asılı ile cümle

asılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.Zdržite še malo in našli boste vsemogoče rešitve.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.Γι' αυτό λοιπόν κρατηθείτε εκεί, και θα βρείτε μερικές πολύ ιδιαίτερες λύσεις.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.Така че дръжте се там, и ще достигнете до някои много специфични решения.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.Так что - держитесь и вы придёте к неожиданным решениям.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.Так що - тримайтеся і ви дійдете до несподіваних рішень.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.אז תחזיקו מעמד, ותוכלו להגיע לפתרונות יחודיים ביותר.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.لذا أنتظر هناك، وستخرج ببعض الحلول الغريبة جداً.
Orada asılı haldeyken oldukça tuhaf bazı çözümler bulursunuz.想像力に富んだ解決策が思い浮かぶものです 2つ、ちゅうちょしないこと
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.이 나무들은 상층부에 있는 공중정원 생태계를 구성하는 기본 요소일 뿐이죠.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.Podniebnego labiryntu istniejącego w ich koronach.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.שעצים אלו מהוים מצע בלבד עבור המבוך האוירי המתקיים בשמי צמרותיהם.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.تمثل لديه هذه الأشجار مجرّد ركيزة المتاهة الهوائية التي تقع في قممها.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.死に直面しているということなのです 本当に心が痛みます
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Bạn càng đạp mạnh, lực sinh ra càng lớn và xe tăng tốc càng nhanh.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Cuanto más fuerte se empujan los pedales, mayor es la fuerza y más rápido se acelera.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Cu cât impingeţi mai tare pedalele, cu atât forţa e mai mare şi acceleraţia creşte.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Hoe harder je duwt, hoe groter de kracht en hoe sneller je versnelt.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Im większy nacisk na pedały, tym większa siła i tym szybsze przyspieszenie.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.여러분이 페달을 더 세게 밟을수록, 가해지는 힘은 더 세질 것이고 가속도는 더욱 커질 것입니다.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Più forse si spinge sui pedali, maggiore è la forza e più veloce è l'accelerazione.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Plus vous appuyez sur les pédales, plus la force est grande et plus vous accélérez.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Quanto maior for a força exercida nos pedais, maior é a força e mais depressa aceleramos.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Tretet ihr stärker in die Pedale, erhöht sich die Beschleunigung.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Όσο πιο πολύ σπρώχνεις, τόση περισσότερη δύναμη βάζεις και τόσο πιο γρήγορα επιταχύνεις.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Колкото по-силно натискате надолу върху педалите, толкова по-голяма е силата и толкова по-бързо ускорявате.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Чем сильнее вы их крутите, тем больше прикладываемая сила, и тем больше ускорение.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.Чим сильніше ви тиснете на педалі, тим більша сила і тим швидше ви рухаєтеся.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.כמה שתלחצו חזק יותר על הפדלים, הכוח יגדל ותאיצו מהר יותר.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.فكلما ضغط بقوة أكبر على الدواسات كلما كانت القوة الناتجة المؤثرة في الحركة أكبر و التسارع أكثر
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.より早く加速することができます では最後の質問です
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Acum", a spus voce, ca o piatră treia curbat în sus şi atârnat în aer de deasupra tramp.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Agora", disse a voz, como uma pedra terceira curva para cima e pairava no ar acima da vagabundo.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Bây giờ," Tiếng nói, như một hòn đá thứ ba cong trở lên và treo trong không khí phía trên
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."지금,"삼분의 일 돌이 상향 곡선으로 목소리가 말했다 위의 공중에 매달려
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Most," mondta a hang, mint harmadik kő ívelt felfelé lógott a levegőben felett csavargó.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nun", sagte die Stimme, als dritte Stein nach oben gekrümmt und hing in der Luft über dem
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nu", sa rösten, som en tredje sten böjd uppåt och hängde i luften ovanför
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nu," zei de stem, als een derde steen omhoog gebogen en hing in de lucht boven de zwerver.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Nyt", sanoi ääni, sillä kolmasosa kiven kaareva ylöspäin ja roikkumaan ilmaan yläpuolella kulkuri.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Ora", disse la voce, come una pietra terza curva verso l'alto e appese in aria al di sopra del vagabondo.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Teď," řekl hlas, jako třetí kámen zakřivený nahoru a visel ve vzduchu nad tramp.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Teraz," povedal hlas, ako tretí kameň zakrivený hore a visel vo vzduchu nad tramp.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Teraz", powiedział głos, jako trzeci kamień wygięte w górę i zawisł w powietrzu nad tramp.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Zdaj," je rekel glas, kot tretji kamen ukrivljen navzgor in visela v zraku nad prosti plovbi.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Тепер," сказав Голос, як третій камінь вигнутими вгору і висіли в повітрі над бродяга.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."Теперь," сказал Голос, как третий камень изогнутыми вверх и висели в воздухе над бродяга.
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri."الآن" ، وقال صوت ، بوصفها حجر third المنحني التصاعدي ومعلقة في الهواء فوق
"Şimdi," üçüncü bir taş yukarı doğru kavisli Ses dedi ve yukarıda havada asılı serseri.放浪者。 "私は想像力ですか?"
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.A minha mente estava agora suspensa entre dois planos opostos da realidade.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Dan pikiran saya saat itu terperangkap di antara dua bentuk kenyataan yang berlawanan.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.En nu verkeerde ik tussen twee heel uiteenlopende realiteiten.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.És az elmém két teljesen ellentétes valóság között rekedt.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.j'ai dit adieu à ma vie.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.매달려 있었어요. 감각 시스템을 통해 들어오는 자극은
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Má mysl stála nehybně mezi dvěmi protilehlými stranami reality.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Min hjärna var nu fast mellan två helt motsatta verkligheter.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Moj um se je ujel med dve nasprotni ravni realnosti.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Mój umysł wisiał między dwiema rzeczywistościami.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Og mit sind var nu hængt op mellem to meget modsatte niveauer af virkeligheden.
Şimdi zihnim, birbirinden çok farklı iki gerçeklik durumu arasında asılı kalmıştı.Și acum mintea mea era suspendată între două planuri ale realității foarte diferite.

İlgili Sayfalar