Ana içeriğe geç
Sözlük

arzu ile cümle

arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
HEMŞİRE Eğer o, efendim, sizinle bazı güven arzusu.ベンヴォリオ彼女はいくつかの夕食に彼を起訴する。
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Altijd is er erotische ruis, ik herken mezelf niet zonder een opwellend verlangen.
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Întotdeauna acel murmur erotic, cu greu sunt eu însumi dacă nu mă aflu într-o stare de dorinţă incipientă.
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Sempre quel mormorio erotico, sono a malapena me stesso se non in uno stato di desiderio incipiente.
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Siempre, ese murmullo erótico, no me reconozco si no estoy en un estado de incipiente deseo.
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Винаги това еротично мърморене, едва съм самият себе си, ако не съм в състояние на начеваща страст.
Hep o erotik mırıltı Ben, ben değilim eğer yeni başlayan bir arzu hali içinde değilsem.Этот постоянный эротический шепот, я почти не я, если я не нахожусь в состоянии зарождающегося желания.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale jeden každý pokoušín bývá, od svých vlastních žádostí jsa zachvacován a oklamáván.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale każdy bywa kuszony, gdy od swoich własnych pożądliwości bywa pociągniony i przynęcony.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ale každý je pokúšaný od svojej žiadosti, vyvlačovaný a vábený,
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Cada um, porém, é tentado, quando atraído e engodado pela sua própria concupiscência;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ciascuno piuttosto è tentato dalla propria concupiscenza che lo attrae e lo seduce
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Ci fiecare este ispitit, cînd este atras de pofta lui însuş şi momit.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Hanem mindenki kísértetik, a mikor vonja és édesgeti a tulajdon kívánsága.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Het zijn uw eigen slechte verlangens die u in verleiding brengen.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.오직 각 사람이 시험을 받는 것은 자기 욕심에 끌려 미혹됨이니
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Mais chacun est tenté quand il est attiré et amorcé par sa propre convoitise.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.men enhver fristes,når han drages og lokkes af sin egen Begæring;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Men hver fristes idet han drages og lokkes av sin egen lyst;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nej, närhelst någon frestas, så är det av sin egen begärelse som han drages och lockas.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nhưng mỗi người bị cám dỗ khi mắc tư dục xui giục mình.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Nhưng mỗi người bị cám_dỗ khi mắc tư dục xui_giục mình .
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Pero cada uno es tentado cuando es arrastrado y seducido por su propia pasión
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Sleherni pa je izkušan, ko ga lastne želje vlečejo in vabijo;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Sondern ein jeglicher wird versucht, wenn er von seiner eigenen Lust gereizt und gelockt wird.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Tetapi orang tergoda kalau ia ditarik dan dipikat oleh keinginannya sendiri yang jahat
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Vaan jokaista kiusaa hänen oma himonsa, joka häntä vetää ja houkuttelee;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Πειραζεται δε εκαστος υπο της ιδιας αυτου επιθυμιας, παρασυρομενος και δελεαζομενος.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.Кожен же спокушуєть ся, надившись і лестившись похоттю своєю.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.но каждый искушается, увлекаясь и обольщаясь собственною похотью;
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.כי אם ינסה כל איש בתאות נפשו אשר תסיתהו ותפתהו׃
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.ولكن كل واحد يجرّب اذا انجذب وانخدع من شهوته.
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.但 各 人 被 試 探 、 乃 是 被 自 己 的 私 慾 牽 引 誘 惑 的
Herkes kendi arzularıyla sürüklenip aldanarak ayartılır.但 各 人 被 試探 、 乃是 被 自己 的 私慾牽 引誘惑的
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.De ettől függetlenül, nemcsak a hollandoknak, de mindenkinek igénye van a hitelesre.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Desondanks heeft iedereen, niet alleen de Nederlanders, dit verlangen naar het authentieke.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Însă, nu numai olandezii, ci toți oamenii au această dorință pentru autentic.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Jednak nie tylko Holendrzy, ale wszyscy pragniemy autentyczności.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.그러나 그럼에도 불구하고 그들 네덜란드인 뿐 아니라 우리 모두는 진정성에 대한 갈망이 있습니다
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Mais malgré tout, pas seulement les hollandais, mais tout le monde a ce désir d'authenticité.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Nonostante ciò, non solo gli Olandesi, tutti quanti hanno il desiderio di autenticità.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Trotz allem haben nicht nur die Niederländer, sondern jeder das Bedürfnis nach Authentizität.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Tuy nhiên, không chỉ người Hà Lan, mà ai ai cũng đều mong muốn tính chân thực.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Αλλά, πέρα από αυτό, όχι μόνο οι Ολλανδοί, αλλά όλοι επιθυμούν το αυθεντικό.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Но въпреки това не само холандците, а всеки има този копнеж към автентичното.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.Тем не менее, не только голландцы, а все мечтают получить настоящее.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.אבל לא מדובר רק בהולנדים: לכולם יש תשוקה כזו לאותנטיות.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.لكن ومع ذلك، ليس فقط الهولنديون، لكن لدى كل شخص الرغبة في الأصالة.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.全ての人は「本物」への欲求があるのです そこで「本物」は
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Geen ontwaakte zal politicus worden, omdat hij er niet naar verlangt zijn ego te vervullen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ingen uppvaknad person kommer att bli politiker, därför han har ingen önskan att tillfredsställa sitt ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Kein erwachter Mensch wird ein Politiker, weil er kein Verlangen hat, sein Ego zu befriedigen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ninguna persona despierta será un político, porque él no tiene el deseo de satisfacer su ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Κανένα αφυπνισμένο άτομο δεν θα γινόταν πολιτικός , επειδή δεν έχει καμία επιθυμία να εκπληρώσει το εγώ του.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.政治家にはならない なぜなら 彼には自分のエゴを 満たそうという欲がない
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Câu chuyện có thể vươn tới những tham vọng lạ lùng của ta.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Diese Geschichte kann bis in verworrene Begierden dringen.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.Egy történet elér homályos vágyakat is.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.El relato puede tocar deseos recónditos.
Hikaye anlaşılmaz arzulara ulaşabilir.La storia può estendersi penetrando desideri oscuri.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod