Ana içeriğe geç
Sözlük

arzu ile cümle

arzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin fikrin arzulanan bir şey bırakmıyor.Your idea leaves nothing to be desired.
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.We soon believe what we desire.
Hastalıklı erkek kardeşime bakmaktan dolayı bir doktor olma arzum arttı.My desire to become a doctor grew out of looking after my sickly brother.
İngiltere'ye gitme arzum var.I have a desire to go to England.
Genç kızların narin şekiller için arzusu güçlüdür.Young girls' desire for slim figures is strong.
Tom'un karnesi arzu edilecek çok şey bırakıyor.Tom's report leaves much to be desired.
Her ulus dünya barışını arzular.Every nation longs for world peace.
Onun senkronizasyon hızı arzulanan bir şey bırakmadı.His synchronizing rate left nothing to be desired.
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.Jane is very content with her job and has no desire to quit it.
Benim arzum, bu sorunla ilgili olarak size yardımcı olmaktır.My desire is to help you with this problem.
Bu sonuç arzulanan çok şey bırakır.This result leaves much to be desired.
Bu proje halen arzulanan çok şey bırakıyor.This project still leaves much to be desired.
Pencere açmaktan kaçının; Sırtımda hava akımlarını hissetmek için büyük arzusu yok.Avoid opening the window; I have no great desire to feel air currents on my back.
Zenginlik için fazla arzum yok.I don't have much desire for wealth.
Ben gülme arzumu bastıramadım.I could not subdue the desire to laugh.
Benim arzuma boyun eğmesi için onu zorladım.I forced him into complying with my wish.
Barışı tüm dünya arzuluyor.All the world desires peace.
Herkes mutluluk arzular.Everybody desires happiness.
Gökyüzünde bir kuş gibi uçma arzusu uçağın icadına ilham oldu.The desire to fly in the sky like a bird inspired the invention of the airplane.
Sana karşı bir şey söyleme arzum yoktu.I had no desire to say anything against you.
Onun arzularına karşı çıkma.Don't go against his wishes.
Onun performansı arzulanan hiçbir şeyi bırakmadı.His performance left nothing to be desired.
Anne babasının arzusunun aksine şarkıcı oldu.He became a singer against his parents wishes.
Onun oynamak için gizli bir arzusu vardır.He has a secret desire to play.
Onun arzusu iyi bir öğretmen olmaktır.Her wish is to become a good teacher.
O arzularımın kadını.She is the woman of my desires.
İlgilendiğim adamda arzuyu uyandırmak için ne yapmalıyım?What should I do to arouse desire in the man I'm interested in?
Arzu ettiğini kolaylıkla alabildi.She managed to get what she desired easily.
Ne içmeyi arzu edersiniz?What do you want to drink?
Bir kadının arzusunu nasıl harekete geçirirsin?How to arouse a woman's desire?
Bugün seni görmeyi çok arzu ediyorum.I desire a lot to see you today.
Tom'un zengin olma arzusu var.Tom has a desire to be wealthy.
Arzu düşüncenin babasıdır.The desire is the father of the thought.
Arzularınızı izleyin.Follow your desire.
Amerikalıların sadece savaşmak için herhangi bir arzusu yoktu.Americans simply had no desire to fight.
Onun arzuları tamamen gerçekleştirildi.Her desires were fully fullfilled.
Tango, yatay arzuların dikey anlatımıdır.Tango is the vertical expression of a horizontal desire.
Tango yatay arzunun dikey ifadesidir.Tango is the vertical expression of horizontal desire.
Tanrı ile konuşma arzusu saçmadır. İdrak edemediğimiz birisiyle konuşamayız.The wish to talk to God is absurd. We cannot talk to one we cannot comprehend.
Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.The desire to survive and the fear of death are artistic sentiments.
Birinin arzu edebileceği en iyi köpeksin!You've been the best dog one could desire!
Tom'un Fransızcayı konuşmayı öğrenme arzusu yok.Tom has no desire to learn how to speak French.
Tom'un Boston'a gitme arzusu yok.Tom has no desire to go to Boston.
Tom kaçma arzusu hissetti.Tom felt the urge to run away.
Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.Tom has no desire to go dancing with Mary.
Tüm dünya barışı arzuluyor.The entire world desires peace.
O temel bir insan arzusudur.It's a fundamental human desire.
O asla gizli arzularından kimseye bahsetmedi.She never told anyone about her secret longings.
Denemek için hiç arzum yok.I have no desire to try.
Zaferi çok arzu ediyorum.I yearn for victory.
Hepimiz arzulanmak istiyoruz.We all want to be desired.
O bir barın dışında bir kıza arzu dolu baktı.He ogled a girl outside a pub.
O, arzularını kontrol edemez.He can't control his desires.
Tom Mary'yi öpmek için bir arzu hissetti.Tom felt an urge to kiss Mary.
Onunla evlenmeyi arzu etti.He wished to marry her.
Sevgiyi ve arzuyu karıştırma.Don't confuse love and desire.
Benim zengin olmak için bir arzum var.I have a desire to be wealthy.
Senin zengin olmak için bir arzun var, değil mi?You have a desire to be wealthy, don't you?
Onun zengin olma arzusu var.He has a desire to be wealthy.
Mary'nin bir zengin olma arzusu var.Mary has a desire to be wealthy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod