Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Wir sehnen uns danach, bei dem Musiker zu sein, am Tag der Aufnahme, am Tag, als es gespielt wurde.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Мы хотим оказаться в зале с музыкантом в день, когда это было записано, в день, когда это было сыграно.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Ние желаем да сме в стаята с музиканта, в деня, когато музиката е записна, в деня, когато e изсвирена.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.אנו משתוקקים לשהות בחדר עם המוזיקאים ביום ההקלטה, ביום בו המוזיקה נוגנה.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.نشتاق لنكون فى نفس القاعة مع العازفين يوم أن سجلت و عزفت مقطوعاتهم.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.録音された日、演奏された日に居合わせたいと願っています。 私たちは生演奏のコンサートに行くし、できるだけ行くといいのです。
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.A kik pedig Krisztuséi, a testet megfeszítették indulataival és kívánságaival együtt.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Albowiem którzy są Chrystusowi, ciało swoje ukrzyżowali z namiętnościami i z pożądliwościami.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.A tí, ktorí sú Kristovi, ukrižovali svoje telo s jeho vášňami a žiadosťami.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Cei ce sînt ai lui Hristos Isus, şi-au răstignit firea pămîntească împreună cu patimile şi poftele ei.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Ceux qui sont à Jésus Christ ont crucifié la chair avec ses passions et ses désirs.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.E os que são de Cristo Jesus crucificaram a carne com as suas paixões e concupiscências.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Ja ne, jotka ovat Kristuksen Jeesuksen omat, ovat ristiinnaulinneet lihansa himoineen ja haluineen.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Kateri so pa Kristusovi Jezusovi, so meso na križ razpeli s slami in željami.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.그리스도 예수의 사람들은 육체와 함께 그 정과 욕심을 십자가에 못 박았느니라
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.men de, som høre Kristus Jesus til, have korsfæstet Kødet med dets Lidenskaber og Begæringer.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Men de som hører Kristus Jesus til, har korsfestet kjødet med dets lyster og begjæringer.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Nebo kteříž jsou Kristovi, tiť jsou tělo své ukřižovali s vášněmi a s žádostmi.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Och de som höra Kristus Jesus till hava korsfäst sitt kött tillika med dess lustar och begärelser.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Ora quelli che sono di Cristo Gesù hanno crocifisso la loro carne con le sue passioni e i suoi desideri
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.porque los que son de Cristo Jesús han crucificado la carne con sus pasiones y deseos
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Welche aber Christo angehören, die kreuzigen ihr Fleisch samt den Lüsten und Begierden.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Οσοι δε ειναι του Χριστου εσταυρωσαν την σαρκα ομου με τα παθη και τας επιθυμιας.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.А которі Христові, ті розняли тіло з страстьми і хотїннем.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.А тоя, който се поучава в Божието слово, нека прави участник във всичките си блага този, който го учи.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.Но те, которые Христовы, распяли плоть со страстями и похотями.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.ואשר הם למשיח צלבו את בשרם עם כל תשוקתיו ותאותיו׃
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.ولكن الذين هم للمسيح قد صلبوا الجسد مع الاهواء والشهوات.
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.凡 屬 基 督 耶 穌 的 人 、 是 已 經 把 肉 體 、 連 肉 體 的 邪 情 私 慾 、 同 釘 在 十 字 架 上 了
Mesih İsaya ait olanlar, benliği, tutku ve arzularıyla birlikte çarmıha germişlerdir.凡 屬 基督 耶穌 的 人 、 是 已 經把 肉體 、 連肉體 的 邪情 私慾 、 同釘 在 十字架 上了
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.•Â"¶ ž"ß"æ"¤"Æ"µ"Ä"¢"Ü"· B ‹â‰Íƒtƒ@ƒ~ƒŠ ["Ì"¶ Ý"ÌŠJަ"Í A "êˆÈ"O"Å"Í"È"¢"Æ"µ"Ä"à A 1947"N"É"Ü"Å"k"é
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.Es ist ihr Bestreben uns unwissend zu halten bezüglich dessen, was die Realität ist.
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.Mais, savez-vous quoi ? Tout cela est en train de changer.
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.Zoals jullie ben ik ook blootgesteld aan valse geloofstelsels die uit onze kerk komen en van regeringsleiders.
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.Они хотят держать нас в неведении насчет реальности.
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.L'amoureux parle un autre langage émotionnel et moral que l' homme bourgeois typique
Ortalama burjuva insanin icini yakan, onu saskina ceviren arzulari yoktur.Porque el enamorado habla un distinto lenguaje moral y emocional el típico hombre burgués habla
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Also: "Ich springe an, ich wecke mein Verlangen, ich wache auf wenn ..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Así que me excito cuando, dirijo a mis deseos, me avivo cuando...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...A zatem "podniecam się, kiedy...", "włączam pożądanie, przebudzam się, kiedy..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Deci, mă aprind atunci când, îmi pornesc dorinţele, mă trezesc atunci când...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Donc, je suis excité quand, j'enflamme mes désirs, je me réveille quand...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Dus "ik wind mezelf op als ik", "ik verlang", "ik word wakker als..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Então, "eu fico excitada quando..." "eu ativo meus desejos"; "eu acordo quando..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Joten: saan itseni innostumaan, kun... Saan itseni haluamaan, saan itseni herämään, kun...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...내가 나를 흥분시킬 때는, 내가 내 욕구를 불러일으킬 때는, 내가 깨어날 때는...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Quindi mi eccito quando, si accendono i miei desideri, mi sveglio quando ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Så; "jag går igång på...", "Jag tänder...", "Jag vaknar till av...".
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Så man bør spørge: "jeg tænder mig selv, når..." "jeg tænder for mit begær, jeg vågner, når ..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Sama sebe vzburim, ko ... Prižgem svoje poželenje, zbudim se, ko ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Takže, rozvášním se, když... Roztoužím se, procitnu, když...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Tehát akkor kapcsolok be, akkor indulok be, akkor ébredek fel, amikor...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Vì thế tôi hưng phấn khi, Tôi cảm nhận được cảm giác khao khát, tôi thức tỉnh khi....
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Γι' αυτό ερεθίζομαι όταν, επιθυμώ, ξυπνάω όταν ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Значи, възбуждам се когато, включвам желанията си, събуждам се когато ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Итак, "я возбуждаюсь, во мне пробуждаются желания, я просыпаюсь, когда..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...Так от, я збуджуюсь, коли... я відчуваю бажання, я прокидаюсь, коли...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...אז "אני מדליקה את עצמי כאשר..." "אני מדליקה את תשוקותי, את מתעוררת כאשר..."
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...لذلك أشغل نفسي عندما، أحول رغباتي ، أستيقظ عندما ...
Öyle ise ne zaman tahrik olurum, arzularım ne olduğunda uyanır...欲望に気づき目覚めるのはこんな時で・・・ という話をするのです 愛情と欲望における矛盾について