Ana içeriğe geç
Sözlük

asalet ile cümle

asalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O korku ve suçlama olmadan bir asalet şövalyesidir.He is a knight of nobility without fear and blame.
Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi.French was originally the single official language adopted by the nobility and the bourgeoisie.
Asalet sahibi zenginlerin yardımıyla yoksullara hizmet etmiştir.You cannot help the poor by destroying the rich.
Bunun için bulduğu (veya çaldığı) bir asalet belgesini diğer Samuraylara gösterir.Vector of Determination – The object determines (2ns) a sign (1ns) for an interpretant (3ns).
Asaleti asla garantilenmedi.The bill was never enacted.
İş yapan ve kirlenen ellerin tırnakları altındaki kirde bir asalet vardır.There's a nobility of real, hands-on, dirt-under-your-fingernails work.
Bu da buranın tuhaf asaletini açıklayabilir.Which might account for its bizarre gentility.
Hem asalete hem kahramanlığa vurgu yapıldığını gözlemliyoruz.There's something about that that speaks to a kind of nobility and heroism.
Yüzdeki sükunet ifadesi, asaletin bir göstergesi olarak algılanıyor o dönemde.That nobility, calmness in the face is a sign of a nobility of the human being.
Ayrıca, asalet, sevgi ve mutluluk ister.It also needs -- it needs dignity,
Küçüklüğünde bile, karizma ve asalet gibi şeyler taşıyordun.Ever since she was young, she had so much... shall I say dignity, or charisma?
Jenny'de günümüzün diğer kızlarında bulamayacağın bir asalet var.Jenny has a quality that you can't find... ...in any other girls today.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.That interesting emotion was very typical of the Hellenistic period.
Büyük ihtimalle maçı kazanmıcaz, ama, çok önemli bizim asaletimiz için.However, it's very important that we maintain our dignities.
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır. Bu imajı mutlaka korumalıyız.Her elegance and her undeniable splendor, all of us must try our best to create such an image.
Karizmadan ve asaletten yoksunken... ...seni nasıl Prenses diye ortaya çıkarabiliriz?She should be mighty and charming, right? How can someone like you become the princess?
1872'de Avusturya Kralı I. Franz Joseph ona ırsî asalet unvanı verdi.In 1872 Emperor Franz Joseph I of Austria conferred a title of hereditary nobility upon him.
Büyük Dükalık, 14. yüzyılda gelişmiş bir asaleti olan baskın bir güç haline geldi.The Grand Duchy became a dominant power in the 14th century, featuring a developed nobility.
Jean Bart 4 Ağustos 1694'te asalet unvanı aldı.Jean Bart was raised into the nobility on 4 August 1694 with a peerage.
Onlara göre, asalet içinde doğmamıştı ve sosyal konumlarına ulaşamamıştı.To them, he had not been born into nobility and did not come up to their social standing.
Prenslik, bakanlık ve asalet unvanlarıPrincely, ministerial and noble titles
Bir sonraki aşama Asalet Şairleriydi .The next stage was the Poets of the Nobility.
Daha sonra Realschule rektörü oldu ve 1875'te asalet unvanı aldı.[1]Later he was rector of the affiliated Realschule. He was ennobled in 1875.[1]
1910'da bu göreve asaleten atandı.1910 organisierte er dessen Begräbnis.
Ailenin asalet unvanı Fairfax'ın kuzeni Henry Fairfax ile devam etmiştir.Der Titel fiel beim Tode von Fairfax an seinen Cousin Henry.
Asaletini ispatlamıştır.Zeugnisse seines Wirkens.
York Prensesi Beatrice asalet unvanını taşır.Prinzessin Beatrice weihe ich es!
Bunun için bulduğu (veya çaldığı) bir asalet belgesini diğer Samuraylara gösterir.Par contre, s'ils réussissent, un indice sur un autre habitant est révélé.
Bu renk özellikle asalet gururunu temsil ediyordu.Ce domaine comprend surtout des grès de l'Arénig.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Después de que fuera nombrado noble, en 1761, cambió el nombre por el de «Carl von Linné».
Asaleten ilk olarak Isparta'nın Yenişarbademli ilçesine atanmıştır.Tenían especial importancia cuando se iniciaba el estudio de algún nuevo tema del Corpus Iuris.
Bu kez bir kahraman olarak karşılandı ve Kral tarafından asalet payesi verildi.Lì venne riconosciuto come re e gli venne affidata una parte del regno.
Bizim asaletimiz bizimle başlar.Наша родословная начинается с нас самих.
Asaletini ispatlamıştır.Он составил завещание.
2015'te ilk romanı Asalet Budalası'nı yayımladı.В начале 2015 года он опубликовал свой первый роман «Отродье».
Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi.كان في الأصل الفرنسية اللغة الرسمية واحدة التي اعتمدتها طبقة النبلاء والبرجوازية.
Asaleti asla garantilenmedi.De orde werd nooit verleend.
1910'da bu göreve asaleten atandı.W 1915 powierzono mu tę funkcję dożywotnio.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Efter det att han adlats 1757, tog han namnet Carl von Linné.
Asalet sahibi zenginlerin yardımıyla yoksullara hizmet etmiştir.Své bohatství rozdávala chudým.
Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi.Franceza a fost la început singura limbă oficială adoptată de nobilime și de burghezie.
Avrupa terminolojisinde Baron ile Kont arasında yer alan bir asalet unvanıdır.Egyes európai országokban főnemesi rang a gróf és a báró között.
Asalet sahibi zenginlerin yardımıyla yoksullara hizmet etmiştir.A szegényeknek, kivált a cigányoknak bőkezű jótevője volt.
1761'de kendisine asalet imtiyazı verildi ve Carl von Linné diye anılmaya başlandı.Etter at han ble adlet i 1761, tok han navnet Carl von Linné.
York dükü Birleşik Krallık'ta kullanılan asalet unvanlarından biridir.Hertug av York er en tittel i Det forente kongerikes høyadel.
Avrupa terminolojisinde Baron ile Kont arasında yer alan bir asalet unvanıdır.Den rangerer mellom greve og baron.
Asalet unvanlarından, lüksten sıkılıyordu.May mà Trời chán đứa giặc!
Asaletini ispatlamıştır.Định lý được chứng minh.
Asaletini ispatlamıştır.定理の証明を与える。
17 Eylül 1955 tarihinde asaleten Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı.数据来源是1953年9月志愿军司令部的统计。
1988 yılı Şubat ayında Tekirdağ Valisi olarak asaleten atandı.1988年1月经国务院批准而设立。
Bu renk özellikle asalet gururunu temsil ediyordu.이 개념은 특히 후설의 저작권에 의해 퍼졌다.
7 Ağustos 2002 tarihinde Başbakanlık Müsteşarlığına asaleten atandı.ב-1 באוגוסט 2002 הוא הפך לנשיא האוניברסיטה.
Asaletini ispatlamıştır.Той доказал описанието.
Asalet sahibi zenginlerin yardımıyla yoksullara hizmet etmiştir.Аз само вземах от богатите и давах на бедните."
Asaleti asla garantilenmedi.Не е сигурно дали някога е получила плащания.
Asalet duygusunu çok net hissediyoruz, hayata sıradan bir insan gibi başlamış olsa da çok asil.يمكن الاحساس بنبل الملكة، بالرغم من بدايتها المتواضعة نسبياً كأحد عامة الشعب، رغم مكنتها الرفيعة نوعاً ما.
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır. Bu imajı mutlaka korumalıyız.Elegancia és vitathatatlan ragyogás, mindent meg kell tennünk, hogy egy ilyen képet alkossunk meg.
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır.Son élégance et sa splendeur indéniables...
Asaletin ve ulaşılamazlığın cazibesi vardır.الكبرياء وشيء من التألق
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod