Aşkın kör olduğunu söylüyorlar.They say love is blind.
Aşkın gözü kördür derler.They say love is blind.
Sen yaşamımın büyük aşkısın.You are the great love of my life.
Ceketini askıya as.Hang your coat on the hook.
40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.We have enjoyed peace for more than 40 years.
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.After some freight cars were derailed, services were suspended on the Chuo Line.
Allah aşkına burada ne yapıyorsun?What on earth are you doing here?
Allah aşkına neden yeni yapılmış evini sattın?Why on earth did you sell your newly-built house?
Allah aşkına sorun nedir?What on earth is the matter?
Allah aşkına odamda ne yapıyorsun?What on earth are you doing in my room?
Allah aşkına ne yapıyorsun?What on earth are you doing?
Aşkın ince olduğu yerde hatalar kalındır.Faults are thick where love is thin.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı .The lamp was suspended from the branch of a tree.
Ve senin aşkını kaybedersem her şeyimi kaybederim.And if I lose thy love, I lose my all.
Makoto Ayers Rock'un zirvesinde gerçek aşkını buldu. O, Osakalı.Makoto found his true love on top of Ayers Rock. She's from Osaka.
Bob, Mary ile bir yılı aşkın bir süredir nişanlıdır.Bob has been engaged to Mary for over a year.
Birkaç askıya ihtiyacım var.I need some hangers.
En zengin adam gerçek aşkı satın alamaz.The richest man cannot buy true love.
Ceketini kapının yanındaki askıya as.Hang your jacket on the hook by the door.
Bu onun ailesine olan aşkının derinliğini gösterir.It shows the depth of his love for his family.
Oyun askıya alındı.The game was suspended.
Allah aşkına o, günün bu saatinde nereye gitmiş olabilir.Where on earth can he have gone off to at this time of day?
Allah aşkına bu nedir?What in the world is this?
Paltonu askıya as.Put your coat on a hanger.
Hikayeyi özetlersek, o, ilk aşkı ile evlendi.To make a long story short, he married his first love.
Ders sırasında Tanrı aşkına lütfen sessiz olun.Please be quiet for mercy's sake during the lesson.
Allah aşkına, o ne anlama geliyor?What in the world does he mean?
Allah aşkına neyi düşünüyorsun?What on earth are you thinking about?
Allah aşkına sen ne yapıyorsun?What in the world are you doing?
Allah aşkına ne yapmak istiyorsun?What in the world do you want to do?
Allah aşkına içeri nasıl girdin?How on earth did you get it?
O sevimli bebek onların aşkının meyvesidir.That cute baby is the fruit of their love.
Aşkından başka hiçbir şey onu kurtaramaz artık.Nothing but your love can save her now.
Allah aşkına dün gece nereye gittin?Where on earth did you go last night?
Biz aşkın nasıl olduğunu söylemek için çok genç değiliz.We are not too young to tell what love is like.
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.I advised the shy young man to declare his love for the beautiful girl.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Sanırım pantolon askısına ihtiyacım var.I think I need braces.
Aşkın gelmesini beklemekteyim.I've been waiting for love to come.
Hiçbir şey onun aşkının yerini doldurmadı.Nothing replaced his love.
Onun aşkı soğudu.His love grew cold.
O, ceketini askıya astı.He hung his jacket on a hook.
Ressamlık onun hayatının büyük aşkıydı.Painting was the great love of his life.
O, ceketini bir askıya astı.He hung his coat on a hook.
O, oğlunun kitap aşkı hakkında memnun.He is glad about his son's love of books.
O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.She can't be over thirty; she must still be in her twenties.
Onun öğrenme aşkı vardır.She has a love of learning.
O kendini aşkın ellerine bırakıyor.She's giving herself up to love.
Şapkanı askıya as.Hang your hat on the hook.
Fırtınadan dolayı yolda çalışma askıya alındı.Work on the road was suspended because of the storm.
Demiryolu hizmeti sis yüzünden askıya alındı.Railroad service was suspended because of the fog.
Sorun askıda bırakıldı.The question is left in abeyance.
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.I hadn't seen my friend for over twenty years.
Aşkın tadı acıdır.The taste of love is bitter.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.It is said that the taste of love is bitter.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
Ona aşkımı söylemeye karar verdim.I decided on telling him of my love.
Aşkım hakkında konuşmak istiyorum.I want to speak about my love.
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.Those who do not know the sadness of love may not speak of it.
Allah aşkına, ona karşı nazik ol.For the love of God, be kind to him.