Taipei 101 dünyanın en hızlı ikinci asansörüne sahiptir.Taipei 101 er på mange måder den mest teknologisk avancerede skyskraber i verden.
1911 - İlk halk asansörü Londra'nın Earl's Court metro istasyonunda hizmete başladı.I London installeredes den første rulletrappe i 1911 i tilknytning til metrostationen Earls Court.
1985’teki restorasyondan önce kuledeki asansörlerden biri buharla, diğeri elektrikle çalışırdı.Fyret blev affolket i 1985 og en fyrlygte placeret foran fyrbygningen har siden den gang erstattet fyrdriften.
Evimizde asansör yok.Der er ikke nogen elevator i vores hus.
Sette asansörleri ve yürüyen merdivenleriyle tam faal iki tane de ofis binası yapıldı.Det er bygget to trappehus, begge med heis og trapper.
Asanina, Andronikos Asen ile karısı Tarchanaiotissa'nın kızıdır.Irene Asanina var datter av Andronikos Asen og hans kone Tarchanaiotissa.
Binada 50 asansör mevcuttur.Det er rundt 500 fastboende i bygda.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.Inne i tårnet er det to heiser som bringer besøkende opp til plattformen på 35 sekunder.
Ana madde: Charlie'nin Büyük Cam Asansörü Charlie sonunda Büyükbaba Joe ile birlikte fabrikasına kavuşur.Neste morgen møter «Charlie» og «bestefar Joe» opp utenfor fabrikken.
Oraya iki ana panoramik asansör aracılığıyla ulaşılabilir.Man kan komme til Skarð via to vandrerstier.
Ayrıca Londra'nın aşağısına inen birçok asansör keşfederler.Noen få scener ble innspilt på location i London.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Den nærmeste metrostasjonen er Obrera på linje 8.
1996: Binek araç fabrikası Asan üretime geçti.1909: Karbidfabrikken jobber med full kapasitet.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.I 1881 åpnet Kilauea-plantasjen øya Kauais første jernbane.
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.Di gedung lainnya, lantai ke-4 kadang-kadang ditandai "F" (Four), bukan "4" pada lift-nya.
Asansörde her şey birlikte düştüğünden dolayı, görülebilir bir yerçekimi etkisi yoktur.Karena segala sesuatu di lift jatuh bersama-sama, tidak ada efek gravitasi dapat diamati.
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.Bersetting pada abad ke-22, novel ini mendeskripsikan konstruksi lift luar angkasa.
O anda asansör çalışır.Ia menunggu turunnya lift.
Binada 50 asansör mevcuttur.Pada gedung ini terdapat 10 unit elevator/lift.
Ana madde: Charlie'nin Büyük Cam Asansörü Charlie sonunda Büyükbaba Joe ile birlikte fabrikasına kavuşur.Keesokan harinya dengan ditemani Kakek Joe, Charlie datang ke pabrik cokelat.
Asan'da Hyundai Motor Company ve Samsung Electronics gibi şirketlerin fabrikası bulunmaktadır.Perusahaan seperti Hyundai Motor, Samsung LCD, dan Samsung Electronic memiliki pabrik di Asan.
Bu holdeki tarihi asansör dikkat çekici başka bir detaydır.Peninggalan-peninggalan sejarah tersebut sangat menarik untuk dikunjungi.
İlk güvenli asansörlerini 1853'de sattı.Lift yang pertama di pasang di New York pada tahun 1857.
Yolcu asansörleri 18'er, bakım personelini taşıyan servis asansörleri 8'er kişiliktir.Kaki ketiga berisi delapan lift khusus untuk pengunjung.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Perusahaan yang didirikannya dikenal sebagai Otis Elevator Company, perusahaan elevator terbesar di dunia.
Bu hız ile asansör yaklaşık 40 saniye içinde 69. kata ulaşmaktadır.Tốc độ này cho phép thang máy lên tầng 69 trong khoảng 40 giây.
1977'de Ford ya da Rockefeller Vakıflarıyla karşılaştırılabilecek bir faaliyet alanıyla Asan Vakfı'nı kurdu.Năm 1977, ông thành lập Quỹ Asan với quy mô hoạt động có thể sánh ngang với các quỹ của Ford hoặc Rockefeller.
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.Trong các tòa nhà khác, tầng thứ tư đôi khi được dán nhãn "F" (Bốn) thay vì để số "4" trong thang máy.
Mary Lou asanın Credence'a ait olduğunu düşünür, fakat Modesty kendisine ait olduğunu söyler.Mary Lou cho rằng đó là cây đũa phép của Credence, nhưng Modesty nói đó là của cô.
Asan, komşu Cheonan şehri ile KTX yüksek hızlı tren istasyonu Cheonan-Asan İstasyonu'nu paylaşmaktadır.Thành phố Asan có một ga của tuyến tàu tốc hành KTX chi sẻ cùng với thành phố Cheonan lân cận ga Cheonan-Asan.
Anne tarafından, İmparator VI. İoannis (1347–1376) ve karısı İrini Asanina'nın torunu idi.Ông bà ngoại của ông là Hoàng đế Iohanes VI Kantakouzenos (1347-1354) và Hoàng hậu Irene Asanina.
Binada 50 asansör mevcuttur.50 thang máy cuốn.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.Ngoài ra, còn có một cảnh quay khác trong thang máy của cùng một tòa nhà.
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.他の建物で四階がある場合でも、エレベーターのボタンには4の代わりに "F" (four) が書かれていることがある。
Mary Lou asanın Credence'a ait olduğunu düşünür, fakat Modesty kendisine ait olduğunu söyler.メアリー・ルーはクリーデンスの杖だと思い込むが、モデスティは自分のものだと主張する。
O anda asansör çalışır.舞台は時間を駆けるエレベーター。
Bu güney kısımda, 14. sokakta ve 16. sokakta, 5 merdiven ve asansör vardır.この区間は、14丁目と16丁目にある5つの階段とエレベーターを含む。
Elektromekanik yapılara örnek asansörlerdir.代表的な応用例として、分子エレベーターがある。
Karya Asander'e verildi.作品はディアンに献呈されている。
Binanın içerisinde, patlama olduğu sırada hareket hâlinde bulunan asansör de düştü.そこにエレベータから降りてきた社長も彼に出くわした。
Elektriklerin kesik olması sebebiyle madende bulunan asansörler çalışmadı.コスト削減のため廊下・エレベーター等ではエアコンが稼動していない。
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.開店当初はアソビットコーナーを併設していた。
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.舞台は22世紀の銀河系宇宙。
Asansörle beşinci kata çıkın.五階へはエレベーターで行きなさい。
2008 yılında, Justin Rosenstein ile Asana'yı kurmak için Facebook'tan ayrıldı.2008年他离开Facebook,与贾斯丁·罗森斯坦一起创办了网络运用程序Asana。
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.最初,車站曾經設置車廠。
Elektromekanik yapılara örnek asansörlerdir.造型為一類似電梯的物體。
İletişim içeren iç mekanda çekirdek panoramik asansörler ve merdivenler vardır.塔身內部包含樓梯和電梯。
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.22世紀,人類發展了太空殖民地。
Elisha Otis tarafından ilk güvenli asansör kuruldu.엘리사 오티스에 의해 안전한 엘리베이터가 설치 됨.
Asansörde her şey birlikte düştüğünden dolayı, görülebilir bir yerçekimi etkisi yoktur.승강기 안에 있는 모든 물체들은 함께 낙하하고 있으므로, 중력적 효과는 관찰될 수 없다.
Asansör gelince Sanjay dışarı fırlar ama polisler onu tutar.조종사는 비행기가 리우데자네이루에 도착하면 경찰이 아드리앙을 체포하게 하지만, 아드리앙은 도착하자 경찰로부터 벗어난다.
İlk yüz asansörleri 1970'lerde denendi.초기의 VVER은 1970년대 전반에 건설되었다.
1985’teki restorasyondan önce kuledeki asansörlerden biri buharla, diğeri elektrikle çalışırdı.1985년 충주댐 건설로 인해 구 단양읍 일대가 수몰되게 되자 관공서 등과 함께 현 위치로 터미널을 이전하였다.
1985’te, asansörlerin her ikisi de elektrikle çalışacak şekilde düzenlenmiştir.1985년에 공중 전기통신법은 전기통신 사업법으로 개정되었다.
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.처음에는 발전기 유지보수 분야로 사업을 추진했다.
Taipei 101 dünyanın en hızlı ikinci asansörüne sahiptir.참고로 세계에서 가장 빠른 엘리베이터는 타이베이 101 빌딩에 있다.
Asanalar listesi'ne okuluna bağlı olarak birçok farklı isim verilebilir.현재는 학원(學院)의 명칭까지 다양한 의미로 사용되기도 한다.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.במבנה שתי מעליות המעלות את המבקרים למרפסת התצפית בתוך 40 שניות.
Bu hız ile asansör yaklaşık 40 saniye içinde 69. kata ulaşmaktadır.מהירות זו מאפשרת הגעה לקומה ה-69 בתוך 40 שניות.