Ertesi sabah, bir İskoç asilzade olan Lennox ve Fife Baronu Macduff şatoya gelirler.Il mattino dopo arrivano Lennox, un nobile scozzese, e MacDuff, il leale barone di Fife.
Mimarı İtalyan asıllı Francesco Bartolomeo Rastrelli'dir.L'architetto del progetto fu l'italiano Bartolomeo Rastrelli.
Bu yüzden onu, daha mağrur ve asil yaptı."La serviremo con maggior fedeltà e generosità».
Bu yasakların asıl sebeplerinden biridir.È una delle invocazioni basilari.
Yuliya Ratkeviç (16 Temmuz 1985, Minsk), Beyaz Rus asıllı Azeri güreşçi.Yuliya Ratkevich (Minsk, 16 luglio 1985) è una lottatrice bielorussa naturalizzata azera.
Asıl adı Davud’dur.Il suo nome è David.
Asıl ajan ekibi de kandırılmıştır.La squadra detentrice del trofeo era il Ried.
Vincent Elbaz (d.3 Şubat 1971), Fas asıllı Fransız aktördür.Vincent Elbaz (Parigi, 3 febbraio 1971) è un attore francese.
Bruno Pradal (17 Temmuz 1949, Rabat - 19 Mayıs 1992, Orléans), Fas asıllı Fransız aktör.Bruno Pradal (Rabat, 17 luglio 1949 – Saran, 19 maggio 1992) è stato un attore francese.
Asıl adı Olivia Mary de Havilland'tır.Al suo fianco, Olivia de Havilland.
Fakat Anthony van Dyck asıl başarısını eşsiz portreciliğine borçludur.Il suo ritratto fu inciso da Anthony van Dyck per la sua serie di iconografie.
Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı.Questo è uno dei motivi principali per cui, ad esempio, la Germania non fu invitata.
Mahallenin asıl yerlileri yazın gelirler.I due fratelli arriveranno in autunno.
Tamer Hassan (18 Mart 1968, Londra), Kıbrıs Türkü asıllı Britanyalı oyuncu.Tamer Hassan (Londra, 18 marzo 1968) è un attore britannico.
Apu Nahasapeemapetilon The Simpsons'taki Hint asıllı karakter.Apu Nahasapeemapetilon – personaggio del cartone animato I Simpson.
Bir İspanyol asilzadesidir.Si veda creolo spagnolo.
Kendisini ise bazı Gintama eklerinde kendi ismiyle çizer, ancak asıl hikâye içinde görülmez.Viene già usato in questo senso dal Corano: Abbiamo posto veli sui loro cuori cosicché non capiscano.
Derya asıl gerçekle çok acı bir şekilde yüz yüze gelecektir.Il caso si concluderà con una verità dolorosa.
Arno Allan Penzias (26 Nisan 1933, Münih), Alman asıllı Amerikalı fizikçi.Arno Allan Penzias (Monaco di Baviera, 26 aprile 1933) è un fisico statunitense.
Merlin'in asıl görevi Arthur'u korumaktır.La sua missione principale è proteggere Arago.
Reshma Shetty (2 Kasım 1977; Manchester, İngiltere ), Hint asıllı İngiliz-Amerikalı aktristir.Reshma Shetty (Manchester, 2 novembre 1977) è un'attrice inglese di origine indiana.
Asıl yunan güneş tanrısı Helios'dur.L'elio prende il nome dal dio greco del sole, Helios.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Il sisma ebbe luogo a mezzanotte (ora locale).
Marija Naumova ya da sahne adıyla Marie N (23 Haziran 1973, Riga), Rus asıllı Leton şarkıcı.Marija Naumova, nota anche come Marie N. (Riga, 23 giugno 1973), è una cantante lettone di origini russe.
Bir genç asilzade olan Claudiyo sevgilisi Juliet ile nişanlıdır ama nikah töreni gecikmiştir.Claudio, un giovane gentiluomo, è fidanzato con Giulietta, che però rimane incinta prima del matrimonio.
"Jan Miłosz Lisiecki" (23 Mart 1995, Calgary), Kanada doğumlu, Polonya asıllı klasik müzik piyanisti.Jan Miłosz Lisiecki (Calgary, 23 marzo 1995) è un pianista canadese di origine polacca.
Kentlerin asıl gelişmesi sanayi devriminden sonra olmuştur.Il grande sviluppo della città avvenne con la rivoluzione industriale.
İtalyan asıllı Amerikalı mafya lideridir.È stato un potente boss della mafia italo-americana.
Tarihteki tek İngiliz asıllı papa.È l'unica chiesa anglicana della città.
Asıl mezar odaları tonozun altındadır.Le tombe erano sotto tumuli.
1979 - Pakistan Başbakanı Zülfikar Ali Butto, asılarak idam edildi.1979 - Il Presidente pakistano Zulfikar Ali Bhutto viene giustiziato.
Mahkum asılmadan önce bir sehpaya çıkarılır.Appena arrivati si trovano davanti un'impiccagione.
Örneğin isyana destek veren Macar askerler vurulmamış, hepsi asılmıştır.I capi militari che non avevano sostenuto il colpo di Stato vennero giustiziati, molti tramite impiccagione.
Daniel Dae Kim, (4 Ağustos 1968; Busan, Güney Kore) Kore asıllı Amerikalı aktör.Daniel Dae Kim (Pusan, 4 agosto 1968) è un attore sudcoreano naturalizzato statunitense.
Ancak Berlin'i kendi asıl memlektini olarak görüyor.Maria considerò, da allora, gli Stati Uniti come la sua vera patria.
Bu ilk albümün asıl esin kaynağı ise Henry De Vere Stacpoole'un Mavi Lagün romanıdır.Questo è il primo film ad essere tratto dal romanzo La laguna azzurra di Henry De Vere Stacpoole.
Eli Goree (d. ?-?), Siyahi asıllı Kanadalı aktördür.Eli Goree (...) è un attore canadese.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.Altre persone erano intrappolate in quello stesso luogo e avevano bisogno del suo aiuto.
Haddaway (Alexander Nestor Haddaway, 9 Ocak 1965, Trinidad ve Tobago) bir Trinidad asıllı pop şarkıcısıdır.Haddaway, nome completo Alexander Nestor Haddaway (Port of Spain, 9 gennaio 1965), è un cantante trinidadiano.
Asıl yeni olan da budur.In questo sta la novità.
Arketip (Fransızca: archétype); ilk örnek, asıl numune.Fire (???): è il primo personaggio segreto.
Asıl pozisyonu sağ açık olmasına rağmen forvette de oynayabilmektedir.Nonostante l'apparenza giocosa anche lui riesce ad essere serio.
1920 ve 1921 arasında Mondrian’ın çalışmaları asıl ve olgun şekillerine kavuşmaya başlamıştır.A partire dal 1921, i quadri di Mondrian raggiungono una forma "matura".
Bu efsanenin asıl kaynağı Rodoslu Apollonios’un Argonautika adlı yapıtıdır.La principale fonte che ci ha trasmesso questo mito è Le Argonautiche di Apollonio Rodio.
Bu türün asıl soyu, Tayland'da bulunmaktadır.L'unica specie oggi nota di questo genere è stata rinvenuta nella Thailandia.
Ayrıca stereo değil asıl Dolby Surround'dur.Tali elaborazioni audio non appartengono però al decoder Dolby Surround.
Asıl adı Arthur John'dur.Il suo vero nome è John.
Asıl adı Ali'dir.Si chiamava Ali.
Hastalığının asıl sebebi de bir varsayımdır.La principale causa di assenteismo è la malattia.
Asıl tablo (1891).Voce principale: 1891.
Fakat kısa sürede, asıl ilgi alanının edebiyat olduğuna karar verdi.Capì ben presto che la sua vera vocazione era quello dello scrittore.
Bayan Kramer - Sadece Bayan Kramer, işin asıl korkunç tarafı da bu zaten.È pronipote di Angelika Schafferer, a sua volta slittinista di alto livello.
Albüm, Michael Schenker’in grubun asıl elemanı olarak katkıda bulunduğu tek Scorpions albümüdür.Thank You 1 è un album solista di Michael Schenker.
Köyün asıl adının İngiko olduğu sanılmaktatır.Secondo altri l'origine del nome potrebbe essere germanica.
Tomosentez ile bu problem aşılmıştır.Questa si lega a Tommaso.
İspanyol veya Latin asıllılar ise nüfusun 0.84%'üdür.Gli ispanici e i latini erano lo 0,84% della popolazione residente.
1 Ekim 1946'da yapılan karar duruşmasında asılarak idam edilmesine karar verildi.La sentenza di impiccagione venne eseguita nel 1946.
Asıl ismi Almanca olarak Lublin toplama kampıdır.Il nome originale in tedesco del campo era Konzentrationslager Lublin (Campo di concentramento di Lublino).
Uhaa, Nijerya asıllıdır.Popolazioni isolate nel Niger.
16 Kasım 2005) Kanada asıllı Amerikalı kimyager.(Chicago, 16 ottobre 1994) è un cestista statunitense.