asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ne olursa olsun, ekonomik ve politik durum dengelenmişti ve aşırıcılığın yükselmesi zayıflamıştı.V tomto období síce vládol mier a bezpečnosť, ale politická situácia sa vyhrocovala.
Bu patolojik durum kısaca aşırı-ekspresyon olarak da tanımlanabilir.Krátkodobá únava môže byť tiež sprievodným prejavom tejto liečby.
Arnavut aşırı sağcılarca kullanılıyor.Fenoltaleín sa používa ako preháňadlo.
Aşırı derecede Katolik yanlısı bir siyaset izledi.Viedol aktívnu protestantsky orientovanú zahraničnú politiku.
Aşırı ısı altında (maksimum 60 °C) bozulurlar.Pri teplote 30 stupňov Celzia sa rozkladá (sublimuje).
Aşiret kendi arasında farklı bölüklere ve ailelere bölünmüştür.Domov prichádzali sklamaní po skupinach i jednotlivo.
13. asırda yaşamıştır.Nachádza sa v 13. obvode.
Aşırı (UltimateMode): Oyunun en güçlü karakter derecesidir.Tenor (z lat. tenere - držať) je najvyšší mužský hlas.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Od 11. storočia toto mesto zažilo nájazdy moslimov.
Bir asır birlik olamadılar.Nemali formálnu organizáciu.
Kavli aşiretine mensuptur.Liatie do kokíl zvrchu.
Bunun nedeni aşırı avlanma ve yoğun tekne trafiğidir.Častou prácou je lov žralokov a práca na nákladných lodiach.
Sağcılığın siyasal yelpazesi merkez sağdan aşırı sağa kadar uzanır.Doklady o osídlení Horného vrchu siahajú až do praveku.
Ekloga'da ölüm cezası ancak çok aşırı durumlarda öngörülmüştür.Doterajší katechizmus pritom trest smrti povoľoval vo výnimočných prípadoch.
Türkiye Kürtleri'nin önemli bir özelliği de aşiret yapılanmalarıdır.Zvláštne postavenie má Autonómny región Kurdistan.
Aşırı derecede güçlü bir Ateşbükücüdür.Ide o veľmi silný náboj.
Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temel sorundur.Hmyz sám o sebe je hlavným bodom diskusie.
Ancak grup aşırı metal hayranlarının dikkatini kendi "vahşi" tarzı sayesinde çekmiştir.Album sa stretol so zmiešanými reakciami zo strany fanúšikov, hlavne kvôli jeho viac „metalovému“ zvuku.
Aşırı salya veya hastalıklı görünüm başka bir hastalığın varlığına işaret eder.Slinjenje ali zelo bolan videz sta znak kakšne druge bolezni.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Pretirana poraba s sladkorjem sladkanih pijač nevarnost povečuje.
Bu ölçümlerden yola çıkarak, spirometri yaşlı insanlarda KOAH için aşırı-tanıya yol açabilir.Na podlagi teh meritev bi spirometrija privedla do prekomernega diagnosticiranja KOPB pri starejših.
Bu aşırı süssüzlük, Palladyanizm'in bir özelliğiydi.To hudo pomanjkanje okraskov je bila značilnost paladijevstva.
Kendine aşırı bir güven duyan İmparator önden bir keşif birliği göndermeyi ihmal etti.Še vedno pretirano samozavestnemu cesarju se ni zdelo potrebno, da bi pred glavnino vojske poslal izvidnico.
Büyük Patlama Modeli’ne göre, Büyük Patlamanın ilk anlarında basınç ve sıcaklık aşırı derece yüksekti.V prvih trenutnkih po prapoku sta bila tlak in temperatura zelo velika.
Şadili asiretinden gelmistir.Člani prihajajo iz Velenja.
Roma'yı Nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı.Vespazijan je Rim osvobodil finančnih bremen, ki so bila posledica Neronovih ekscesov in državljanskih vojn.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Občutljivo na svetlobo.
Fakat bu rakamlar büyük olasılıkla aşırı abartılmış rakamlardır.Zgornja slika je seveda očitno pretirana.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.S posvečanjem glasbi pa je zanemarjal svoje šolske obveznosti in pogosto izostajal od pouka.
Meselâ aşırı cezalandırıcı bir ev veya okul ortamı gibi.Je mogočna, značilno grajena etažna hiša podobna dvorcu.
Tanas aşiretine mensupturlar.(Prilozi iza str.
Muhammed, Medine'de Medine Sözleşmesi ile oradaki aşiretleri birleştirdi.V Medini je Mohamed združil plemena pod Ustavo Medine.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.Takšne zvezde imenujemo bele pritlikavke.
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.Preobčutljivostne reakcije so imunski odzivi, ki poškodujejo telesu lastno tkivo.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Za razliko od italijanskega diktatorja pa je bil Hitler bolj konkreten.
Mahallenin adı eski bir Türk aşiretinin adıdır.Okrožje dolguje svoje ime stari ladjedelniški obrti.
Aşırı derecede Katolik yanlısı bir siyaset izledi.Urejali so ga ugledni katoliški politiki.
Aşırı endişeli bir annesi vardır.Mama je prikazana kot zelo zaskrbljena.
Aşırı idrar yapma isteği, özellikle geceleri görülür.Prevzem absolutne oblasti se je zgodil praktično čez noč.
Aile uzun müddet ziraatla meşgul olmuş ve aşiret halinde yaşamıştır.Nekaj časa sta živela skupaj in Nada je zanosila.
Aşırı kuşkucu bir adam olmuştur.Bil je zelo občutljiv človek.
Ona göre, kendisi aşırı güç kullanılarak buraya getirimiştir ve bu basit bir oyun değildir.Pravi, da je to količina čustvene moči, ki teče skozi svoja dejanja in se ne nanaša na eno posebno čustvo.
"İki Büyük Aşiret Pkkya Karşı Birleşti Haberi ve Son Dakika Haberler Mynet"."Stare novosti in nič skrivnosti sredi pasjih dni".
Ayrıca çok sadık biridir, kendine aşırı güvenmesine rağmen takım arkadaşlarının iyiliğini de derinden düşünür.Je tudi zelo trmast, saj nikakor ne posluša nasvetov najboljše prijateljice.
Şu anda tek bir aile aşiretin lideri konumundadır.Težko da je bil član vodilnih družin še vedno živ ...
Yaklaşık yarım asır sonra meydana gelen bir yangından sonra kilisenin çatısı tekrar yapıldı.Kmalu po požaru je bila cerkev ponovno zgrajena.
Aşiretin merkezi Sarıkamış'tır.Center za obiskovalce je odplavilo.
Aşırı kontrolsüz hareketler gözlenebilir.Lahko je prisotna neizmerna želja po gibanju.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Kiralnost je bolj abstraktna kot vijačnost.
Aşiretin asıl ismi Şekak veya Şakak'tır.Osrednji del luske imenujemo žarišče ali fokus.
(13.asır) 24 veya 27 perdeli bir sazdır.Razlika, 14 centov, je približno sedmina poltona.
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.V resnici bi morali izkoreniniti oboje, tako razkošje kot revščino.
Çerkesler’deki aşiret yapısı da Evliya Çelebi tarafından nakledilmektedir.Ta je posestvo Krumperk na Gorjuši dobil z ženitno pogodbo.
Aşiretin en zengin kolu Mar'dır.Prav tako je najbogatejše jezero s hranili.
Aşırı idrara çıkma gündüz ve gece boyunca devam eder.Močno povečano odvajanje seča se pojavlja ponoči in podnevi.
3 (Aşırı sınırlı kullanıcı): Çok bilindik durumlarda sadece genel durumu anlayabilir ve anlatabilir.Ima zelo razvit šesti čut - v težkih situacijah ve, kaj je prav.
Petunia'nın aksine Vernon, Harry'den aşırı derecede nefret etmektedir.Za razliko od Guya pa si Sylvie močno želi otroka.
Bu teorinin en büyük delili yerbilimsel katmanlardaki aşırı iridyum miktarıdır.To pa je največja absolutna vrednost vsote stolpcev matrike.
1960'lı ve 1970'li yıllarda bu araziye aşırı zehirli atık maddeler dökülmüştür.Od leta 1960 do leta 1980 so na tem področju masovno pridobivali prod.
ERD, aşırı alçalma hızı İngilizce Excessive Rate of Descent kelimelerinin baş harflerinden alınmıştır.Ime vi je izvedeno iz najkrajše nedvoumne angleške okrajšave za ukaz visual v programu ex.
İlgili Sayfalar