asır ile cümle
asır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kocası ilaçlara aşırı bağımlıdır.Her husband is heavily dependent on drugs.
O, gün aşırı bizi ziyaret eder.She visits us every other day.
O, soğuğa aşırı duyarlıdır.She is exceedingly sensitive to the cold.
Gün aşırı dişçiye gider.She goes to the dentist every other day.
Gün aşırı kütüphaneye gider.She goes to the library every other day.
Benden aşırı miktarda para istedi.She asked me for an unreasonable sum of money.
O aşırı dürüst geçinen biridir.She is prudish.
Aşırı şişmanlıktan muzdaribim.I suffer from obesity.
Yüz yıla bir asır denir.A hundred years is called a century.
Gayrimenkulün aşırı pahalı olduğu görüşüne katılıyorum.I agree with the opinion that real estate is overpriced.
Baban nadiren aşırıya kaçar.My father rarely goes to extremes.
Annem gün aşırı banyo yapar.My mother takes a bath every other day.
Annem dişlerini düzelttirmek için gün aşırı diş hekimini ziyaret eder.My mother visits the dentist's every other day to get her teeth fixed.
Aşırı derecede soğuk bir kış yaşadığınızı duydum.I hear that you are having an unusually cold winter.
Bazı oldukça aşırı şeyler yaptığını duyuyorum.I hear you've done some pretty extreme stuff.
Bence stresten aşırı yiyen çok insan vardır.I think there are many who binge eat from stress.
Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates that his father smokes heavily.
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.Being overly generous is his greatest fault.
Aşırı içki içmek, iktidarsızlık nedenlerinden biridir.Excessive drinking is one of the causes of impotence.
Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.Ann is exceedingly fond of chocolate.
Kendini aşırı yorma.Don't overexert yourself.
Et aşırı kızarmıştı.The meat was overfried.
Motor aşırı ısınıyor.The motor overheats.
Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.Binge drinking is harmful for your health.
Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.Dalida died from an overdose of sleeping pills.
Muhabbetin aşırısı yatakta biter.Familiarity breeds contempt and children.
Tom Alaska'nın aşırı soğunu sever.Tom likes the extreme cold of Alaska.
Aşırı para sorunu yaşıyorlar.They're having extreme money problems.
Tom'un işi aşırı stress yaratıyor.Tom's job creates extreme stress.
Aşırı hızın cezası nedir?How much is the fine for speeding?
Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık % 65'i sağlıkları için iyi olmayan aşırı kiloludurlar.About 65% of American adults are overweight, which isn't good for their health.
Aşırı uçlar başkanın karısını kaçırdı.Extremists kidnapped the president's wife.
Aşırıya kaçmadan içki içmek daha iyidir.It's better to drink in moderation.
Sen aşırı iyimser bir kızsın.You're an overly optimistic girl.
Washington'da hava aşırı şekilde soğuktu.It was bitterly cold in Washington.
Hamilton'un fikirleri aşırıydı.Hamilton's ideas were extreme.
Aşırı kişiler müzakere etmeyi reddettiler.The extremists refused to negotiate.
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.The confused mind is the mind that, thinking something over, congeals in one place.
Aşırı yemekten hasta oldu.He fell ill from overeating.
O aşırı dozda kokain aldı.He OD'd on cocaine.
Aşırı derecede yağmur yağmaya başladı.It started raining heavily.
Tipi, aşırı hava koşullarına bir örnektir.A blizzard is an example of extreme weather conditions.
Aşırı yemekten kaçınmalısın.You should avoid binge eating.
Her an aşırı yağmur başlayacak gibi görünüyor. Şemsiye alsan iyi olur.It looks like it will start pouring any second now. Better take an umbrella.
Tom aşırılara gitmeye eğilimlidir.Tom is apt to go to extremes.
Tom, aşırı fiyatlı bir kamera aldı.Tom bought a camera that was over-priced.
İslam yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.
Tom aşırı dozda uyku hapları aldı.Tom took an overdose of sleeping pills.
Tom aşırı dozda uyuşturucudan öldü.Tom died of a drug overdose.
Arkadaşlarımın çoğu, Tom ve Mary'nin aşırı korumacı ebeveynler olduklarını düşünüyorlar.Many of my friends think that Tom and Mary are overprotective parents.
Lütfen aşırıya kaçmayın.Please don't overdo it.
İnternetin aşırı kullanımı tıbbi veya psikiyatrik bir sorun değildir.Excessive use of the Internet is not a medical or psychiatric issue.
O, gün aşırı onu hastanede görmek için gitti.He went to see her in the hospital every other day.
O aşırı miktarda kahve içer.He drinks excessive amounts of coffee.
O aşırı tepki veriyor.He's overreacting.
Bugün aşırı soğuk.Today is fucking cold.
O, gün aşırı balık tutmaya gider.He goes fishing every other day.
Aşırı yüksek sesli müzik onların sohbetini böldü.Extremely loud music interrupted their conversation.
Tom aşırı tepki veriyor.Tom is overreacting.
Tom aşırı etkilenmişti.Tom was super impressed.
İlgili Sayfalar