Ana içeriğe geç
Sözlük

asıl ile cümle

asıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yasaklandığına dair çıkan haberlerin, daha sonra asılsız olduğu ortaya çıkmıştır.والتي تبين لاحقاً عدم صحتها.
"Hendekler Tosun ile aşılıyor".والغرف مفروشة بالسجاد...».
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.كان الهدف الأساسي لهذا الاتحاد تحقيق الاستقلال الوطني التام تنجانيقا.
1919) 1908 - Yousuf Karsh, Ermeni asıllı Kanadalı fotoğrafçı (ö.1908 - يوسف كرش، مصور فوتوغرافي كندي.
Zaten asıl adı "Cemalettin Seber"dir.يُسمي نفسه "سيد أبعاد الرعب".
Mizrahi altı saat sonra şuurunu yitirdi, haham ise iki gün boyunca kanama geçirene kadar asılı kaldı.وفقد مزراحي وعيه بعد ست ساعات من التعذيب في حين أن الحاخام أبقي هناك لمدة يومين حتى أنه تعرض لنزيف دموي.
Asıl hedeflenen alıcı polis birlikleriydi.كان هذا الهدف المُعلن من قِبل قوات التحالف.
Bu iddianın asılsız olduğu anlaşılınca eski eşi Emir Şeyh Hasan tutuklanmayıp bağışlandı.لحسن الحظ، تم تجاهل شهادتها ولم يلق القبض على القس فرانسيس دان.
Carbonell New York'ta Küba asıllı bir Amerikalı olarak doğdu.الظهور في كوبا سود أمريكانا.
İftira, bir kişiye asılsız olarak suç yüklemek anlamına gelir.إنه لجريمة أن يقوم شخص بهجوم غير لائق على رجل.
Bu dönemde şövalyelere cesaret ve kahramanlık öğretilir ve aşılanır.كذلك حظيت الأشعار البطولية، التي تصف إقدام الملوك والأبطال وشجاعتهم، بشعبية جارفة في هذه الفترة.
1978) 1904 - Peter Lorre, Macar asıllı Amerikalı oyuncu (ö.1904 - بيتر لور، ممثل أمريكي.
Hükümetinin asıl görevi Moskova Mütarekesi'ni uygulamaktı.وكان الزعيم التقليدي لهذه الكنيسة بطريرك موسكو.
Hata düzeltme ise hataların bulunması ve asıl, hatasız verinin yeniden oluşturulmasıdır.تصحيح الأخطاء هو اكتشاف الأخطاء وإعادة إنشاء البيانات الأصلية الخالية من الأخطاء.
Ancak, 1993 yılında tekrar yayınlandığında asıl şöhretine kavuşmuş oldu.ومع ذلك، فقد استعادت منذ ذلك الحين وضعها الحر بحلول عام 2014.
Babası (Asıl babası değildir) şehrin belediye başkanıdır.كان والده عمدة هذه القرية.
Filmin asıl çekim yeri Atlanta, Georgia'dır.تم تصوير الفيلم في أتلانتا، جورجيا.
Herkes katilin asıl hedefinin o olduğunu tahmin eder.هناك اكتشف أن الأداء كان صاحب الدعوة الحقيقية.
Bu av sırasında Kürt asıllı bir eşkıya grubunun hücumuna uğradı ve bu baskında öldürüldü.و عندها أخرج الأفعى من علبة لدهن الخنزير حيث كان يختزنها بداخلها.
O yıllarda Ziya Gökalp ile tanışması onu etkilemiş ve Türkçülük fikri kendisine aşılanmıştır.سنوات إسماعيل في السجن يبدو أنها أثرت على عقله.
Basiliscus olasılıkla Balkanlar asıllıdır.كان السكان السلافيون قادرين أيضًا على اختراق عمق البلقان.
Asıl geçim kaynağı kömür madenciliği olan 12. Mıntıka' dan,Dikiş denilen bölgeden gelmektedir.تبدأ القصة في المقاطعة 12 الغنية بمناجم الفحم.
Aslen Selanik asıllı Yahudi kökenli bir aileden gelmektedir.انحدر كوهن من عائلة يهودية الأصل.
Weichs, Anhalt'da Dessau'da, bir ordu Albayının oğlu olarak asil bir ailenin içinde doğdu.ولد فخس في عائلة نبيلة في ديساو في أنهالت، وهو ابن عقيد في الجيش.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.كانت هذه التعليقات متوقعة بالكامل وغير مثيرة للدهشة.
Bu çetin yürüyüş sırasında asilerin ordusuna Avrupa'lı bazı gönüllüler de katıldılar.و كان من هؤلاء المتطوعين بعض المرتزقة الأوروبيين.
Ancak tüm mesafenin koşularak aşılmış olduğu pek makul kabul edilemez.لكن ما هو معروف هو أن توزيع النقاط غير متساوي على جميع الأسئلة.
1971), Türk asıllı Alman oyuncu.1971 - نجاتي شاشماظ، ممثل تركي.
Asıl olan ilk adımdı, gerisi nasıl olsa kendiliğinden gelirdi.وما أن تتخذ تلك الخطوة دَع كل شيء يجري بشكل طبيعى وسيأتي ما تبقى من تلقاء نفسه.
Bu nedenle toplantıda kullanılan asıl kelimeler bilinmemekte.Assim, as palavras exatas usadas na reunião não são conhecidas.
İşte asıl o zaman şaşıracaktır”.E é também um espanto!».
The Notorious B.I.G. ve Heavy D gibi bazı rapçiler, Jamaika asıllıdır.Alguns rappers, como The Notorious B.I.G. e Heavy D, são de ascendência jamaicana.
Asıl adı İsmail'dir.É também conhecida como Ishū (壱州).
Ertesi gün bir helikopter iner ve içinden Küba asıllı Amerikalı CIA ajanı Félix Rodríguez çıkar.No dia seguinte, um helicóptero pousa com o agente cubano-americano da CIA Félix Rodríguez.
Sizin asıl Rabbiniz Rahman (olan Allah)dır; şu halde bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.E o segundo é: Amai (ágape) vosso próximo como a vós mesmos.
Koleraya karşı kullanılan ilk aşılar 1800'lerin sonlarında geliştirildi.As primeiras vacinas usadas contra a cólera foram desenvolvidas no final dos anos de 1800.
Mısır inanışına göre adlar belirledikleri nesnelerin asıl doğasını ifade eder.Na crença egípcia, os nomes expressam a natureza fundamental das coisas a que se referem.
Uri Avnery, yahudi asıllı gazeteci.Uri Avnery, jornalista israelense.
Zaten asıl gereken de onu canlıyken yakalamaktır.Você realmente esperava encontrá-lo vivo?
Asıl kod yapım sırasında kullanılan 50/LDX071Y/01X.O código real utilizado durante a produção foi 50/LDX071Y/01X.
Bu ağaç yasal olarak olmasa da asıl ağacın varisi olarak kabul edilmiştir.Esta árvore é considerada, popularmente se não legalmente, como herdeira completa da árvore original.
Ancak sonunda Aşil başarısız olur, çünkü akıllı kaplumbağa onu sonsuz bir döngüye sürüklemeyi başarmıştır.Por fim, Aquiles fracassa, pois a esperta tartaruga o leva a uma regressão infinita.
2009’da bazı aşılar test edildi.Em 2012, várias vacinas foram submetidas a testes.
Psellos'a göre Eudokia çok asil, güzel ve entelektüel birisiydi.De acordo com Pselo, Eudóxia era nobre, bela e inteligente.
Asıl adı bu değildir.Não é o seu verdadeiro nome.
Asıl olarak böcekçildir.É principalmente insetívoro.
Richard Peter Stanislav Krajicek (6 Aralık 1971, Rotterdam) Çek asıllı Hollandalı ünlü tenisçi.Richard Peter Stanislav Krajicek (6 de dezembro de 1971, Rotterdam) é um ex-tenista profissional neerlandês.
Valentinianus'un odasında asılmış şekilde bulunmasından sonra yeniden sorunlar çıktı.Surgiram de novo problemas, depois de se encontrar Valentiniano enforcado em casa.
Bunlar laboratuvarda geliştirilerek yaygın kullanılan ilk aşılardı.Elas foram as primeiras vacinas feitas em laboratório que foram amplamente utilizadas.
Asıl olarak sabah, öğleden sonra ve gece beslenirler.Alimentam-se preferencialmente de manhã e à tarde.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Seu corpo permaneceu pendurado por três dias e depois foi atirado ao mar.
Üreme döneminde asıl olarak su böcekleri, yumuşakçalar ve kabuklular gibi omurgasız hayvanlar ile beslenir.Ativos à noite, eles se alimentam de insetos, cupins e formigas particularmente voado.
Bu maç sonucu, Nakamura CHAOS'taki asıl lider olarak öne çıkmıştır.Esse novo grupo foi nomeado Chaos com Nakamura como o líder.
Gustave Gilbert Yahudi asıllı Avusturya göçmenlerinin oğlu olarak 1911 yılında New York eyaletinde doğdu.Gustave Gilbert nasceu no estado de Nova York em 1911, filho de imigrantes judeus-austríacos.
Esas, temel, asıl.Muito, muito, muito.
Bob Fosse, bu asıl yapımın koreografisini üstlendi ve tarzı şovla özdeşleştirildi.Bob Fosse coreografou a produção original, e seu estilo é fortemente identificado com o show.
Asıl ağaç 9 Ekim 1942'de uzun süren bir düşüşün ardından yıkıldı.O carvalho original caiu na noite de 9 de outubro de 1942, após um longo período de declínio.
Hatta bir İzmirspor maçında iki gol attı, ancak asıl yeri her zaman sağ bek oldu.Rendeu dois singles: See It like a Baby (disponível apenas por download) e Thankyou Whoever You Are.
15 Mayıs 392 günü II. Valentinianus Galya'daki Vienne şehrinde asılmış halde bulundu.A 15 de maio de 392 Valentiniano II foi encontrado enforcado na sua residência na cidade de Vienne na Gália.
Tarihteki tek İngiliz asıllı papa.Unico Papa Português da História.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod