asıyor ile cümle

asıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.וכך במקרה זה, הם נהגו להפליג בים כל הדרך עד ארם-נהריים, עירק של היום.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.كانوا يسافرون عن طريق البحر الى بلاد ما بين النهرين والعراق اليوم.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.メソポタミアまで旅しました 今のイラクです どういうことかというと
Burada, Yuan'a olan talep arzı aşıyor ve dolayısıyla fiyatı yükseliyor.Aan deze kant, de vraag voor Yuan is groter dan het aanbod dus de prijs zal omhoog gaan, en -
Burada, Yuan'a olan talep arzı aşıyor ve dolayısıyla fiyatı yükseliyor.(Exista doar 1000 de yuani care vor sa fie tranzactionati.)
Burada, Yuan'a olan talep arzı aşıyor ve dolayısıyla fiyatı yükseliyor.Tässä, juanin kysyntä ylittää tarjonnan ja hinta siis nousee, ja --
Burada, Yuan'a olan talep arzı aşıyor ve dolayısıyla fiyatı yükseliyor.И тут спрос юаня превышает предложение, и цена идет вверх.
Burada, Yuan'a olan talep arzı aşıyor ve dolayısıyla fiyatı yükseliyor.هنا، الطلب على اليوان يتجاوز العرض إذا سيرتفع ويرتفع
Bu şaka haddini aşıyor.Cette blague va trop loin.
Bu şaka haddini aşıyor.Chuyện đùa này đi hơi xa rồi đó
Bu şaka haddini aşıyor.Dieser Scherz geht ein bisschen zu weit.
Bu şaka haddini aşıyor. Eğlenmek iyi ama...Lelucon ini sepertinya sangat keterlaluan. tidak mengapa jika ingin bersenang-senang, tapi...
Bu şaka haddini aşıyor. Eğlenmek iyi ama...Αυτό το αστείο είναι υπερβολικό. με το να κάνεις πλάκα <br />είναι καλό,αλλά..
Bu şaka haddini aşıyor.Ez a vicc kicsit túlzás
Bu şaka haddini aşıyor.이거 장난이 너무 심한 것 같군요.
Bu şaka haddini aşıyor.Questo scherzo mi pare fuori luogo
Bu şaka haddini aşıyor.Tämä vitsi menee jo yli.
Bu şaka haddini aşıyor.Ten żart wydaje się przesadzony.
Bu şaka haddini aşıyor.Эта шутка неуместна.
Bu şaka haddini aşıyor.هذا المزحة تبدو ثقيلة جدا
Bu şaka haddini aşıyor.楽しい冗談なら いいけれど...
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Alt dette har jeg prøvd med visdom; Jeg sa: Jeg vil vinne visdom, men den er ennu langt borte fra mig.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Alt dette ransagede jeg med Visdom; jeg tænkte: "Jeg vil vorde viis." Men Visdom holdt sig langt fra mig;
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Ditt hjärta vet ju att du själv mången gång har uttalat förbannelser över andra.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Ik heb mijn best gedaan wijs te zijn. Ik verklaarde: "Ik z l wijs zijn", maar het hielp niet.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.J`ai éprouvé tout cela par la sagesse. J`ai dit: Je serai sage. Et la sagesse est restée loin de moi.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.내가 이 모든 것을 지혜로 시험하며 스스로 이르기를 내가 지혜자가 되리라 하였으나 지혜가 나를 멀리하였도다
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Semua itu kuuji dengan hikmatku. Namun semakin kucari hikmat itu, semakin jauh ia daripadaku
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Sillä oma sydämesikin tietää, että myös sinä olet monta kertaa kiroillut muita.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Solches alles habe ich versucht mit Weisheit. Ich gedachte, ich will weise sein; sie blieb aber ferne von mir.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Ta đã lấy sự khôn ngoan nghiệm xét mọi sự ấy; ta nói rằng: Ta sẽ ở khôn ngoan; nhưng sự khôn ngoan cách xa ta.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Todas estas cosas he probado con la sabiduría, y dije: "Me he de hacer sabio." Pero ella estaba lejos de mí
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Tudo isto provei-o pela sabedoria; e disse: Far-me-ei sábio; porém a sabedoria ainda ficou longe de mim.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Tutto questo io ho esaminato con sapienza e ho detto: «Voglio essere saggio!», ma la sapienza è lontana da me
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Všeho toho zkusil jsem moudrostí, a řekl jsem: Budu moudrým, ale moudrost vzdálila se ode mne.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Všetko to som zkúsil v múdrosti a povedal som: Budem múdry. Ale ona zostala ďaleko odo mňa.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Vse to sem preizkušal v modrosti. Dejal sem: Hočem biti moder, a daleč je ostala od mene modrost.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Wszystkiegom tego doświadczył mądrością, i rzekłem: Będę mądrym; aleć się mądrość oddaliła odemnie.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Παντα ταυτα εδοκιμασα δια της σοφιας ειπα, Θελω γεινει σοφος αλλ' αυτη απεμακρυνθη απ' εμου.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Все это испытал я мудростью; я сказал: „буду ямудрым"; но мудрость далека от меня.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.Защото сърцето ти познава, че и ти подобно Си проклинал други много пъти.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.כל זה נסיתי בחכמה אמרתי אחכמה והיא רחוקה ממני׃
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.كل هذا امتحنته بالحكمة. قلت اكون حكيما. اما هي فبعيدة عني.
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.我 曾 用 智 慧 試 驗 這 一 切 事 . 我 說 、 要 得 智 慧 、 智 慧 卻 離 我 遠
Bütün bunları bilgelikle denedim: ‹‹Bilge olacağım›› dedim. Ama bu beni aşıyordu.我 曾 用 智慧 試驗這 一切事 . 我說 、 要 得 智慧 、 智慧 卻離 我 遠
Dini Lider’i açıkça eleştirip kırmızı çizgileri aşıyordu, rejime karşıtlığını cesaretle ifade ediyordu.הוא הביע התרסה נועזרת כלפי המשטר, וחצה קווים אדומים כגון לבקר בפומבי את המנהיג העליון.
Eğlence) Müzik estetik güzelliği aşıyor.La música trasciende la belleza estética por sí sola.
(Entertainment: Eğlence) Müzik estetik güzelliği aşıyor.la puissance et la beauté de la musique transcende le " E " au milieu de notre bien-aimé acronyme.
- Evet. Neden suratını asıyorsun ki?No dalej, przedstaw się.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A aj, bouře veliká stala se jest na moři, takže vlny přikrývaly lodí. On pak spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A hľa, veliká búrka povstala na mori, takže vlny prikrývaly loď, a on spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.A oto się wzruszenie wielkie stało na morzu, tak iż się łódź wałami okrywała; a on spał.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ed ecco scatenarsi nel mare una tempesta così violenta che la barca era ricoperta dalle onde; ed egli dormiva
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.És ímé nagy háborgás lõn a tengeren, annyira, hogy a hajót elborítják vala a hullámok; õ pedig aluszik vala.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.In glej, velik vihar nastane na morju, tolik, da zagrinjajo valovi ladjo: on pa je spal.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Ja katso, järvellä nousi kova myrsky, niin että venhe peittyi aaltoihin; mutta hän nukkui.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.바다에 큰 놀이 일어나 물결이 배에 덮이게 되었으되 예수는 주무시는지라
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Och se, då uppstod en häftig storm på sjön, så att vågorna slogo över båten; men han låg och sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stærk Storm på Søen, så at Skibet skjultes af Bølgerne; men han sov.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Og se, det blev en stor storm på sjøen, så at båten skjultes av bølgene; men han sov.

İlgili Sayfalar