arttırma ile cümle
arttırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.Ama coltivare i campi agricoli del dormitorio.
Tahkim Etmek – Bir bölgenin savunmasını arttırmak.Progettare la difesa,rappresentare il territorio.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Tempo e risorse spese per la gestione del rischio potrebbero essere spese per attività più redditizie.
Motorun perfonmansını arttırmak için motor çanı genişleyerek 7:1'den 27:1 oranına büyümekteydi.Perciò fu possibile aumentare il rapporto di compressione del motore a 7:1.
Kısaca ruhların madde evrenindeki görgü ve deneyimini arttırması olarak tanımlanır.In questo senso, la spiritualità è considerata più come la diretta conoscenza ed esperienza dell'universo.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Era spesso utilizzato anche per dissimulare il gusto di altri medicinali.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.Её основной целью было повышение экономической эффективности, особенно производительности труда.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Налоги для владельцев автомобилей и налоги на топливо используются для поощрения экономичных технологий.
O gece Peter, çok lüks bir açık arttırmaya "Lord Griffin" olarak katılır.И вот однажды вечером Питер прибывает на очень гламурный аукцион в новом обличии — Лорд Гриффин.
Fiyat yükseldikçe, tedarikçiler, üretimi arttırmayı da seçebilirler.Как только цены поднимаются, поставщики имеют возможность для увеличения производства.
Üretim düzeltme ve seviye arttırma ilk olarak yazıldı.Это решение облегчило и ускорило написание первой книги.
2. Verimliliği arttırmak.2° Улучшение питания.
Sebze suyu sık sık lezzet arttırmak için elma veya üzüm gibi meyvelerle karıştırılır.Овощные соки часто смешивают с фруктовыми, такими как яблочный или виноградный, для улучшения вкуса.
Her iki taraf da bu ülkeler üzerindeki etkinliklerini arttırmak için silah satıyorlardı.В этих условиях обе страны начали усиление своих вооружённых сил.
Porfirin sekresyonunu arttırmak için bazen klorokin kullanılır.Для обеззараживания воды иногда применяется хлор.
Tarih boyunca pek çok kez performansı ve dayanıklılığı arttırmak için kullanılmıştır.При увеличении его сила и выносливость повышались во много раз.
Ve bu hissesini Ağustos 2010'da %15'e arttırmak istediğini bildirmiştir.Он предсказал её рост на 9 % к апрелю 2009 года.
Zaman geçtikçe iklimlendirme ev ve araçlarda rahatlığı arttırmak için kullanılır hale geldi.Затем сфера применения кондиционирования была расширена для улучшения комфорта в домах и автомобилях.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.ويتمثل هدفها الأساسي في تحسين الكفاءة الاقتصادية ولا سيما إنتاجية العمال.
“Servetini haksız kazanç yoluyla (başkasının hakkına el uzatarak) arttırma!”الحجر على السفيه: لقوله تعالى :(ولاتؤتوا السفهاء أموالكم) ويستمر الحجر عليه إلى أن يرشد.
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.تهدف شهادة سلام المعيارية إلى زيادة معايير الجودة وشفافية الفنادق للمسافرين المسلمين.
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.ارتفاع المقاومة للمضادات الحيوية يزيد من الحاجة إلى استراتيجية وقائية للبكتيريا.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.ما زال المتحف مستمرا في تنمية محتوياته عن طريق الشراء والتبرعات.
Bu dönemde yeğeni olan Mustafa Reşid'in eğitimini arttırmakla uğraştı.عمه رودجر هو من يقوم بواجبات تدريب ابن اخيه حاليًا.
John Hay Çin ile ticareti arttırmak için Açık Kapı Politikasını ilan etti.1900 - جون هاي يعلن عن سياسة الباب المفتوح لتشجيع التجارة مع الصين.
Sebze suyu sık sık lezzet arttırmak için elma veya üzüm gibi meyvelerle karıştırılır.عادةً ما يكون عصير الخضار مخلوط مع فواكه مثل التفاح والعنب لتحسين الطعم.
Görevi, şehir duvarlarını tekrar dikmek ve şehir nüfusunu arttırmaktı.رفع المنظري أسوار المدينة من جديد وشجع ذلك على اعمار المدينة.
ARM3, performansı daha fazla arttırmasını sağlayan 4KB önbellek ile geliştirildi.واجهت كومت 4 العديد من التحسينات عن الكومت 3 وذلك بزيادة سعة الوقود.
Zaman geçtikçe iklimlendirme ev ve araçlarda rahatlığı arttırmak için kullanılır hale geldi.وعلى مر الزمن استخدمت مكيفات الهواء في تحسين وسائل الراحة في المنازل والسيارات.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.معظم المكافآت تمنح لحاول تحسين أداء الطاقة.
Ekibin verimini arttırmak için bölgeye atandı.الذي اضطر لدخول المعسكر لتحسين سمعته.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.وأيضا كثيرا ما يستخدم لإخفاء طعم الأدوية.
Genellikle Kyosuke güçlerini hızını ve kuvvetini arttırmak için kullanmaktadır.Kyosuke também usa seus poderes temporariamente para ampliar a sua velocidade e força.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.O museu continuou a aumentar sua coleção com doações e aquisições de grandes obras.
Norman F. Ramsey, Rabi düzeneğini alan ile birlikte zaman etkileşimini arttırmak için geliştirmiştir.Mais tarde Norman F. Ramsey modificou o instrumento de Rabi para aumentar o tempo da interação com o campo.
64 yılıyla birlikte, Nero popülaritesini arttırmak için Neapolis'te halk önünde söylemeye başladı.Em 64, Nero começou a cantar em público na cidade de Nápoles, visando aumentar a sua popularidade.
Kol egzersizleri yapmak yaşam kalitesini arttırmak için tek başına yeterli değildir.Realizar exercícios no braço isoladamente não aparenta melhorar a qualidade de vida.
O gece Peter, çok lüks bir açık arttırmaya "Lord Griffin" olarak katılır.Naquela noite, Peter chega em um elegante leilão como uma nova pessoa, "Senhor Griffin".
Rakibe temas yapmasını gerektiren saldırıların gücünü %30 oranında arttırmaktadır.Segundo os especialistas Russos o potencial de combate foi aumentado em 30%.
2009 yılının Ocak ayında Death Row Records açık arttırmayla satışa çıkarıldı.Em 2009 a GUN Records anunciou seu fechamento.
IBM, üniversite öğrencilerinin bilgi birikimlerini arttırmaya yönelik yarışmalar düzenlemektedir.IBMS foca em ensinar os estudantes através de prática.
İlk üye sayısı on ikiydi fakat kısa zamanda bu sayı arttırmayı başarmışlardı.Na inauguração, a associação contava com apenas doze membros mas cresceu rapidamente.
2. Verimliliği arttırmak.2. ed. melhorada.
Filozof da diğer bütün insanlar gibi gücünü arttırmak ister.Ele ensina aos outros o poder da luz como um todo.
Ve bu hissesini Ağustos 2010'da %15'e arttırmak istediğini bildirmiştir.Het bedrijf kondigde in april aan dit te willen verhogen naar 25%.
O zamanlar futbolcular açık arttırmayla satılıyordu.In die tijd werd het proostschap verkocht aan de hoogstbiedende.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Dit heeft bijgedragen aan de toename van het aantal sponsoren van de club.
Puanları arttırmanın bir yolu bulunmadığından, idareli ve akıllıca kullanılmaları gerekmektedir.Om voorraden te kunnen beheren is een goed systeem nodig van administratie en statistiek.
Bu ise onun kaynak değerini arttırmaktadır.Hij zuigt dan aan de vruchten van deze waardplanten.
Hisarlar bölge savunmasını arttırmaktadır.De nederzettingen laten een toename van verdedigingsmaatregelen zien.
Kidd para miktarını arttırmak için gemisi Antigua’yı satmak zorunda kaldı.Hij moest echter zijn schip, de Antigua, verkopen om zijn nieuwe missie te bekostigen.
Kidd para miktarını arttırmak için gemisi Antigua’yı satmak zorunda kaldı.Kidd musiał – by pokryć swoją część kosztów – sprzedać statek Antiguę.
Avustralya'da sezonun ilk mangoları geleneksel olarak yardım amaçlı açık arttırma ile satılır.W Australii mango z pierwszych zbiorów w roku tradycyjnie sprzedaje się na cele charytatywne.
HSV-1 virüsü sinir sistemine zarar vermekte ve kişinin alzheimer olma riskini arttırmaktadır.Infekcja wirusem HSV-1 stanowi silny czynnik ryzyka w rozwoju choroby Alzheimera.
İlk üye sayısı on ikiydi fakat kısa zamanda bu sayı arttırmayı başarmışlardı.Łączna ich liczba wyniosła jedenaście, wkrótce jednak wzrosła.
Ayrıca ölüme mahkûm edilenlerin mallarına da el konmuş ve bunlar açık arttırma ile satışa çıkarılmıştır.Guts uratował go przed śmiercią, a on od tamtego czasu wiernie mu towarzyszy (ku zgrozie Gutsa).
ARM3, performansı daha fazla arttırmasını sağlayan 4KB önbellek ile geliştirildi.Następna wersja ARM3 produkowana była z 4KB cache, co jeszcze bardziej poprawiło wydajność.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Muzeum, tak jak inne, wzbogacało swoje zbiory poprzez zakupy, darowizny i depozyty.
Menzili arttırmak için motor kompartımanının sağ tarafına harici yedek yakıt deposu takıldı.Po jego prawej stronie umieszczono zbiorniki paliwa.
Afro-Amerikalıların üniversiteye erişimini arttırmak, sınıf farklarını kaldırmaktan daha kolaydır.Z tej przyczyny abstrahowanie jest dla ucznia łatwiejsze od uogólniania.