Asansör yükselince kafası kopar.Hissen kommer till slut att få slut på minne.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.I trapphusen har trappor, ledstänger, väggar och dörrar den ursprungliga färgsättningen i behåll.
ThyssenKrupp Elevator: Asansör ve yürüyen merdiven ekipmanı üreticisi.«ThyssenKrupp Elevator» — виробник ліфтового та ескалаторного обладнання.
Prior Incantato: Büyü yapılan asanın daha önce yaptığı büyüyü gösterir.Пріорі Інкантатем — виявляє, яке заклинання використовувала чарівна паличка востаннє.
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.Спочатку ця фірма виробляла екіпажі.
Kulüp asansör takım hüviyetiyle 1998-99 sezonunda Birinci Bölüm'e geri döndü.Проте за традицією команди-ліфта, клуб вилетів назад в Перший дивізіон на сезон 1998/99.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Otis — найбільший в світі виробник ліфтів, ескалаторів тощо.
Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu.На цих ділянках вагони мали тягнутися за допомогою стальних кабелів.
18 katlı olup, asansör ile çıkılabilmektedir.Йому треба буде спуститися на станцію, використовуючи ліфт.
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.Єдиний будинок провулка має № 4, також у дворах розташовані два флігелі — № 4-а та № 4-б.
Asansör nerede?Де ліфт?
Bir asansörün var mı?У вас є ліфт?
Asansör hizmet dışı.Ліфт не працює.
Asansör bugün kullanım dışıdır.Ліфт сьогодні не працює.
On iki adet cam asansörler türünün Büyük Britanya’daki ilk uygulamasıdır.12 skleněných výtahů bylo první svého druhu ve Velké Británii.
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.Události odehrávající se v 22. století popisují konstrukci kosmického výtahu.
2008 yılında, Justin Rosenstein ile Asana'yı kurmak için Facebook'tan ayrıldı.V roce 2008 Facebook opustil a společně s Justinem Rosensteinem založil společnost Asana..
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Návštěvníci se pomocí výtahu mohou dostat do výšky 85 m, kde se nachází vyhlídková terasa.
Bu durumda, bir asanın özellikleri nedir?Oddíly: O této knize Co je to zvíře?
Orchideous: Büyüyü yapan asanın hedeflediği yerde bir buket çiçek yaratır.Orchideous Kouzlo vytvoří květiny na místě, kam ukazuje hůlka.
1985’te, asansörlerin her ikisi de elektrikle çalışacak şekilde düzenlenmiştir.Roku 1985 byly oba vozy uzpůsobeny pro vozbu jednotky k měření kolejového svršku.
Asana hoş, gevşemiş ve rahat bir halde duruş anlamına gelir.Koupel je příjemně relaxační a uklidňující.
Asansördeki Kilit Devresine seri olarak bağlanır.Dveře výtahu se ale nezavírají.
18 katlı olup, asansör ile çıkılabilmektedir.In interior se poate urca cu 18 ascensoare.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.În interiorul turnului există un lift care duce vizitatorii în 40 de secunde până la puntea de observație.
O anda asansör çalışır.În diligență călătorește Dna.
Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz.În temniță te eliberezi în fiecare zi.
Wonka büyük cam asansörle Charlie'lerin gecekondu evine gider.Domnul Wonka i-a condus pe restul vizitatorilor într-un lift de sticlă.
On üçüncü kata gelindiğinde insanlar hızlı bir şekilde ve Swift'ti itekleyerek asansörden inerler.Realizând că este prea târziu, 47 se îndreaptă imediat către orfelinat.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.Ea a fost hărțuită sexual într-un lift.
Diğer binalarda ise dördüncü katta asansörlerde 4 yerine "F" (Four, Dört) yazar.Más épületek liftjeiben a 4. emeletet F-fel (a 4 angolul four) jelölik.
Ardından Keamy, asansörle, Ben'in bulunduğu Orkide'nin zemin katına iner.Ezután, Locke Bennel együtt lifttel lemegy a jóval a föld alatt lévő Orchidea állomásba.
Asana hoş, gevşemiş ve rahat bir halde duruş anlamına gelir.Nyugodt, kipihent és szép akar lenni, ezért lepihen egy kicsit.
Asansör saniyede 4 metre yukarı çıkıyor.A liftek több mint 9 métert tesznek meg másodpercenként.
O anda asansör çalışır.A lifteket a vonatszemélyzet működteti.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Bemegy az istállóba, és felmegy a padlásra.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Az Otis által alapított Otis Elevator Company ma is a világ legnagyobb felvonógyártó vállalata.
Bina, dünyanın en hızlı ikinci asansörlerine sahip olup 12,5 m/s (45.0 km/h) hıza ulaşmaktadır.Ebben az épületben található a világ leggyorsabb liftje, maximális sebessége: 20.5 m/s (74 km/h).
Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu.Ezek a motorkocsik troliszedős kivitelűek voltak.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Otis Elevator Company on yhdysvaltalainen maailman suurin hissien ja liukuportaiden valmistaja.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.Hissit tuovat vierailijat 40 sekunnissa alhaalta ylätasanteelle.
Bina, dünyanın en hızlı ikinci asansörlerine sahip olup 12,5 m/s (45.0 km/h) hıza ulaşmaktadır.Rakennuksessa on maailman nopein hissi, jonka huippunopeus on 20,5 m/s (74 km/h).
Ardından Keamy, asansörle, Ben'in bulunduğu Orkide'nin zemin katına iner.Myöhemmin Keamy menee hissillä Orkidealle puhumaan Benille.
1911 - İlk halk asansörü Londra'nın Earl's Court metro istasyonunda hizmete başladı.Lontoon metron ensimmäiset liukuportaat asennettiin Earl’s Courtin asemalle vuonna 1911.
Sanjay asansörde mahsur kalır.Osaatko pitchata hississä?
Ama elektrikli asansörlerin çoğu artık çekmeli tiptedir.Nykyaikaisten hissien tarraimet ovat useimmin luisutarraimia.
Asan, komşu Cheonan şehri ile KTX yüksek hızlı tren istasyonu Cheonan-Asan İstasyonu'nu paylaşmaktadır.Sillä on naapurikaupunki Cheonanin kanssa yhteinen suurnopeusjuna-asema, Cheonan-Asanin rautatieasema.
1811 - Elisha Otis, Amerikalı asansör imalatçısı (ö.1840) 1811 – Elisha Otis, yhdysvaltalainen keksijä (hissi) (k.
Asansörle beşinci kata çıkın.Menkää hissillä viidenteen kerrokseen.
Asansör kulesi Marsilya’dan getirtilen tuğlalar ile yapıldı.Ο πύργος του ανελκυστήρα κατασκευάστηκε με τούβλα από τη Μασσαλία.
Asansörde her şey birlikte düştüğünden dolayı, görülebilir bir yerçekimi etkisi yoktur.Δεδομένου ότι τα πάντα στο ασανσέρ πέφτουν μαζί, καμία βαρυτική επίδραση δε μπορεί να παρατηρηθεί.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.1889 - Εγκαινιάζεται ο Πύργος του Άιφελ.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Από το κέντρο του οικισμού διέρχεται η Εθνική Οδός 8.
Asansör var mı?Υπάρχει ασανσέρ;
Bu merkezde, 24 yürüyen merdiven ve 36 asansör var.Έχει 24 κορυφές και 36 ακμές.
Karya Asander'e verildi.Το έργο ανατέθηκε στον Φοντάνα.
Bu asansör, bir seferde 10 kişi taşıyabilir.Αυτό το ασανσέρ μπορεί να μεταφέρει δέκα άτομα σε μια στιγμή.
Binada 50 asansör mevcuttur.Der er fem etager i bygningen.
O anda asansör çalışır.Trappebygning med elevator.
Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu.Dette togs dampmaskine arbejdede med højt damptryk.