Ana içeriğe geç
Sözlük

ası ile cümle

ası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un bana aşık olduğunu düşünüyorum.I think Tom is in love with me.
Tom ve Mary köpek aşıklarıdır, ve köpeklerine ayda bir bakım yaptırırlar.Tom and Mary are dog lovers, and have their pooch groomed once a month.
Tom bana onun asistanı olduğunu söylüyor.Tom tells me you're his assistant.
Bana Tom'a aşık olmamı söyleme.Don't tell me you have a crush on Tom.
Tom'a asistanım olabileceğini söyledim.I told Tom he could be my assistant.
Bana Tom'a aşık olduğunu söyleme.Don't tell me you've got a crush on Tom.
Bana aşık olmanın nasıl bir duygu olduğunu söyle.Tell me what it feels like to be in love.
Jean Reno'ya aşığım.I'm in love with Jean Reno.
Umarım aşırı şık giyinmemişimdir.I hope I'm not overdressed.
Sen aşıksın değil mi? Bunu görebiliyorum.You're in love, aren't you? I can see it.
Ahlefeld'in asil Kontesi kızardı ve beti benzi attı.The noble Countess of Ahlefeld blushed and grew pale.
Koluna biraz batarya asidi döktüğümde en iyi gömleklerimden birini mahvettim.I ruined one of my best shirts when I spilled some battery acid on the sleeve.
Tom ne kadar zamandır sana aşık?How long has Tom been in love with you?
Polis, göstericileri tutuklarken aşırı güç kullandığı gerekçesiyle suçlandı.The police were accused of having used excessive force when arresting the demonstrators.
O, komşusuna âşık ve onunla evlenmek istiyor.He is in love with his neighbor and wants to marry her.
Pazar aşırı doymuş.The market is over-saturated.
Sen yeni asistan mısın?Are you the new assistant?
Belki yeni bir asistana ihtiyacım var.Maybe I need a new assistant.
Yeni bir asistan aradığını duyuyorum.I hear you're looking for a new assistant.
Yeni bir aşının test edildiğini anlıyorum.I understand a new vaccine is being tested.
O, asit şişesini su zannetti ve onu içti.He mistook the bottle of acid for water and drank it.
Senin lastiklerin aşınmış.Your tyres are worn.
10.5 litre nitrik aside deney için ihtiyacı vardı.She needed 10.5 liters of nitric acid for the experiment.
Mary 8.sınıftan beri Tom'a aşık.Mary has been in love with Tom since the 8th grade.
Başka birine aşık oldum.I've fallen in love with somebody else.
Hemşire, hastasına aşık oldu.The nurse fell in love with her patient.
Hemşire hastalarından birine aşık oldu.The nurse fell in love with one of her patients.
Tom Mary'nin duvarda asılı bir resmini gördü.Tom saw a picture of Mary hanging on the wall.
Mary resmi baş aşağı asınca Tom sinirlendi.Tom got angry when Mary hung the picture upside down.
Biz aşık olduk.We fell in love.
Tom her zaman sana aşıktı.Tom has always had a big crush on you.
Tom kartı döndürdü ve onun maça ası olduğunu gördü.Tom flipped over the card and saw that it was the ace of spades.
Senin bana aşık olduğunu biliyorum.I know you're in love with me.
Sanırım Tom sana aşık.I think Tom has a little crush on you.
Tom'a aşık olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm in love with Tom.
Aşırı duygusal olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm overemotional.
Çok aşırı uğraşıyorsun.You try too hard.
Ben aşığım. Onun adı Tom.I'm in love. His name is Tom.
Ben aşığım. Onun adı Mary.I'm in love. Her name is Mary.
Ben birine aşık olmak istedim ama olmadı.I wanted to fall in love with someone, but it didn't happen.
Onlar aşık.They're in ecstasy.
Ben aşığım.I'm in ecstasy.
O kadın sana delicesine aşık.That woman is infatuated with you.
Tom'a aşıksın gibi görünüyorsun.You seem to have a crush on Tom.
Tom'a aşıksın, değil mi?You have a crush on Tom, don't you?
Son derece aşina görünüyorsun.You look awfully familiar.
Hiç aşık olmadın, değil mi?You've never been in love, have you?
Haddini aşıyorsun.You are in over your head.
Çizmeyi aşıyorsun.You are in over your head.
Onlar yeni bir aşı üzerinde çalışıyorlar.They've been working on a new vaccine.
Yaşam yalnızca basit kimyanın aşırı ifadesidir.Life is just the extreme expression of common chemistry.
O asil kalplidir.He is noble of heart.
İki aşık, birbirlerini sonsuza kadar sevmeye and içtiler.The two lovers swore to love each other for eternity.
Bizim dünkü kimya dersimiz asitler ve bazların seyreltilmesi hakkındaydı.Our chemistry lesson yesterday was about dilution of acids and bases.
Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.There's one law for the rich, and another for the poor.
Gerçek şu ki o zaten aşıktı.The truth was that he was already in love.
Prenses bir Elf prensine aşık oldu.The princess fell in love with an Elven prince.
Tom'a aşık mıydın?Were you in love with Tom?
Narcissus sudaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in the water.
Narcissus kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod