Ana içeriğe geç
Sözlük

ası ile cümle

ası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Saati duvara asın.Fix the clock on the wall.
Bir amino asit nedir?What's an amino acid?
Sizin eleştiriniz asılsızdır.Your criticism is unfounded.
Homeopatik tıpta doz aşımı yapamazsınız.You can't overdose on homeopathic medicine.
Her ikimiz de onların aşıklarıyız.We are both their lovers.
Maşuğa aşığım.I love the beloved.
Sülfürik asitin tuzları, sülfatlar olarak adlandırılır.The salts of sulfuric acid are called sulfates.
Salisilik asit, bir organik bileşiktir.Salicylic acid is an organic compound.
Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
Onları asidin içinde eritmem.I don't dissolve them in acid.
Her zaman aşırı stresliyim.I'm always stressed out.
Tom'un üç ası vardı.Tom had three aces.
Tom'un dört ası vardı.Tom had four aces.
Bira en azından aşırıya kaçmadan gerçekten çok sağlıksız değildir.Beer is not really so unhealthy, at least in moderation.
O şüpheler asılsızdı.Those suspicions were unfounded.
Biz aşırı derecede şaşırmıştık.We were astounded.
Tom diş asistanıydı.Tom was a dental assistant.
Tom'un üç asistanı vardı.Tom had three assistants.
Onlar bu civarda bir sürü aşırı hız yapan sürücüleri yakalarlar.They catch a lot of speeders around here.
Bu içeceğin tadı biraz aşina.This drink tastes somewhat familiar.
Onu ilk gördüğümde Tom'a aşık oldum.I fell in love with Tom the first time I saw him.
Tom'a aşık oldum.I fell in love with Tom.
Asıl meseleyi sakın unutma.Never forget what matters.
Asıl önemli olanı asla unutma.Never forget what matters.
Tom asında Mary'nin onunla çıkacağını düşündü.Tom actually thought Mary would go out with him.
Ben Tom'a aşığım.I'm in love with Tom.
Aşırı derecede şaşırmıştım.I was astounded.
Tom aşırı strese girmiş.Tom is stressed out.
Onun burnu aşırı derecede büyük.Her nose is abnormally large.
Ona aşık oldum.I had a crush on her.
Ona sırılsıklam aşık oldu.She was head over heels for him.
Aşırı yüklenmiş güç panoları bir yangın tehlikesi olabilir.Overloaded power boards can be a fire hazard.
Bir erkek bana karşı nazikse, hemen ona aşık olurum.If a man is kind to me, I instantly fall in love with him.
Ona aşık olmuş gibi görünüyordu.She seemed to be in love with him.
O, ona aşık olduğunu söyledi.She said she was in love with him.
Tom ve Mary gizlice birbirlerine aşıklar.Tom and Mary are secretly in love with each other.
Birçok kişi, Tom ve Mary'nin birbirlerine gizlice aşık olduklarına inanıyor.Many people believe that Tom and Mary are secretly in love with each other.
Onun eski erkek arkadaşı aşırı sahiplenici ve agresifti.Her ex-boyfriend was very possessive and confrontational.
O bir hemşire asistanı olarak uzun saatler çalıştı.She worked long hours as a nursing assistant.
Tom tanıştığı her güzel kıza aşık olur.Tom falls in love with every beautiful girl he meets.
İddialar tamamen asılsız.The allegations are completely unfounded.
Tom şimdi Mary'nin asistanı.Tom is now Mary's assistant.
Eh, bizim aramızda bir asimiz var gibi görünüyor.Seems we've got a rebel in our midst, eh?
Aşırı balık avlama büyük bir sorundur.Overfishing is a major problem.
O senin annene deli gibi aşık oldu.He was smitten with your mother.
"Kız kardeşim sana aşık." "Ne?""My sister is in love with you." "What?"
Erkek kardeşim sana aşık.My brother is in love with you.
Tom tutkuyla aşıktı ona.Tom was passionately in love with her.
Onun talepleri aşırı.Her demands are excessive.
Kendisine söylemediğin sürece ona aşık olduğunu bilmeyecek.She won't know that you love her unless you tell her.
Tom Mary'ye delicesine aşık oldu.Tom developed an infatuation with Mary.
Oteldeki resepsiyonist asık suratlıydı ve hiç de arkadaş canlısı değildi.The receptionist at the hotel was surly and not at all friendly.
Dün asit yağmurlarıyla ilgili bir makale okudum.Yesterday I read an article about acid rain.
O utangaç, güvensiz, aşırı duyarlı bir kız.She is a shy, insecure, overly sensitive girl.
Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.This land was expropriated from its original owner decades ago.
Tom aşık olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what it's like to be in love.
Tom aşırı dozda uyku haplarından öldü.Tom died from an overdose of sleeping pills.
Ben o konuda aşırı derecede endişeli değilim.I'm not overly concerned about that.
Sanırım Tom aşırı derecede iyimser.I think Tom is overly optimistic.
Aşırı nüfus büyük bir sorundur.Overpopulation is a big concern.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod