Ana içeriğe geç
Sözlük

asan ile cümle

asan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk güvenli asansörlerini 1853'de sattı.M. Otis vend ses premiers ascenseurs sécurisés en 1853.
Asanina, Andronikos Asen ile karısı Tarchanaiotissa'nın kızıdır.Asanina était fille d'Andronic Asen et de sa femme Tarchanaiotissa.
O anda asansör çalışır.Puis il prend l'ascenseur.
Asana, takımların iş takibine yardımcı olmak için tasarlanmış bir internet ve mobil uygulamasıdır.Asana est une application web et mobile conçue pour permettre le travail d'équipe sans email.
Binada 50 asansör mevcuttur.L'immeuble comprend 15 ascenseurs.
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Feu : l'adversaire ne se trouve que dans des zones de feu.
Uzun süre sessiz ve hareketsiz olarak uygulanan Asana artık meditasyona özgü bir davranış olarak kabul edilir.Son système digestif devenu presque inutile est relictuel.
Yürüyen merdiven ve engelli asansörüne sahiptir.L'escalier et l'ascenseur.
Asansör nerede?¿Dónde está el ascensor?
Tom asansöre bindi.Tom se subió al ascensor.
Tom asansörden indi.Tom se bajó del ascensor.
Asansörde sigara içemezsin.No puedes fumar en el ascensor.
Asansör yok.No hay ascensor.
Annem asansörden korkar.A mi madre le dan miedo los ascensores.
Asansörün içinde sigara içmek yasaktır.No se permite fumar dentro del ascensor.
Orada bir asansör var gibi görünüyor.Parece que ahí hay un ascensor.
Bu diğer asansör ötekinden daha hızlı çalışıyor.Este otro ascensor va más rápido que ése.
Acil durumlarda asansörü kullanmamalısın.No debes usar el ascensor en caso de emergencia.
Hiç asansörde kaldın mı?¿Alguna vez te has quedado atrapado en el ascensor?
On iki adet cam asansörler türünün Büyük Britanya’daki ilk uygulamasıdır.Los doce ascensores panorámicos de vidrio fueron los primeros de este tipo instalados en el Reino Unido.
İlk güvenli asansörlerini 1853'de sattı.Otis empezó a vender sus primeros ascensores "seguros" en 1853.
Asana, takımların iş takibine yardımcı olmak için tasarlanmış bir internet ve mobil uygulamasıdır.Asana​ es una aplicación web y móvil diseñada para mejorar la comunicación y colaboración en equipo.
Asan'da Hyundai Motor Company ve Samsung Electronics gibi şirketlerin fabrikası bulunmaktadır.Empresas como Hyundai Motor, Samsung LCD y Samsung Electronic tienen fábricas en Asan.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Se puede subir en ascensor a la plataforma de observación que se encuentra a una altura de 50 m.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Otis Elevator Company es el principal fabricante de sistemas de ascensores y escaleras mecánicas.
Asansörde iken S.H.I.E.L.D ajanlarınca saldırıya uğrar.Cuando él hace un error, S.H.I.E.L.D estará allí para derribarlo.
Hem kendisi ve hem de annesi Asanoha Douji (麻ノ葉 童子), hayaletleri görme kabiliyetine sahipti.Éste, al igual que su hermana Miku, podía ver fantasmas.
1811 - Elisha Otis, Amerikalı asansör imalatçısı (ö.1811: Elisha Graves Otis, inventor estadounidense y fabricante de ascensores (f.
O anda asansör çalışır.Fue en el ascensor.
Asansör saniyede 4 metre yukarı çıkıyor.La velocidad de los ascensores es de 2 metros por segundo.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.Un ascensor transparente puede llevar a los pasajeros de la planta baja a la última en sólo 80 segundos.
On iki adet cam asansörler türünün Büyük Britanya’daki ilk uygulamasıdır.I 12 ascensori di vetro sono stati i primi del loro genere in tutto il Regno Unito.
Taipei 101 dünyanın en hızlı ikinci asansörüne sahiptir.Il Taipei 101 è l'ottavo grattacielo più alto del mondo.
Mary Lou asanın Credence'a ait olduğunu düşünür, fakat Modesty kendisine ait olduğunu söyler.Mary Lou li scopre e crede che la bacchetta sia di Credence, ma Modesty si prende la colpa.
Meiji Restorasyonu'na kadar Aki vilayeti Asano boyunun yönetimi altındaydı.Fino alla Restaurazione Meiji gli Asano governarono praticamente tutta la provincia.
Asana hoş, gevşemiş ve rahat bir halde duruş anlamına gelir.Nulla di confortevole o rassicurante.
Ama elektrikli asansörlerin çoğu artık çekmeli tiptedir.La maggior parte dei tiralatte elettrici sono del tipo a sistema di raccolta aperto.
Bu durumda, bir asanın özellikleri nedir?Cosa costituisce l'identità di un oggetto?
Sette asansörleri ve yürüyen merdivenleriyle tam faal iki tane de ofis binası yapıldı.Da entrambi i lati si trovavano ascensori pubblici e scale mobili.
Bununla birlikte kulenin içerisinde en yüksek katına çıkmaya yarayan bir asansör bulunmaktadır.Qui è presente anche un ascensore che rende la stazione accessibile.
Asante Geleneksel Yapıları, Gana'da yer alan bir Dünya Mirası alanıdır.Gli Edifici tradizionali Ashanti sono uno dei due siti patrimonio dell'umanità nel Ghana.
Dikey yönde hareket eden asansörler ise oldukça hızlı hareket etmektedir.Agili corridori, si spostano piuttosto velocemente.
Asansörde mahsur kaldık.Мы застряли в лифте.
Asansör yok.Лифта нет.
Evimizde asansör yok.В нашем доме нет лифта.
ThyssenKrupp Elevator: Asansör ve yürüyen merdiven ekipmanı üreticisi.ThyssenKrupp Elevator — производитель лифтового и эскалаторного оборудования.
Asansör geri dönerken Doktor, telepatik yolla Bill'e kendisini beklemesini söyler.Прямо перед отбытием лифта Доктор с помощью телепатии обращается к подсознанию Билл с просьбой дождаться его.
1619 yılında Hiroşima daimyoluğuna 420.000 koku karşılığında Asano Nagakira getirildi.В 1619 году на должность даймё Хиросимы с 420 000 коку был назначен Асано Нагаакира.
Kışın kayak için çok soğuk olur ve asansör Kasım ile Mart ayları arasında sadece haftasonlarında çalıştırılır.Из-за чрезвычайно холодной погоды зимой подъёмник работал только по выходным с ноября по март.
O anda asansör çalışır.Работал лифт.
Mary Lou asanın Credence'a ait olduğunu düşünür, fakat Modesty kendisine ait olduğunu söyler.Мэри Лу предполагает, что это палочка Криденса, но Модести утверждает, что это её.
İlk başlarda bu şirket asansör üretiyordu.Вначале эта фирма производила экипажи.
Binada 50 asansör mevcuttur.В здании находятся 5 скоростных пассажирских лифтов.
Michael onu asansörün yanında yakalar.В фойе её настигает Александр.
Binanın içerisinde, patlama olduğu sırada hareket hâlinde bulunan asansör de düştü.Однако во время подъёма на лифте прогремел взрыв.
Asansörü Elisha Graves Otis icat etmiştir.Важным для таких высотных построек нововведением стали лифты Элиша Отиса.
1811 - Elisha Otis, Amerikalı asansör imalatçısı (ö.1861 — Элиша Отис (р. 1811), изобретатель ловителя — одной из систем безопасности лифтов.
Maurice: Edmont Oteli'ndeki asansörcü çocuk.Усадьба — мини-отель «Адонис».
Bu holdeki tarihi asansör dikkat çekici başka bir detaydır.Внимание посетителей в этом зале привлекает ещё один интересный экспонат.
Bu güvenli asansörler buhar gücü ile çalışıyordu.Построенные этими заводами паровозы имели цельносварные тендеры.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod