Ana içeriğe geç
Sözlük

asıl ile cümle

asıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İmparatorluk günümüzde asıl olarak tapınak mimarisiyle anılmaktadır.El Imperio se recuerda hoy sobre todo por sus templos.
8 Ağustos 1987, Motherwell), Çin asıllı İskoç oyuncu.Motherwell, Escocia; 8 de agosto de 1987) es una actriz escocesa de ascendencia china.
Bunun yanında asılma da yaygın bir idam biçimiydi.El muerto fue otro tema muy frecuente.
Derya asıl gerçekle çok acı bir şekilde yüz yüze gelecektir.Entonces Ella acepta la terrible verdad.
"'Star Wars Asiler' Kanan Karakterinin Tanıtımı"."Star Wars Enciclopedia de Personajes".
Bosna asıllıdır.Tiene ascendencia bosnia.
Anayasaya göre asil ailelere uygulanan ayrıcalıklar sınırlandırıldı.Es elegido según criterios morales entre representantes de las familias nobles.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Esta mañana me he levantado a las once y media (complemento circunstancial).
Bu inşa şeklinin asıl amacı ise sismik sartıntılara karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmasıydı.Su intención era crear una descripción lo más sistemática que se pudiera de tales galerías subterráneas.
1779) 1899 - Paul Julius Reuter, Alman asıllı İngiliz gazeteci ve Reuters Ajansı'nın kurucusu (d.1899: Paul Julius Baron von Reuter, fundador de la agencia de noticias Reuters (n.
Âsîlerin çoğunluğu affedildi.La mayoría de ellos ya han sido demolidos.
Natalia Avelon (29 Mart 1980) Polonya asıllı Alman aktris ve şarkıcıdır.Natalia Avelon (Wroclaw, Polonia, 29 de marzo de 1980) es una actriz y cantante alemana.
Ancak Milan'ın asıl rakibi Inter'dir.El siguiente adversario fue el Inter de Milán.
Yabancı dillerden geçen sözcüklerde de genelde yine asıl dilindeki karşılığındaki vurgu alınır.Es muy usual, al utilizar palabras extranjeras, restringir el significado que tienen en el idioma original.
Türkçeye Frenk dillerden gelen Kanyon adı, kaynağı İspanyolca asıllı olan cañón sözüdür.Por un lado tenemos The Carpet cuya traducción directa al castellano es La Alfombra.
Asıl adı Muhammed'dir.Su verdadero nombre es Mir Muhamed.
157 asıl, 11 geçici maddeden oluşmaktadır.1.50 Servicios actuales dentro del atractivo.
Asıl olarak böcekçildir.Son principalmente insectívoros.
"Öyleyse hangisi asıl karakterdir, gerçek kişiliktir?" diye sorar Jung. "...¿Qué es lo que realmente significa «I am the eggman»?
Sırtında bir nakkare asılıdır ve buna bağlı bir mızrap boynundan aşağıya sarkar.Lógicamente paga por lo que hizo y muere aferrada a un collar de fantasía.
Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir.En 1988, en el extremo norte de la línea fue reabierta y las dos secciones se unieron.
Ticaret kentleri: Şehirde asıl ekonomik faaliyet ticarettir.Sector servicios: El comercio es una actividad que se ha desarrollado enormemente en la ciudad.
Asıl Kazova (Kazabad) kasabası Tokat şehri toprağında yüzelli akçalık bir kazadır.Es la última estación de la Ciudad de Matsuyama en dirección a las ciudades de Iyo y Yawatahama.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.Era también superescalar, pero su gran innovación fue ser "out-of-order".
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Möser fue ahorcado en la prisión de Landsberg en 1948.
Jüpiter ve Satürn'ün atmosferleri asıl olarak hidrojen ve helyumdan oluşur.Los dos más grandes, Júpiter y Saturno, están compuestos principalmente de helio e hidrógeno.
Hakan Yakın (22 Şubat 1977, Basel), Türk asıllı İsviçreli eski futbolcudur.Hakan Yakın (Basilea, Suiza, 22 de febrero de 1977) es un exfutbolista suizo de ascendencia turca.
Canetti’ye göre, insanlık için üzerinde durulması gereken asıl tehlike de budur.Para Canetti pensar era la esencia de vivir.
Şarkının asıl konusu Izzy Stradlin'in Angela Nicoletti ile olan başarısız ilişkisidir.La canción está basada en la relación fallida entre Izzy y su ex-novia Angela Nicoletti.
Çıkan yavrular asıl ev sahibinin yavrularını yuvadan dışarı atar.Los adultos siempre emergen de la pupa del huésped.
Hispanik ve Lübnan asıllıdır.Lenguaje e intuición espacial.
Anselmus asıl ününü ontolojik kanıtlama ile sağlamıştır.Janello creó su propio ecosistema objetual.
Burada asıl amaç kapitalist sistemin üstesinden gelebilmektir.Por supuesto, preconizaban una ruptura total con el sistema capitalista.
Bu engel aşıldıktan sonra Rahula'nın doğumu gerçekleşmiştir.Su sueño se vio truncado cuando nació Simba.
Murat Ülker, Kırım Aluşta asıllıdır.En Mahé, la población está en el borde de la extinción.
Kentte yaşayan Rostov asil ailesi açıklanmıştır.Se presenta entonces a la familia Rostov.
Tabi asıl hedefi Grammy'i kazanmaktı.En suma, ganó el premio Grammy.
Ibrahim Ba, Senegal asıllı Fransız futbolcu.Ibrahim Ba: futbolista senegalés-francés.
1926) 1902 - Max Ophüls, Alman asıllı Fransız sinema yönetmeni ve yazar (ö.1902: Max Ophüls, cineasta alemán.
Bu da çapkının asıl sorununun kendisinde olduğunu göstermektedir.Y será ella el principal problema de la propia hermana.
TANU'nun asıl amacı, Tanganika'nın bağımsızlığı için savaşmaktı.La meta principal del UPA era alcanzar la independencia de Ucrania.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Si tiene niños en casa hay que cuidarlos de animales que tengan esta enfermedad.
Bununla birlikte, başka yorumları da bulunmaktadır ve sözcüğün asıl anlamı belli değildir. ^ Chalmers, Robert.Pero las cosas no son nunca lo que parecen.​ Intérpretes: Lina Morgan..
Martina Hingis, Slovak asıllı İsviçreli grand slam şampiyonu tenisçi.1980: Martina Hingis, tenista eslovaco-suiza.
Barney ise onu durdurur ve ona asıl hikâyeyi anlatmasını söyler.Bart le pregunta por qué, y el Abuelo comienza a contarle la historia.
Yahudi asıllı bir oyuncudur.Es judía no practicante.
Annesi Fransız asıllı bir ABD vatandaşı, babası ise Filipinlidir.Su padre es de origen estadounidense, mientras que su madre es filipina.
Sanaa Hamri (Arapça: سناء حمري), Fas asıllı Amerikalı video klip ve film yönetmeni.Sanaa Hamri: directora marroquí de música y vídeo.
Burada asıl büyük patlamayı gerçekleştirdi ve herkesin tanıdığı bir isim oldu.Es la explotación original que dio nombre a todo el conjunto.
İklim değişikliğinin asıl nedeni küresel ısınmadır.El clima de Chile está cambiando debido al calentamiento global.
1990) 1922 - Yma Sumac, Peru asıllı Amerikalı soprano (ö.1922: Yma Sumac, soprano peruana (f.
Misk öküzleri asıl olarak Kuzey Amerika'nın Arktik bölgelerinde ve Grönland'da yaşar.Este falaropo habita en las regiones árticas de Norteamérica y Eurasia.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Esto se deriva del punto previo.)
Asıl ününü 1960'lı yıllarda Fransa'da yaptı.Ella comunicó su identidad verdadera en los años 70.
Asıl gayesi de bu değildi.Esa no fue mi verdadera intención...
Kilisenin asıl girişi toprak altındadır.La puerta de acceso se encuentra en el interior de la iglesia.
Asıl adı Zekerhacılı'dır.De ahí el nombre de humilladero.
Fakat bu toprakların asıl kime ait oldukları hakkında tartışmalar vardır.Se supone que está en disputa cual es el origen de esta provincia.
Simyacıların asıl amacı felsefe taşını bulmaktır.Se supone que contiene los lineamientos para crear la Piedra filosofal.
Asıl patlamayı ise 1986-87 sezonunda yaptı.La misma tendencia se repite en la temporada 1986-87.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
asıl ile cümle - Sayfa 38 - asıl kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App