asır ile cümle

asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aşırı derecede uyuşturucu ve alkol kullanmakta idi.Злоупотребява с наркотици и алкохол.
Zira aşırılık kesinlikle yoksunluktan daha tehlikelidir.Вътрешното приложение е много по-опасно от външното.
Marid: Cinni, şeytandan daha aşırıysa Marid denir.В по-големите течения на християнството, дяволът обикновено се нарича сатана.
Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır.Той се оплаква от несправедливостта, жестокостта и неморалното.
Diğer karakterler: Sybil Vane - Dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir aktris.Сибил Вейн – талантлива актриса и певица, тя е бедно, красиво момиче, в което Дориан Грей се влюбва.
Bu saldırı Kürt aşiret alayı tarafından da desteklenmiştir.Петицията дори беше спонсорирана от тази фабрика за дъвки.
4- 2.Aşırma: Güftesi yoktur.Факт 2: Няма ток.
Gazeteciliğe Yeni Asır Gazetesi'nde başladı.До началото на разказа в Стражите!
Şehir hakkında ilk bilgiler XII. asıra aittir.Първите сведения за града са от I век пр.н.е.
Aşırı soğuğa dayanıklıdır ve özel saldırısı Dondurucu kar fırtınasıdır.Хр. е изключително сурова и Дунав замръзва.
Aşırı büyüklükteki gözleri, göz oyuğunda hareket edemez.Същественото е невидимо за очите, Изд.
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.Майка му не била грамотна, но била изключително набожна.
Arslanın aşırı özgüveni ve çapkınlığı, Elanın başına iş açar.Трудът и кадърността го изтласкват напред, над всички.
Karasal iklimin hüküm sürdüğü mahallede, zaman, zaman don olayı ve aşırı soğuklar görülmektedir.За най-благоприятно време за риболова ѝ се смята студеното, неприветливо време.
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.Pretjerana konzumacija pića zaslađenih šećerom je povezana s povećanom opasnošću od oboljenja.
Fakat sonra, kendini aşırı derecede överek kötü adam oldu.Kao rezultat toga, postao je izrazito okrutan.
Bu tür fikirler savunan gruplar ise çoğunlukla faşist, aşırı sağcı ya da neonazi olarak nitelendirilmektedir.Oni koji podržavaju tu ideju, uglavnom se izjašnjavaju kao fašisti ili neo-nacisti.
Aşırı durumlarda, bir kişi sadece o gözdeki karanlıktan ışık verebilir.U ekstremnim slučajevima bolesnik će moći samo razaznati svijetlo i tamno tim okom.
Bu populasyonun yok olması aşırı avlanmaya bağlanmış olsa da iklimin değişikliği nedeniyle de olabilir.Ova vrsta lava je vjerojatno izumrla zbog lova ili promjena u klimi.
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Drugi razlog za prevenciju je izbjegavanje glavobolje uslijed pretjeranog uzimanja lijekova.
Aşırı derecede güçlü bir Ateşbükücüdür.Ima vrlo osjetljiv okidač!
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Brojni odseljenici poslije su zažalil.
Ancak bu bağın aşırı zayıflığı, sistemin aşırı asiditesine katkıda bulunur.Međutim, jačina te veze potječe od ekstremne kiselosti sustava.
Köyde asırlık çam ağacı bulunmaktadır.U unutrašnjosti je drveni oltar.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Merkurovo tlo jednako je razmrvljeno i rahlo kao i Mjesečevo.
Vücudu aşırı derecede sıskadır.Tijelo je relativno visoko.
Aşırı yorgunluk nedeniyle geçirdiği kriz sonucu bilimsel çalışmalarına ara vermek zorunda kalır.Zbog slabog vida, morao je napustiti dalji znanstveni rad.
C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.Naknadno pacijenti shvate da je strah pretjeran i bezrazložan.
Ya da aşırı talep varsa fiyatı yükseltir.Ako nema dovoljno ponuda, cijena se povećava.
İlaçların aşırı kullanımı (örneğin - bakterilerde antibiyotik direncine neden olur).Bolest se liječi ovisno o uzroku (antibakterijski lijekovi kod bakterijske upale).
Reşkotan aşireti ile savaşmışlardır ve bu savaş onların dağılmasına neden olmuştur.Zaprijetili su im rušenjem, zbog čega su se ovi vratili.
Şekli ne olursa olsun aşırı güce başvurulması kabul edilemez" dedi.Očito je da rješenje nije postulirati nešto još nevjerojatnije".
Aşırı veya gereksiz küfür kelimeler içeren uygulamalar.Maknite se nepotrebnog i suvišnog hrvatovanja!
"Nymphetamine" sözcüğünün kelime anlamı bir kıza olan aşırı bağımlılıktır.Izraz "utemeljitelj" se može se primjenjivati na više od jedne osobe.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Bezobziran je prema drugima i brine samo o sebi.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.U sljedećim stoljećima, proširila se po cijeloj Europi.
Zaman Lordları (ya da en azından Doktor) aşırı derecede hızlı okuyabilir.U Isusovo doba vrlo malo ljudi je znalo čitati, a još manje pisati (uglavnom pisari i svećenici).
Şavak aşiret ismi son yüzyılda kullanılmıştır.Ime Gromačnik korišteno je još u 13. stoljeću.
Serinletici içecekler içmede de aşırı gidilmemelidir.Nesmije se dodavati razrijeđeni niti nerazrijeđeni alkohola.
Taktik sorunları ile ilgili aşırı görüş ayrılıkları sosyalistlerin birleşmesine yol açtı.Razmjena kritika o načinu vođenja taktike potpuno je posvađala vodeće osobe.
Başlangıçta, şov, Kurt'ün aşırı gösterişli olması üzerine eğilimliydi.Već na samom početku vidjelo se da su Lakersi puno agresivniji.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klima je izrazito suha, a temperature osciliraju od ekstremnih vrućina do sezonskih noćnih hladnoća.
Köyün kökeni, Türkmen Herikli aşiretinden gelmektedir.Herikliler Avşar boyuna mensuptur.Zbog gladi, ljudi su se predali Turijanskoj Hijerarhiji (Turijanci imaju meritokraciju).
Bu iki ordu birleştiler ve Hristyan Arap aşiretlerinin yerel ordularını da takviye olarak aldılar.Također se zalaže za rješenje dviju država i novačenje arapskih kršćana u Izraelske obrambene snage.
Aynı zamanda Asir Bölgesi'nin başkentidir.Ujedno je i glavni grad pokrajine Sindh.
Doğal bitki Örtüsü yönünden bölgeye göre aşırı bir zenginliğe sahiptir.U prijelaznoj zoni nalazi se veće bogatstvo vrsta.
Günümüz Kırıkkale Karakeçili Yörüklerinin Aşiret Yapısı.Sistematizacija danas postojećih sisavaca.
Şubat görüşmesinden önce de Schuschnigg aşırı bir baskı altındaydı.Už pred stretnutím vo februári bol Schuschnigg pod vážnym tlakom.
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Preto ho nie je možné tvárniť za tepla ani za studena.
Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu olduğu belirlendi.Príčinou smrti bolo predávkovanie drogami.
15 asırda ismi geçmektedir.Sú na ňom mená 15 obetí.
Aşiretin bir kısmı da Urfa'da bulunmaktadır.Väčšia časť Núbie sa nachádza v Sudáne.
Moretz ailesini "aşırı derecede Hristiyan" olarak tanımlamaktadır.Svoju rodinu opísala ako "veľmi kresťanskú".
Ailem çok dindar değildi fakat ben aşırı muhafazakardım.Matka nebola veľmi nábožensky založená a tak si na to nepotrpela ani vo výchove.
Merkür'ün yüzeyi aşırı derecede kraterlidir ve görünüm olarak Ay'a benzer.Povrch Merkúru je veľmi starý a je veľmi podobný povrchu Mesiaca.
Aşırı yoksulluğun ve açlığın yok edilmesi.Bolo narušené poľnohospodárstvo a prepukla chudoba a hladomor.
15. asırda ismi geçmektedir.Fifth Avenue si svoj názov zachováva.
Aşiret çatışmasında 3 kişi öldü.Pri stretoch zomreli 3 ľudia.
Halk tıbbında asırlardır müshil olarak kullanılır.V ľudovom liečiteľstve sa používa ako liečivá bylina.
Asırlar boyunca Yemen'deki Yahudilerin nüfusu her zaman az oldu.V Izraeli niekedy v dobe sudcov nastal hlad.
İlgili Sayfalar