arz ile cümle

arz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Filmin sonunda, onun en büyük arzusu gerçekleşir ve kadınlar ona hayran olur.Near the end of the film, he proposes to her and she accepts.
Bu uçlar yapışkan olursa bunların arzu edilen belli biçimlerde birleşmesi sağlanabilir.The mixture is then allowed to dry in the desired shape.
Şirket bu arz sonucunda yatırımcılarla, hisse başına 85 $'dan 19,605,052 hissesini paylaştı.At IPO, the company offered 19,605,052 shares at a price of $85 per share.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.The British felt that the war would be ended quickly.
Memleketine dönme arzusuyla izin istedi ve yol masrafları fazlasıyla verilerek saygıyla uğurlandı.At his own request he was allowed to return, and was honourably dismissed with valuable presents.
Şirket, 1997 yılında halka arz edilmiştir.The company became publicly listed in 1997.
Mutlak talepten ayrılır;mutlak talep,mala veya hizmete sahip olma arzusudur.What one desires would be merely what one desires, rather than either sinful or pious.
Tuthaliya verdiği bu desteğe karşılık, Maddutuvata’nın Arzava’yı denetlemesini istiyordu.By hearing this Shiva asked Parvathi what to do.
Halkın özlemi, arzuları, acıları, dertleri ve şikâyetleri Erman’ın şiirlerinde ifadesini bulur.""Svartsjuka, hat och längtan i de åtalades sms" .
Fiziksel güvenlik büyük önem arz etmektedir.Great emphasis is placed on safety.
Saraybosna'da kültürel kurumlar büyük önem arz etmektedir.In Senegalese culture, greetings are very important.
Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz.We do not wish to demonize anyone, we are a tolerant people.
Kalitesine göre farklılık arzederler.Therefore, faith is qualitatively different.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.Finally, he wants to dance.
Kapalı insanlara kıyasla, daha yaratıcı ve arzularının daha fazla ayırdında olan insanlardır.They tend to be, when compared to closed people, more creative and more aware of their feelings.
Sanki erkekler yabancıları arzulamazmış gibi.It seems that they are distrustful of strangers.
Rahibeler kendi aralarında ne arzuları olduklarını konuşmaya başlarlar.In this verse the priests discuss what to do with them.
Ama şimdi arzunu kaybettin.You've Lost Your Appeal.
Arz esnekliği de bir katsayı ile ifade edilir.The lighthouse is also equipped with a foghorn.
Son arzusu ise buraya gömülmekti.Her last wish was that she should be buried among her friends.
Sevgilisinin ailesi, kızlarının evlenme arzusuna şiddetle karşı koydu.The whole family is eagerly awaiting their marriage.
Şirket 2006 yılında halka arz edildi.The company went public in 2006.
Elektroşok tedâvisi sırasında bâzı arzu edilmeyen neticeler olabilir.Motorcycle riders may not carry passengers during the probational period.
Jean-Baptiste Say: Her arz, kendi talebini yaratır. görüşündedir.Rabbi Johanan said: It was as if a shepherd stood and watched his flocks.
Çocukları kendileri üretirler ya da arzu edilen özellikler taşıyan üyeleri yetkilendirirler.They produce children themselves or authorize comm members with desirable traits to have children.
Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor.Mallon's publications have also earned distinctions.
Arzu ise bir yapımcının gelip ona iş teklif etmesini beklemektedir.He expects others to come to him and offer him work.
Makedonya’nın demografik yapısı birçok açıdan çeşitlilik arz eder.The Republic of Macedonia's geographical positioning provides it with many advantages.
Hitit döneminde bölgenin Arzava adıyla anıldığı düşünülmektedir.It was extant during the Jurassic Period, as the name suggests.
Lopez seks sembolü oldu ve "dünyada en çok arzulanan kadın"lardan biri olmuştur.Scherzinger has developed an image as a sex symbol and "one of the hottest women on the planet."
Modernistler: Modernistler İslam dünyasının, küresel modernliğin bir parçası olmasını arzularlar.Tahtawi stressed that the Principles of Islam are compatible with those of European Modernity.
Yertinç (Yerdinç): Dünya, Arz.Nicknames: Ziemko, Ziemek.
Mevcut başkanı Arzu Çerkezoğlu'dur.The current chairman is Nguyễn Nhân Chiến.
Bu duyguyu tekrar hatırlayınca içimin mutluluk, keder ve arzunun şiddeti ile dolduğunu hissediyorum.Now, as I recall these old memories, I feel grief and sorrow.
Eğer talep, arzı geçerse, tedarikçiler fiyatlarını arttırabilir.When demand exceeds capacity, customers may have to wait for services.
Bu çabanın altında yatan nedenin politik ve sosyal nüfuz elde etme arzusu olduğunu belirtir.The motive of such inventions was always the desire for political and societal ascendancy.
2. Arz atmosferinin dış bir kuşağı.Atmospheric Division 2.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.I aspired to that kind of normalcy back then.
Onlar için arzuladığım ne ise onu yaptılar.They have done what I desire to do for them.
Ve borç alınabilecek dolar arzını artırırsanız, bu dolar almanın maliyetini düşürecektir.That's going to lower the cost of borrowing dollars.
Para arzındaki artış.So this is increase in money supply.
Ve Meclis, Yönetim'in arzusu dışında hareket ediyor.And Congress is acting outside of what the administration wishes.
Hayatýnýn o ţekilde olmasýný içten arzuluyordu.And you know he really--he really wanted that to be his life.
Sen-ebilmek görmek boyutu iki katına çıktı, bizim gelir oldukça para arzı gibi vardır.You can see we have doubled in size, in terms of our income, rather like the money supply has.
Kapı açıldı, ve Marvel arkasında arzetme elde etmek için çılgınca bir çaba.The door opened, and Marvel made a frantic effort to obtain a lodgment behind it.
Kendini kurtarmak için çılgınca bir arzu aldı Kemp sahip.A frantic desire to free himself took possession of Kemp.
Geyik, tavşan ve sincap arzulanan hedefler listesinin başında yer alıyor.Deer, rabbits, and squirrels top the list of desirable targets.
Her şeye karşın, herkeste bu özgün olma arzusu vardır, sadece Hollandalılarda değil.But nonetheless, not just the Dutch, but everyone has this desire for the authentic.
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.Getting the commodities to market.
Eğer bir şeyin arzı düşerse ne oluyordu?Then, if you have less of a supply of something, what's going to happen to it's price?
Bunlar okuldan sonra öğretmenlerini arzulayan rock yıldızları.This is rockstars talking about teachers they had lusted after in school.
Bunun sonucunda kızlarımız yetişkin olduklarında kendi arzularını göremiyorlar.And so, girls grow up to be women who cannot see they have desire.
Babanın Dövüş Dünyasına hükmetme arzusunu gerçekleştirmek istemiyor muydun?Yi Feng... Didn't you say you'd materialize your dad's wish of ruling the boxer's world?
Prenses Yin Chi'nin dediğini duydun? Arzum...Did you hear what Princess Yin Chi said?
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Every artist I know is dealing with lot of stress, and a lot of desire, and a lot of curiosity.
İkisi de insanların yaratma ve yarattıklarını paylaşma arzularına dayanıyor.Both of these design for the assumption that people like to create and we want to share.
Hayır, tasarımcılar harika birer tasarımcı olmayı arzularlar.No. Designers aspire to be really great designers.
İstediğimiz, arzu ettiğimiz şey, koda sahip olmak.What we want, what we aspire to, is the code.
Kapatılması önem arz eden bir siteydi.It was an important site to stop.
Bu diğer insanları kucaklama arzum bana Dr. Aşk takma adını kazandırdı.So my penchant for hugging other people has earned me the nickname Dr. Love.

İlgili Sayfalar