asıyor ile cümle
asıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình lình biển nổi bão lớn, đến nỗi sóng dậy phủ thuyền; nhưng Ngài đương ngủ.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Thình_lình biển nổi bão lớn , đến_nỗi sóng dậy phủ thuyền ; nhưng Ngài đương ngủ .
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Y de repente se levantó una tempestad tan grande en el mar que las olas cubrían la barca, pero él dormía
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Και ιδου, τρικυμια μεγαλη εγεινεν εν τη θαλασση, ωστε το πλοιον εσκεπαζετο υπο των κυματων αυτος δε εκοιματο.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.Аж ось схопилась велика хуртовина на морі, така що филя заливала човна; Він же спав.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И вот, сделалось великое волнение на море, так что лодка покрывалась волнами; а Он спал.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.И, ето, голяма буря се подигна на езерото, до толкова щото вълните покриваха ладията; а Той спеше.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.והנה סער גדול היה בים ותכסה האניה בגלים והוא ישן׃
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.واذ اضطراب عظيم قد حدث في البحر حتى غطت الامواج السفينة. وكان هو نائما.
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽 然 起 了 暴 風 、 甚 至 船 被 波 浪 掩 蓋 . 耶 穌 卻 睡 著 了
Gölde ansızın büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar teknenin üzerinden aşıyordu. İsa bu arada uyuyordu.海 裡 忽然 起 了 暴風 、 甚至 船 被 波浪 掩 蓋.耶穌卻 睡 著 了
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Bámulatosnak találom azt, hogy Afrika elkezdett túllépni a földrajzi problémáin.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Ce que je trouve étonnant, c'est que l'Afrique est en voie de dépasser son problème géographique.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Čo považujem za úžasné je to, že Afrika tak presahuje svoje geografické problémy.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Điều tôi thấy ngạc nhiên là Châu Phi đang vượt qua được trở ngại về mặt địa lý
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Ich finde es erstaunlich, dass Afrika dabei ist, sein geographisches Problem zu überwinden.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.제가 놀랍다고 생각한 것은 아프리카는 지리적 문제를 초월한다는 것입니다.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Lo que me parece increíble es que África está trascendiendo su problema geográfico.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Mă uimeşte faptul că Africa transcede problema ei geografică.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.O que eu acho incrível é que a África está a transcender o seu problema geográfico.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Quello che trovo incredibile è che l'Africa va oltre i suoi problemi geografici.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Yang membuat saya kagum yaitu Afrika telah mengatasi masalah geografisnya.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Αυτό που βρίσκω εκπληκτικό είναι ότι η Αφρική ξεπερνά το γεωγραφικό της πρόβλημα.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Дивовижно, що Африка виходить за межі своєї географії.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Мне кажется потрясающим, что Африка преодолевает географические проблемы.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Това, което ме изумява е, че Африка успява да преодолее географския си проблем.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.מה שמדהים בעיני הוא שאפריקה מתעלה מעל הבעיה הגיאוגרפית שלה.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.والأمر الذي أدهشني أن أفريقيا تحاول أن تتجاوز مشكلتها الجغرافية.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.地理的な問題を 超越しています アフリカは 外の世界ばかりでなく
Herhalde süreyi aşıyorum. Sonraki videoda nasıl geri gelineceğini anlatacağım.Tak, už mi asi dochází čas, takže v dalším videu budu mluvit o tom, jak jakoby jít pozpátku.
Herhalde süreyi aşıyorum.Чакайте, нека...
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.A lidé cestují i za oceán, aby se na ně podívali.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Andere mensen steken oceanen over om ze te zien.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Banyak orang dari jauh ingin bertemu mereka.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Folk reser över hav för att träffa dem.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.사람들은 그들을 보기 위해 바다를 건너 방문합니다.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Las personas cruzan océanos para verlos.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Les gens traversent les océans pour les voir.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Ľudia prekonávajú oceány, aby ich mohli vidieť.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Ludzie przemierzają oceany, by go zobaczyć.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Menschen überqueren Meere, um sie zu sehen.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Molti attraversano l'oceano per andarle a vedere.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Άνθρωποι ταξιδεύουν από μακριά για να τους δουν.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Люди пересекают океаны, чтобы увидеть их.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.Люди перетинають океани, щоб побачити їх.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.אנשים באים מעבר לים כדי לראות אותם.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.يَعبُر الناس المحيطات لرؤيتهم.
Insanlar onları görmek için okyanuslar aşıyorlar.彼らは背が高く
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Ale dělat si co chcete už je překročení hranice.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Azt csinálni, amit csak akarsz, már átlép egy határt.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Doen wat je wil is de grens overschrijden.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Được làm bất cứ việc gì mình thích , có thể phạm luật.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Faire ce que vous voulez est, en revanche, franchir une limite.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Fare quello che vuoi, ora, significa attraversare una linea.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Fazer o que nos apetecer é que já é passar o limite.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Hacer lo que quisieras, ya sería cruzar la línea.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.지금 여기서 하고 싶은대로 행동하는 건 도를 넘는거겠죠.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Robienie, co nam się żywnie podoba, to już przesada.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Robiť, čokoľvek chcete, je za hranicou.
İstediğini yapma şimdilerde sınırları aşıyor.Să faci orice-ți dorești este interpretat acum ca a întrece măsura.