donzelle misbehav'd et renfrogné, tu pout'st sur ta fortune et ton amour: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mas, como uma rapariga misbehav'd e mal-humorada, Tu pout'st sobre a tua fortuna e amam a tua: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Ma, una femmina misbehav'd e scontroso, tu pout'st sulla tua fortuna e il tuo amore: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Men, som en misbehav'd och trumpen jänta, du pout'st på din lycka och din kärlek: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Men, som en misbehav'd og tvær tøs, Du pout'st paa din formue og din kærlighed: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -그러나 misbehav'd와 육중한 처녀처럼, 너는 너의 행운과 그대의 사랑시 pout'st : -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Mutta kuten misbehav'd ja juro piika, Sinä pout'st kun sinun onni ja sinun rakkautta: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Pero, al igual que una moza misbehav'd y hosco, Tú pout'st sobre tu fortuna y tu amor: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Tapi, seperti dara misbehav'd dan cemberut, Engkau pout'st pada keberuntungan Mu dan cinta-Mu: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Tuy nhiên, giống như một thiếu nư misbehav'd và buồn Chúa pout'st khi tài sản của Chúa và tình yêu của Chúa:
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Αλλά, όπως ένα misbehav'd και βλοσυρή υπηρέτρια, Εσύ pout'st κατά τύχη σου και σου αρέσει: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Но, как и misbehav'd и угрюмый девка, Ты pout'st на твое счастье и любовь твоя: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -Но като misbehav'd и мрачна момиче, Ти pout'st върху щастието ти и твоята любов: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -אבל, כמו חתיכה misbehav'd וזועף, אתה pout'st על המזל שלך והאהבה שלך: -
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -ولكن ، مثل فتاة misbehav'd ومتجهمة ، انت pout'st على الحظ والحب خاصتك خاصتك : --
Ama misbehav'd ve somurtkan bir zamparalık gibi, sen, senin servet ve senin aşkının üzerine pout'st: -用心する、悲惨な、ダイのために、留意してください。として定められた、汝の愛に、なたを取得、移動、