arzu ile cümle
arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yapılan seçimlerde ülke nüfusunun %12'si bu arzuyu taşıyan partilere oy vermiştir.S tem patentom je volilno pravico imelo le 12 % vsega prebivalstva.
Hinayana okulu arzularımızın en zayıf köklerini bile ortadan kaldırmamız gerektiğini vurgular.Hinajanos mokykla pabrėžia, kad turėtumėme išrauti savo troškimų šaknis.
En bütük arzusu son dönem İtalyan mimari akımları ile Moskova Baroğu stillerinin bir araya getirmek idi.Jis troško naujausias italų architektūros tradicijas suderinti su maskvietiško baroko stiliumi.
Birçoğu dünyamızın nasıl bu duruma geldiğini anlamayı arzular.Jis dažnai nužengdavo į žemę, kad sužinotų, kaip gyvena žmonės.
Okul zordu ama bitirmeyi çok arzu ediyordum.Labai norėjo mokytis, tačiau į gimnaziją stoti buvo per vėlu ir brangu.
Arzu ettiklerine ulaşamadan 7 Kasım 1992 tarihinde trafik kazası sonucu öldü.Žuvo 1992 m. lapkričio 7 d. per autoavariją.
Mevcut başkanı Arzu Çerkezoğlu'dur.Dabartinis federacijos prezidentas yra Aivar Pohlak.
Bu arzu kaba görünebilir, bilimsel de olabilir.Nepilnoji indukcija gali būti populiarioji arba mokslinė.
Ancak, bazen bunun aksi arzu edilir.Tačiau dažniau daroma kitaip.
Birlik içinde sana hizmet etmek istiyoruz, Bu bizim kalbimizin en ateşli arzusudur.Tu tiek drąsių svajonių palydėjus - Būk mūsų širdyse tyra versme.
Sen onu arzuluyordun...Tema soov täideti. ...
Bu arada şunu da zikretmeyi arzu ederdim.Aug.: Ma tahaksin, et sa vastaksid ka sellele.
Ben de arzu ediyorum ki her Türk insanı, bir Türkiye olsun.Türklastena võidakse käsitleda ka kõiki Türgi Vabariigi elanikke.
Son arzusu ise buraya gömülmekti.Viimasesse on ta ka maetud.
Sapma, uygunluğun daha çok arzu edilmesini sağlar.Liigsöömist seostatakse ka sooviga olla täiuslik.
Ne istiyoruz, ne arzuluyoruz?Kuidas ikkagi saada seda, mida tahad?
Arzu edilmeyen işaretlere de kaynaklık yapmaktadır.Värvus tekib vastavalt neelamata jäänud lainepikkustele.
Sanki erkekler yabancıları arzulamazmış gibi.Ent see kõik tähendab, et ei saa armastada võõraid.
Ancak, bazen bunun aksi arzu edilir.Mitteametlikult seda vahel siiski tehakse.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Ciężarem to Ja, co na mnie ciążyło, od którego uwolnić się pragnę, i uwalniam się, teraz.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Cu greutate, acest sine care mă veghea, eliberarea de el este ceea ce îmi doresc şi ceea ce obţin.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.El ser pesado que pesaba sobre mí, cuya liberación es lo que deseo y lo que logro.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Pesamment ce moi qui me pesait, dont la libération est mon désir et mon accomplissement.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Pesantemente il sè che mi opprimeva, il rilascio da cui è quanto desidero e ciò che compio.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Schwer ist dieses Selbst, das auf mir lastete, die Entlastung von dem was ich begehre und was ich erreiche.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Zwaar leef ik onder de druk van dat zijn, en daarom is het bevrijding waarnaar ik verlang en die ik bereik.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Весома эта оболочка, которая давит на меня, избавление от которой - это то, чего я желаю и чего я достигаю.
Ağırlığını hissettiğim bu kişi, Arzu ettiğim ve başardığım şeyden kurtulma.Тежко тази личност, която тежеше върху мен, освобождението от която копнея и което постигам.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Auch hofft er auf soziale und wirtschaftliche Verbesserungen für seine eigene Familie.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Cũng vậy, cậu cũng hy vọng cải thiện xã hội và kinh tế cho chính gia đình mình.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.De asemenea, speră în îmbunătățirea condițiilor sociale și economice pentru familia sa.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Hij hoopt ook op sociale en economische vooruitgang voor zijn familie.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Il aspire aussi à une amélioration sociale et économique pour sa propre famille.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.또한 그러한 자신의 가족이 사회적, 경제적으로 개선되기를 소망합니다.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Ma też nadzieję na poprawę sytuacji społecznej i ekonomicznej rodziny.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Rovnako dúfa v zlepšenie sociálnej a ekonomickej situácie svojej rodiny.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Társadalmi és gazdasági javulást is remél saját családja számára.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Επιδιώκει επίσης την απόκτηση καλύτερης κοινωνικής και οικονομικής θέσης για την οικογένειά του.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Дитина також сподівається на покращення соціального та економічного становища своєї родини.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.Он также надеется на улучшение общественного и экономического положения его семьи.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.То също така се надява икономическото и социалното състояние на семейството му да се подобри.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.בנוסף, יש לו תקווה לשיפורים חברתיים וכלכליים עבור משפחתו.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.وأيضاً, يتمنى التحسين في حالة عائلته الإجتماعية والمادية.
Ailesinin, sosyal ve ekonomik olarak da gelismesini arzular.これら全てが、建設的で上昇志向の社会力学を形成するのです
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Anhelamos la aprobación de nuestros pares.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Cerchiamo l'approvazione dei nostri simili.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Chúng ta mong chờ sự đồng tình từ bạn của mình.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Desejamos a aprovação dos nossos iguais.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.우리는 동년배의 칭찬을 갈망합니다.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Nous cherchons désespérément l'approbation de nos pairs.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Pragniemy, by nasi rówieśnicy nas akceptowali.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Prahneme po uznání našich vrstevníků.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Tânjim după acceptul colegilor.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Vi törstar efter godkännande från våra kamrater.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.We hunkeren naar de goedkeuring van onze leeftijdsgenoten.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Wir sehnen uns nach der Anerkennung Gleichaltriger.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Бажаючи схвалення однолітків і знайомих.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Мы жаждем одобрения наших сверстников.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.Търсим одобрението на връстниците си.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.אנו חושקים באישור בני קבוצת הגיל שלנו.