arz ile cümle
arz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü başlangıçta, büyüyen mahremiyet çok güçlü değildi ki bu arzuyu azalmaya götüren aşıl şey.そんなに強くないので 欲望を低下させるほどではありません 繋がりが深まるほど 責任を強く感じて
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,il mio lavoro parla anche del desiderio
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,meine Arbeit spricht auch von Verlangen,
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,mi trabajo también habla sobre el deseo
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,mon oeuvre parle aussi de désire
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,pekerjaan saya juga berbicara tentang keinginan
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,επειδή το έργο μου μιλάει για την επιθυμία
çünkü bazen arzu konusunu ele alıyorum,שעבודתי גם מדברת על תשוקה
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.왜냐하면 저는 어떤 방식으로는 이렇게 생각하기 때문입니다.--다시 돌아가서 말할테지만-- 욕망의 위기는 종종 상상력의 위기이기도 합니다.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.Koska luulen -- ja palaan tähän vielä -- että halun kriisissä on usein kyse mielikuvituksen kriisistä.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.Mislim, da na nek način -- in k temu se bom vrnila -- je kriza poželenja pogosto kriza domišljije.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.Myślę, że kryzys pożądania to często kryzys wyobraźni.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.Я думаю, в некотором смысле, и я ещё вернусь к этому, кризис желания часто является кризисом воображения.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.Я думаю - і ми повернемось до цього - що криза бажання є часто кризою уяви.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.כי לדעתי, במובן מסוים-- ומיד אחזור לזה-- משבר התשוקה הוא לעתים קרובות משבר של הדמיון.
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.لأنني أعتقد ، بطريقه ما -- و سأعود إلي ذلك -- لكن غالبا أزمة الرغبة هي أزمة الخيال .
Çünkü bir şekilde öyle düşünüyorum-- ve buna geri döneceğim; ama arzu krizi çoğunlukla hayal gücünün krizidir.欲望が危機に瀕しているとき 私達の想像力すら脅かされています なぜ 良いセックスは やがて色あせていくのでしょう
Çünkü bizim daha yakýn olmamýzý arzu ediyor.Καλώς σας βρήκα. Γεια σας. Α!
Çünkü bizim daha yakýn olmamýzý arzu ediyor.Просто искам да се съберем всички. И да отпразнуваме, че Кузей се върна.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Parce que si ce gars-là hérite assez d'argent, il n'a aucune motivation à travailler.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Ο κληρονόμος, κληρονομεί αρκετά χρήματα, άρα δε χρειάζεται να εργαστεί.
Çünkü buradaki çocuk mirası alırsa çalışmak için hiçbir arzusu olmayacak.Тому що, якщо ця людина успадкує достатньо грошей, вона не матиме стимулу працювати.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Bởi vì những thứ có ở đây, hôm nay, nhu cầu sử dụng điện phải luôn cân bằng với việc cung cấp điện.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Což je způsob, jak se to dnes dělá, Spotřeba elektřiny musí být ve stálé rovnováze s vyrobenou elektřinou.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Data la situazione attuale, la domanda di elettricità deve essere in costante equilibrio con l'offerta.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Denn nach heutigen Bedingungen müssen beim Strom Nachfrage und Erzeugung stets ausgewogen sein.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.För det är så det fungerar i dag, förbrukningen av el måste vara i ständig balans med tillförseln av el.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Karena cara yang ada saat ini kebutuhan listrik harus tetap seimbang dengan pasokan listrik
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.현재 상황에서는 전기의 수요와 공급이 일정한 균형을 이루어야만 하기 때문이죠.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Kvôli tomu, ako sa veci dnes majú, dopyt po elektrine musí byť v neustálej rovnováhe s dodávkou elektriny.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Obecna sytuacja wymaga, by zapotrzebowanie na elektryczność było w równowadze z dostępnymi zasobami.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Адже сучасні умови вимагають постійного балансу попиту і постачання електроенергії.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.מפני שבמצב העניינים היום, הביקוש לחשמל צריך להימצא בשיווי משקל קבוע מול אספקת החשמל.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.بسبب ما تبدو عليه الأمور اليوم، الطلب على الكهرباء لابد أن يكون في توازن مستمر مع عرض الكهرباء.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.電気の需要に対して供給を合わせるということが 絶え間なく続いているのです 私がこのステージに上がる間にも
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Denn er fliesst in den Adern, er ist in den Lungen, dieser Wunsch, dieser Drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Mert az ereinkben folyik, a tüdőnkben áramlik. Ez a vágy, ez a sürgetés.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Omdat het in de aderen stroomt, is het in de longen, dit verlangen, deze drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Pentru că îți curge prin vene, este în plămânii tăi aceasta dorință, acest imbold.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Porque está flotando en las venas, está en los pulmones, este deseo, esta urgencia.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Γιατί ρέει μέσα στις φλέβες, είναι μέσα στους πνεύμονες, αυτή η επιθυμία, αυτή η ορμή.
Daha az çalıştığınız ama Avrupa'da daha üretken olduğunuz bir Yunanistan arzuluyorum.Me gustaría una Grecia en la que trabajasen menos, pero Uds. son la economía más productiva de Europa.
Daha büyük tatmini aramak. Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Il nous fallut bientôt des plaisirs plus vifs, des stimulations plus pénétrantes.
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu. Daha fazla!Πιο βαθιά!
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Un inappagabile desiderio di un piacere sempre maggiore.
Daha fazla zevk almak için duyulan bastırılamaz arzu.Жадность до все большего удовольствия...
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Aby ste si to vedeli predstaviť, 27°C je teplota normálneho krytého bazéna.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Aby zobrazować: woda w zwykłym, krytym basenie ma temperaturę 27 C.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Adică, pentru a avea un termen de comparaţie, 27 de grade este temperatura unei piscine închise normale.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Để tôi đặt nó vào bối cảnh để các bạn hiểu rõ hơn, 27 độ là nhiệt độ trung bình của hồ bơi trong nhà.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Es decir, para colocarlo en perspectiva, 27 grados es la temperatura de una piscina cubierta.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Úgy értem, csak hogy kellő megvilágításba helyezzem egy átlagos beltéri úszómedence 27 fokos.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Voglio dire, per darvi un'idea, 27 gradi è la temperatura di una normale piscina coperta.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.А именно, только представьте: обычная температура воды в закрытых бассейнах - +27 градусов.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim. 27 derece normal kapalı bir yüzme havuzunun sıcaklığıdır.Имам предвид, просто за пояснение, 27 градуса е температурата на нормален плувен басейн на закрито.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim.이해가 쉽도록 설명드리자면,
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim.Nur um davon eine ungefähre Vorstellung zu bekommen.
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim.Om je een idee te geven:
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim.כוונתי, רק בכדי לתת פרספקטיבה,
Demek istediğimi şu şekilde arz edeyim.اريد فقط ان اضعه في اطار،