arttırdı ile cümle
arttırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.Och genom att höja serotoninnivåerna hämmar du dopaminkretsen.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.Prostredníctvom zvýšenia hladiny serotonínu sa potlačí obeh dopamínu.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.Und wenn der Serotoninspiegel ansteigt, wird der Dopaminkreislauf unterdrückt.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.Và bằng cách tằng cường nồng độ serotonin, bạn triệt tiêu tụ điện não [ciruit] depamine
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.Και ανεβάζοντας τα επίπεδα της σεροτονίνης, καταστέλλουμε το κύκλωμα της ντοπαμίνης.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.И повышая уровень серотонина, они подавляют циркуляцию дофамина.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.И при повишаването на серотонина се подтиска системата за влияние на допамина.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.І з підвищенням рівня серотоніну ви зменшуєте циркуляцію дофаміну.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.ועל ידי העלאת הסרטונין, מדוכא מעגל הדופאמין.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.وبرفع مستويات السيروتونين، فأنك تضغط على حلقة الدوبامين.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.提高咗羥色胺嘅水平,多巴胺會被抑制
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.皆さんがご承知の通りです
Biz 58 derece arttırdığımıza göre ve 1000 gram kullandığımıza göre, bunları çarpalım.So, hier machen wir 58 Grad, 1.000 Gramm, du hast gerade Multiplizieren Sie es.
Biz 58 derece arttırdığımıza göre ve 1000 gram kullandığımıza göre, bunları çarpalım.Tak tady pracujeme s 58 stupni, 1 000 gramy, pouze si to vynásobíte.
Böylece sıcaklığı ne kadar arttırdığımızı bulmuş olduk.Also das ist, wie viel wir haben, um die Temperatur zu erhöhen.
Böylece sıcaklığı ne kadar arttırdığımızı bulmuş olduk.Takže o tolik musíme zvýšit teplotu.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Ça me rendait extrêmement nerveux, ce qui augmentait mon rythme cardiaque.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Das machte mich extrem nervös und beschleunigte meine Herzschlagfrequenz.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Dat maakte me bijzonder nerveus, zodat de hartslag omhoog ging.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Det gjorde mig ekstremt nervøs, hvilket fik pulsen op.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Det gjorde mig riktigt nervös, vilket ökade min hjärtrytm.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Điều đó làm tôi cự kỳ căng thẳng, làm tăng nhịp tim.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Eso me ponía extremadamente nervioso, acelerando mi pulso.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Hrozně mě to znervózňovalo, takže se mi zrychloval puls.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Isso fez com que eu ficasse extremamente nervoso, aumentando o ritmo cardíaco.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.그것은 저를 극도로 신경쓰이게 만들어 심박동수를 증가시켰습니다.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.M-a facut sa fiu extrem de stresat, si mi-a crescut pulsul.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Przez to zrobiłem się strasznie zdenerwowany, podnosząc tętno.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Se teki minut hyvin hermostuneeksi, sykkeeni kohosi.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Túlzottan idegessé tett, ami felgyorsította a szívverésem.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Tutto ciò mi innervosiva parecchio, facendo aumentare la frequenza cardiaca.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Z toho som bol extrémne nervózny, čo mi zvýšilo tep.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Αυτό με άγχωσε πάρα πολύ, και ανέβασα καρδιακούς παλμούς.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.И чрезвычайно напрягало, повышая пульс.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.Това ужасно ме притесни и повиши сърдечния ми ритъм.
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.זה מתח אותי מאוד, והעלה לי את קצב הלב
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.لان هذا جعل مني شديد التوتر ورفع معدل ضربات قلبي
Bu beni korkunç strese soktu, ve kalp hızımı arttırdı.心拍数が上がってしまうのです さらに 初めての体験となったのは
Bu gitgide şiddetini arttırdı.És fokozatosan növeltük a nyomást.
Bu gitgide şiddetini arttırdı. Goni cevabını geleneksel Latin Amerika tarzıyla verdi.La respuesta de Goni fue la característica de Latinoamérica.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Gradualmente si intensificò.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.It gradually intensified.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Postupne to začalo silnieť.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Stopniowo się zintensyfikował.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Wir intensivierten schrittweise.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Εντάθηκε.
Bu gitgide şiddetini arttırdı.Это постепенно интенсифицировалось
Bu gitgide şiddetini arttırdı..זה התעצם בהדרגה
Bu gitgide şiddetini arttırdı.ゴーニの対応は伝統的な 南米の方法でした
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.5%の利回り、または金利。 ここではお金を割り引きます。時間が逆になっていますからね。
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Aquí aumentamos el dinero por (podría decirlo) nuestro rendimiento, un 5% de rendimiento, o nuestro interés
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Hier groeiden we het geld met -- zou je kunnen zeggen -- onze opbrengst, een 5% opbrengst, of onze interest.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tady jsme navýšili peníze... můžete říct... náš výnos, výnos 5% nebo náš úrok.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tässä annoimme rahan kasvaa -- sanotaan -- korkotuottomme verran, 5 %, tai korkotulomme.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Tu nam rastli peniaze nasim nasou urokovou mierou 5%
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Zwiększamy nasze pieniądze o --można by powiedzieć-- nasz zysk, 5% zysk, albo nasz procent.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Εδώ αυξήσαμε τα χρήματά μας με - θα μπορούσαμε να πούμε- απόδοση 5%, δηλαδή το επιτόκιό μας.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.Здесь мы выросли деньги, — можно сказать — Наши мощности, 5% доходности или наш интерес.
Burda paramızı — lafın gelişi — %5 kazançla ya da %5 faizle arttırdık.وهنا نحن جعلنا المال ينمو - يمكن القول - العائد لدينا، العائد 5٪، أو فائدتنا.
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.2008年に、イスラエルは再度「YES」を試みました。