Ana içeriğe geç
Sözlük

asistan ile cümle

asistan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Chaplin bir dişçinin asistanıdır.Chaplin é o ajudante de um dentista com muitos pacientes.
10 Temmuz 1999'da prodüksiyon asistanı olan Karyn Fields'le evlendi.Em 10 de Julho de 1999, Silver se casou com a sua produtora assistente Karyn Fields.
Yale de acilen teklifi eşitleyerek $3,000 asistan profesörlük teklifinde bulundu.Yale prontamente combinou a oferta do cargo de professor assistente, mas com um salário de 3 000 dólares.
Scoot McNairy Don, Müzik grubunun asistanı.Scoot McNairy como Don, o empresário da banda.
Bill Hader ; Rob Slolom: İş adamı Les Grossman'ın asistanı ve sağ koludur.Bill Hader como Rob Slolom: assistente e braço direito de Grossman.
İki alman asistanı vardı.Ele tinha três testadores assistentes alemães.
Bayan Bellum (ミス・ベラム, Misu Beramu): Başkan'ın asistanıdır.Miss Bellum (ミス・ベラム, Misu Beramu?): Secretária do Prefeito.
Mizdow Wrestlemania 31'de onun asistanı olarak yer alacaktır.Mizdow então serviu como seu assistente até a WrestleMania 31.
Stylus, kişisel dijital asistanların (Cep bilgisayarı) birincil giriş aygıtıdır.É o principal dispositivo de interação dos personal digital assistants (PDA).
1885 yılında Natural History Museum'da asistan olarak entomoloji bölümünde bir yıl çalıştı.Em 1885 foi assistente no Museu de História Natural de Londres e trabalhou na seção de entomologia por um ano.
Prof. Dr. Alfred Heilbronn'un asistanlığını yaptı.Conta ainda com o Hospital Beneficente Monte Alverne.
Aynı yıl adı geçen fakültede asistan olmuştur.Foi nomeado assistente da mesma faculdade ainda esse ano.
Katılımcı oyuncular ligdeki asistan koçların gizli oylaması sonucu belirlendi.Mas se vê envolvido na solução de segredos escondidos da academia.
Halen Detroit Pistons takımının asistan koçluğunu yapmaktadır.Atualmente é assistente técnico da equipe do Detroit Pistons.
1858 yılında Hermann von Helmholtz’un asistanı oldu.Em 1864 foi assistente de von Niemeyer.
Eğitimi sırasında Bundestag'da parlamenter asistanlığı yapmıştır.Durante seu mandato no Bundestag serviu em várias comissões.
Daha sonra kişisel asistanı olarak geri alır.Logo torna-se seu assistente.
1928'de Berlin-Charlottenburg Teknik Üniversitesi'nde asistan oldu.Em 1919 obteve a habilitação na Universidade Técnica de Berlim-Charlottenburg.
1388 ve 1395’te Wycliff’in asistanı John Purvey tercümenin güncellenmiş versiyonlarını hazırladı.Uma primeira edição foi publicada em 1382 e a segunda em 1385, pelo assistente de Wycliffe, John Purvey.
Jack Hyde'ın asistanı.Eles guardam a casa do Jack Spicer.
2001 yılında Urgell Piskopos asistanı, 2003 yılında ise Urgell Piskoposu olarak görevi aldı.Como reconhecimento, em 1996, foi consagrado a Bispo.
Bayan Bellum (ミス・ベラム, Misu Beramu): Başkan'ın asistanıdır.Miss Bellum (ミス・ベラム, , Misu Beramu): de secretaresse van de burgemeester.
Şu sıralar ise sunucu ve gazeteci Sör Michael Parkinson'un asistanı olarak çalışıyor.Sinds 2008 werkt zij als persoonlijk assistent van verslaggever Sir Michael Parkinson.
1997 yılında Avrupa Parlamentosunda Friedhelm Frischenschlager'in asistanı oldu.In 1997 liep ze een stage bij Friedhelm Frischenschlager, een LiF-vertegenwoordiger in het EU-parlement.
1834'te asistant profesör 1845'te ise artık profesör olarak görevlendirilir.In 1834 werd hij assistent professor en in 1845 werd hij benoemd als professor.
1933'te Düsseldorf'ta Mesleki Araştırma Enstitüsü'nde asistan psikolog oldu.Vanaf 1933 was ze assistent-psycholoog bij het instituut voor arbeids- en beroepsonderzoek in Düsseldorf.
Boom: Kat'in asistanıdır.Marin: de assistente van Qom.
Diş tedavileri, genellikle diş hekimi ve diş hekimi asistanı tarafından yürütülür.Dit is voornamelijk een risico voor de tandarts en tandartspersoneel.
Doktorasını aldıktan sonra ilk akademik görevi, Londra Ekonomi Okulu okulunda konuk asistan okutmanlıktı.Zijn eerste academische aanstelling was als Visiting Assistant Lecturer aan de London School of Economics.
Genellikle birçok asistanı bulunur.Hij heeft meestal een of meer assistenten.
Küçük bütçeli yapımlarda, bu görev genellikle İkinci Kamera Asistanı'na verilir.Vaak is deze functie verweven met die van de first assistant camera operator.
Henry Moore'un ilk asistanı oldu.Hij werd de eerste assistent van Michel Preud'homme.
Ayrıca Mystic Pizza filminde prodüksiyon asistanı olarak çalıştı.Daarnaast was hij productieassistent in de film Mystic Pizza.
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.In 1906 kreeg Sommerfeld een aanstelling als hoogleraar in München en nam Debye mee als assistent.
Aserinsky ve asistanı ses getiren bilimsel çalışmalarını 1953’te Science’ta yayımladılar.Aserinsky en zijn mentor Kleitman publiceerden hun ontdekkingen in 1953.
Güvenlik AsistanıOfficier van gezondheid
Son olarak yansımalar asistanlardan biri tarafından çizilirdi.Hij werd uiteindelijk wel ontdekt door een assistent.
Bir süre Robert Zemeckis 'ın asistanlığını yapmıştır.Hij was hier enkele jaren assistent van Robert Koch.
Bu öğrenciler asistan olarak ders verebilirler.Inwoners kunnen worden ingezet als discipelen.
Asistan parayı aldı.De assistent nam het geld.
29 Temmuz'da ise Smackdown genel müdürü Theodore Long'un asistanı oldu.29 lipca 2011 na SmackDown! został asystentem Generalnego Managera Smackdown Teddiego Longa.
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.W przeciwieństwie do Google Now potrafi prowadzić dwustronną konwersację.
Babası Mellowbrook alışveriş merkezinin 2.güvenlik asistanıdır.Glen – sprzedawca w hipermarkecie w Mellowbrook.
Prague'da Tycho'nun asistanı olarak çalışan Johannes Kepler onu takip etti.W Pradze jego pomocnikiem był Johannes Kepler.
1992'den itibaren Michel Crépeau'nun yakınında yer almış ve 1995-1999 yıllarında asistanlığını yapmıştır.Ministrem finansów został Dowletbij Dolew, zajmujący już to stanowisko w latach 1995-2002.
On yıl boyunca asistanlığını yaptı.Był jego asystentem przez 6 lat.
Mizdow Wrestlemania 31'de onun asistanı olarak yer alacaktır.Wyniki Lotusa 92 w serwisie Wyprzedź mnie!
Bu iki yönetmen de Jean Renoir'ın asistanıydılar.Podobnego zdania był reżyser Jean Renoir.
Mezun olduğu Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1943 ile 1946 yılları arasında asistan olarak çalıştı.Przez wiele lat pracował na Akademii Sztuk Pięknych jako asystent, następnie od 1946 do 1963 jako profesor.
Eğitimi sırasında Bundestag'da parlamenter asistanlığı yapmıştır.W trakcie studiów pracował jako asystent posłów do Bundestagu.
Asistanlığının bitiminde Leipzig ve Halle’ye giderek bilgi ve birikimini arttırdı.Z biegiem czasu jest coraz bardziej lojalny Finchowi i Resse'owi.
Bölümde Bart, Palyaço Krusty'nin asistanı olarak işe başlar.I avsnittet börjar Bart jobba som Krustys assistent.
Anıtın yapı sürecinde kendisine yüz kadar başka heykeltıraş asistanlık etmiştir.Han lånade vännen (indir.) hundra kronor (dir.)
Google Asistan'ın aksine, Google Asistanı iki yönlü görüşmelerde bulunabilir.Till skillnad från Google Nu kan Google Assistent föra samtal genom tvåvägskommunikation.
Beaker, Dr. Bunsen Honeydew'ın asistanı.Han är Dr. Bunsen Honeydews laboratorieassistent.
1958-1961 yılları arasında BM Genel Sekreteri Dag Hammarskjöld'ün şahsi asistanı olmuştur.Åren 1958-1961 var Wachtmeister assistent till FN:s generalsekreterare Dag Hammarskiöld.
Woolley çalışma hayatına ilk önce asistan olarak Oxford'daki Ashmolean Museum'da başladı.År 1905 blev Woolley assistent vid Ashmolean Museum, Oxford.
Daha sonra kişisel asistanı olarak geri alır.Han arbetade senare som personlig assistent.
Margaret Fuller burada bir süre asistanlığını yaptı.Claude Lorrain var i sin ungdom en längre tid hans medhjälpare.
Brunner, Adolf Eichmann'ın asistanı idi.Han var en av Adolf Eichmanns medarbetare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
asistan ile cümle - Sayfa 8 - asistan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App