asıyor ile cümle
asıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.우리는 우리 마음과 장치 사이 공간을 초월하고 있었습니다
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Nous transcendions l'intervalle entre l'esprit et l'appareil.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Oltrepassavamo lo spazio tra la mente e l'apparecchio.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Překonali jsme prostor mezi myslí a přístrojem.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Przekraczaliśmy przestrzeń między umysłem a urządzeniem.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Transcendeam spaţiul dintre minte şi aparatură.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.We overbrugden de ruimte tussen gedachte en apparaat.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Wir überschritten die Stelle zwischen Gedanken und Maschine.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Ylitimme rajan, joka oli mielen ja laitteen välillä.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Είχαμε υπερβεί το χώρο μεταξύ του μυαλού και της συσκευής.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Мы преодолевали пространство, разделяющее разум и механизм.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.Ние преодоляхме пространството между съзнанието и устройството.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.התעלינו על החלל בין המוח למכשיר.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.تجاوزنا الفضاء بين العقل والجهاز.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.距離を超越してきました 思考でコントロールできる何種類もの
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A bolo ich viac ako štyridsať, ktorí sa tak sprisahali.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A było ich więcej niż czterdzieści, którzy to przysiężenie uczynili.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.A bylo jich více než čtyřidceti, kteříž se byli tak spikli.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ada lebih dari empat puluh orang yang mengadakan komplotan itu
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Bilo jih je pa več nego štirideset, ki so sklenili tako zaroto.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Cei ce făcuseră legămîntul acesta, erau mai mulţi de patruzeci.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ceux qui formèrent ce complot étaient plus de quarante,
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Có hơn bốn mươi người đã lập mưu đó.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Có hơn bốn mươi người đã lập_mưu đó .
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Det var mere enn firti som således sammensvor sig,
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Eram mais de quarenta os que fizeram esta conjuração;
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Eran más de cuarenta los que habían hecho esta conjuración
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Erano più di quaranta quelli che fecero questa congiura
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ihrer aber waren mehr denn vierzig, die solchen Bund machten.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Ja niitä oli viidettäkymmentä miestä, jotka yhtyivät tähän valaan.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.이같이 동맹한 자가 사십여명이더라
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Och det var mer än fyrtio män som så hade sammansvurit sig.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Og de, som havde indgået denne Sammensværgelse, vare flere end fyrretyve i Tal.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Többen valának pedig negyvennél, kik ezt az összeesküvést szõtték.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.ησαν δε πλειοτεροι των τεσσαρακοντα οι πραξαντες την συνωμοσιαν ταυτην
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Було ж більш сорока, що сю клятьбу зробили.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.Было же более сорока сделавших такое заклятие.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.ומספר הבאים באלה הזאת היה יותר מארבעים׃
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.وكان الذين صنعوا هذا التحالف اكثر من اربعين.
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.這 樣 同 心 起 誓 的 、 有 四 十 多 人
Bu anlaşmaya katılanların sayısı kırkı aşıyordu.這樣 同心 起誓 的 、 有 四十多 人
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.E assim, neste caso, eles estavam a viajar por mar até à Mesopotâmia, o Iraque atual.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Et donc dans ce cas là, ils voyageaient par mer jusqu'en Mésopotamie, l'Irak actuel.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Ilyen esetben a tengeren utaztak végig Mezopotámiába, a mai Irakba.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In diesem Fall reisten sie auf dem Seeweg bis nach Mesopotamien, dem heutigen Irak.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In dit geval reisden ze over zee, helemaal naar Mesopotamië, het huidige Irak.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.In questo caso, stavano navigando verso la Mesopotamia, l'attuale Iraq.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Jadi dalam kasus ini, mereka bepergian melalui laut sampai ke Mesopotamia, wilayah Irak pada saat ini.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.그들은 바다를 건너서 오늘날의 이라크인 메소포타미아까지 갔지요.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.lên tới tận Lưỡng Hà, Iraq ngày nay.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Și, în această situație, călătoreau pe mare până în Mesopotamia, Irac-ul de astăzi.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Tässä tapauksessa he matkasivat meritse aina Mesopotamiaan asti, nykyiseen Irakiin.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.V tomto konkrétním případě se plavili po moři až do Mezopotámie, dnešního Iráku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.V tomto prípade teda cestovali po mori celú cestu do Mezopotámie, dnešného Iraku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.W tym przypadku przypłynęli aż do Mezopotamii, dzisiejszego Iraku.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Y como en este caso, viajaban por mar todo el trayecto hasta Mesopotamia, el Irak de hoy día.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Και έτσι σε αυτήν την περίπτωση, ταξίδεψαν μέσω θαλάσσης μέχρι τη Μεσοποταμία και το σημερινό Ιράκ.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.В този случай са пътували по море целия път до Месопотамия, днешен Ирак.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.Например, в данном случае они путешествовали по морю, до самой Месопотамии, т.е. сегодняшнего Ирака.
Bu durumda Mezopotamya'ya, yani günümüz Irak'ına giden yolu, deniz yolculuğuyla aşıyorlardı.У згаданому випадку їм довелося подорожувати морем, аби дістатися Месопотамії (сучасний Ірак).