Ana içeriğe geç
Sözlük

asan ile cümle

asan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu asansör, asansörde butonlar var.It's the lift, it's a series of buttons in the lift.
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.You have a series of buttons. You actually choose your lift music.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Nobody can get in the same elevator with him without the alarm going off.
Bu bir adamın asansör kullanarak tırmanışı, ve üç parça içerisinde.It's the ascent of man using an escalator, and it's in three parts.
Yine ţeydeki gibi oldun, asansördeki gibi.Are you okay? You become like...
Yahuda Kralı Asanın krallığının üçüncü yılında Nadavı öldüren Baaşa, onun yerine kral oldu.Even in the third year of Asa king of Judah, Baasha killed him, and reigned in his place.
Rehavam Süleymanın oğluydu. Aviya Rehavamın, Asa Aviyanın, Yehoşafat Asanın,Solomon's son was Rehoboam, Abijah his son, Asa his son, Jehoshaphat his son,
Asanın yerine oğlu Yehoşafat kral oldu. Yehoşafat İsraile karşı krallığını pekiştirdi.Jehoshaphat his son reigned in his place, and strengthened himself against Israel.
RAB Siyondan uzatacak kudret asanı, Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!Yahweh will send forth the rod of your strength out of Zion. Rule in the midst of your enemies.
Süleyman Rehavamın babasıydı, Rehavam Aviyanın babasıydı, Aviya Asanın babasıydı,And Solomon begat Roboam; and Roboam begat Abia; and Abia begat Asa;
Asanı at!Throw down your staff."
Asanın çevik bir yılan gibi titreyip kıvrıldığını görünce gerisin geri döndü; arkaya bile bakmadı.When he saw it wriggling like a serpent, he turned about and fled without turning.
Bunun üzerine Musa'ya: Asan ile denize vur! diye vahyettik.We commanded Moses: "Smite the sea with your staff."
Biz de Mûsa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!"And We revealed to Moses: 'Cast thy staff!'
Asanı at! Musa (asayı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı.And cast down your staff.
Dino Asanaj: Kosova Özelleştirme Dairesi şirket bölme yöntemini kullanmaktadır.Dino Asanaj: The Privatisation Agency of Kosovo uses the spin-off method.
Asanaj: Bugüne kadar dairelerin veritabanında bulunan kayıtlı yatırımcı sayısı 8482.Asanaj: Up-to-date registered investors in the agencies' database are at about 8,482.
Tahıl AsansörleriGrain Elevators
Alberta modern çimento gübre asansörüAlberta modern cement grain elevator
Asanoyama Başkanlık Kupası'nı Donald Trump'tan alırken.Asanoyama receives the President's Cup from Donald Trump
Ancak ana yaratıcılar, Gana Ashanti Bölgesindeki Asanteman'ın Bonwire halkıdır. [2]But the main creators are the Bonwire people of Asanteman in the Ashanti Region of Ghana.[9]
Kente, Akan'ın Asante lehçesinde sepet anlamına gelen kenten kelimesinden gelir.Kente comes from the word kenten, which means basket in the Asante dialect of Akan.
Hızlı iniş riskleri asansörü tamamlayamama veya yaralanmaya neden olamaz.Rapid descent risks being unable to complete the lift or causing injury.
Fabrikada petrol madenciliği ekipmanları ve asansörleri üretilmektedir.Oil mining equipments and elevators were produced at the plant.
Asansörler bölünmüştü ve arkadaki nişancı en uç kuyrukta aralarında oturuyordu.The elevators were split and the rear gunner sat between them in the extreme tail.
Oyun aslında oyuncunun bir bakım asansöründeki pilonlardan birinde yükselmesiyle başlar. [1]The game actually starts with the player ascending one of the pylons on a maintenance lift.[14]
Tehlikeyi tartıştıktan sonra Dan asansörden atlamaya karar verir.After discussing the danger, Dan decides to jump off the lift.
Her iki yöntemde de sol taraftaki kol, eğimi kontrol etmek için ön asansörü çalıştırdı.In both methods the left-hand lever operated the forward elevator to control pitch.
Bosporos Krallığı'na döndükten sonra II. Farnakis, damadı Asander tarafından öldürüldü.Upon his return to the Bosporan Kingdom, Pharnaces II was assassinated by his son-in-law Asander.
Buna karşılık Sezar, Asander'i Bosporos Krallığının yeni Roma müvekkil kralı olarak seçti.In return, Caesar named Asander as the kingdom's new Roman client king.
Vladimir Vasilyev (siyasetçi) (Kazak: Alik Abdualiuly Asanbayev) bir Rus siyasetçidir.Vladimir Vasilyev (politician) (Kazakh: Alik Abdualiuly Asanbayev) is a Russian politician.
İncil'in asanın gücünden bahsettiği iki durum vardır.There are two occasions where the Bible tells of the rod's power.
Aynı zamanda Asan Savaşı (Japonca: 牙山作戦) olarak da anılır.It is also referred to as the Battle of Asan (Japanese: 牙山作戦 ).
Bu binada bir asansör var mı?Gibt es in diesem Gebäude einen Aufzug?
22. yüzyılda geçen hikâyede bir uzay asansörünün yapımı anlatılır.Die Handlung spielt im 22. Jahrhundert und beschreibt den Bau eines Weltraumlifts.
Uzun süre sessiz ve hareketsiz olarak uygulanan Asana artık meditasyona özgü bir davranış olarak kabul edilir.Lange ruhig bewegungslos gehaltene Asanas sind bereits meditativ.
Asan'da Hyundai Motor Company ve Samsung Electronics gibi şirketlerin fabrikası bulunmaktadır.In Asan haben sich Fabriken von Hyundai Motor und Samsung Electronics angesiedelt.
Asansörü Elisha Graves Otis icat etmiştir.Hersteller ist Elisha Graves Otis.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Sie wollen über den Fahrstuhl nach unten fahren.
Meiji Restorasyonu'na kadar Aki vilayeti Asano boyunun yönetimi altındaydı.Bis zur Meiji-Restauration regierten die Asano fast die ganze Provinz.
Binada 50 asansör mevcuttur.Im Gebäude bestehen 15 Wohnungen.
İlk güvenli asansörlerini 1853'de sattı.Man versteigerte ihre letzten Schiffe 1853.
Bu durumda, bir asanın özellikleri nedir?Was soll ich denn machen, wenn die Titten einer Frau schön sind?
Sanjay asansörde mahsur kalır.Sanjay wird in den Schrein hineingezogen.
Şirket asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bant sunmaktadır.Diese sind per Aufzug, Rolltreppe und fester Stiege zu erreichen.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Über einen Aufzug können Besucher zu einer Aussichtsplattform in 85 m Höhe gelangen.
Ayrıca Londra'nın aşağısına inen birçok asansör keşfederler.Darüber hinaus gab es einige Anlagen außerhalb Londons.
Asansör saniyede 4 metre yukarı çıkıyor.Ein Aufzug fährt bis auf 24 m hinauf.
Otis Elevator Company veya Otis dünyadaki en büyük asansör ve yürüyen merdiven üreticisidir.Die Otis Elevator Company ist der weltweit größte Produzent für Aufzugsanlagen.
Bir asansör var mı?Y a-t-il un ascenseur ?
Tom üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandı.Tom a pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandı.Elle a pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Mary üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandı.Marie a pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandık.Nous avons pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandınız.Vous avez pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Üçüncü kata çıkmak için asansörü kullandılar.Elles ont pris l'ascenseur pour le troisième étage.
Bu asansör ne birinci ne de ikinci katta duruyor.Cet ascenseur ne s'arrête pas au premier ni au deuxième étage.
Charlie'nin Büyük Cam Asansörü adlı kitabın devamıdır.L'histoire se continue dans Charlie et le Grand Ascenseur de verre.
Asansörde her şey birlikte düştüğünden dolayı, görülebilir bir yerçekimi etkisi yoktur.Comme tout tombe ensemble dans la cabine, on n'observe aucun effet gravitationnel.
Asansörü Elisha Graves Otis icat etmiştir.Elisha Graves Otis invente l’ascenseur électrique.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
asan ile cümle - Sayfa 5 - asan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App