arttırdı ile cümle

arttırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Denna gång ökade de raketbeskjutningen mot israeliska civila från Gasa med över 500%
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Diesmal verstärken sie die Raketenangriffe vom Gazastreifen auf israelische Zivilisten um über 500 Prozent.
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.Pada saat ini serangan roket dari gaza ke penduduk sipil Israel telah meningkat lebih dari 500% !
Bu sefer, İsrailli sivillere yönelik füze saldırılarını (Gazze'den) %500 oranında arttırdılar.هذه المره زادوا الهجمات الصاروخيه من غزه ضد مواطني اسرائيل بأكثر من خمسة اضعاف
Doğru kelime nedir? Bu gitgide şiddetini arttırdı.Как се казва? демонстрацията се разпространи."
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Aumentaron la confianza de los pacientes y la felicidad de los enfermeros.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Au sporit increderea pacientilor si buna dispozitie a asistentelor.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Ez növelte a betegek bizalmát és az ápolók elégedettségét.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Ils ont amélioré la confiance des patients et le moral des infirmières.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.환자의 안정감을 높이고 간호사의 행복도를 높인거죠.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Lo hanno apprezzato sia i pazienti che gli infermieri.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Sie erhöhten das Vertrauen der Patienten und die Zufriedenheit des Pflegepersonals.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Ze verhoogden het patiëntenvertrouwen en de tevredenheid van de verplegenden.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Zvýšili dôveru pacientov a spokojnosť sestier.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Повишили увереността на пациентите, а сестрите се чувствали по-щастливи.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.Это повысило доверие пациентов и удовлетворенность медсестер.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.הם הגדילו את הביטחון של המטופל ואת אושר האחיות.
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.وعززوا ثقة المرضى وراحة الممرض(ة)
Hasta guvenini ve hemsire mutlulugunu arttirdilar.これが、このシステム内の40の病院で
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.Em todos os campos, o conhecimento disparou, mas trouxe consigo complexidade, trouxe consigo especialização.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.En cada campo, el conocimiento se ha disparado, pero ha traído complejidad, ha traído especialización.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.In elk domein is de kennis ontploft, maar er is complexiteit ontstaan en specialisatie.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.In jedem Feld ist das Wissen explodiert, aber es hat Komplexität, es hat Spezialisierung eingeführt.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.În toate domeniile, cunoștințele au explodat, însă asta a generat complexitate, specializare.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.모든 분야에서 지식이 넘쳐나지만, 복잡하게만 만들었고, 전문화를 만들었습니다.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.W każdej dziedzinie, wiedza eksplodowała przynosząc z sobą złożoność i specjalizację.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.В каждой сфере произошёл взрыв знаний, и это привнесло сложность, это привело к специализации.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.Знанието се развива във всички области, но то донесе сложност, то донесе специализация.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.היא המשימה הגדולה של הדור שלי כולו. בכל תחום ותחום יש התפוצצות של ידע, אבל הוא הביא עימו מורכבות,
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.في كل حقل، وقد انفجرت المعرفة، ولكن ذلك أدى إلى تعقيد، وقد ضم التخصص.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.その結果 複雑さや 専門化がもたらされました 我々はこの問題を認識し
İslam Ulusu, saldırılarını arttırdı ve Malcolm'u evinden çıkarmak için, tahliye belgeleri düzenledi.그 공격을 밟은 이슬람 국가 그리고 출원된 퇴거 서류를 그의 집에서 그를 강제로.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.1980년대의 사무직 사람들이, 자신들의 일을 발전시킨 것처럼 발전하는 겁니다.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Cô chuyển đổi vai trò, như là nhân viên văn phòng của những năm 1980 nâng tầm cuộc chơi của mình.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Ea evoluează, cum au evoluat funcționarii din anii 1980.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Ella mejora en su trabajo, como los oficinistas en 1980 que mejoraron sus roles.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Fa un passo avanti, come hanno fatto gli impiegati degli anni '80.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Povýší podobně, jako kancelářští pracovnící v 80. letech povýšili to, co mohli zvládnout.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Rozszerzy kompetencje, jak pracownicy biurowi w latach 80.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Sie ändert das Spiel, so wie die Büroangestellten in den 80ern die Spielregeln änderten.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Ze breidt haar vaardigheden uit, net als de kantoorbediendes in de jaren 80.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Θα βελτιώσει τη δουλειά της, όπως βελτίωσαν τις δυνατότητές τους οι εργάτες του 1980.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Вона піднімає свою вартість, як офісні праціники 1980-х підняли вартість своєї роботи.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.Тя подобрява производителността си, както офис служителите през 80-те подобрили това, което могат да свършат.
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.فهي تترك لعبتها مثل موظفي المكاتب في ثمانينات القرن الماضي فهم تركوا لعبتهم في ماتمكنوا القيام به
Mildred, kapasitesini arttırdı tıpkı 1980'lerdeki ofis çalışanlarının yaptığı gibi.ちょうど 1980年代に事務員たちが できる仕事の技量を上げたように 私たちが提供したいのは 何年も勉強しなければ使えないツールではなく
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.실제로 이 취약점을 실험했습니다. 꼬리가 있죠. 뛰면서 장애물 코스를 통과하는 학생의 동작이
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.Zwiększyli moment bezwładności studenta, dając mu ogon i każąc biec slalomem.
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.הם הגדילו את מומנט ההתמדה של סטונדטים, שמו להם זנב, הריצו אותם דרך מסלול מכשולים,
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.عن طريق زيادة لحظة القصور الذاتي لطالب، ليصبح له ذيل وجعله يجري في بين العقبات
Öğrencinin atalet momentumunu arttırdılar, yani kuyruk eklediler ve engellerin arasından koşturdular.障害コースを走らせると タイムが悪化すると判明しました
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Disse-lhe que queria avançar rápido e suster a respiração mais tempo do que qualquer ser humano jamais fizera.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Ik zei dat ik de inzet wilde verhogen en mijn adem langer wilde inhouden dan welk mens ook.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Jag berättade för henne att jag ville öka risken och hålla andan längre än någon människa någonsin gjort.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Kerroin haluavani nostaa panosta, ja pitäisin henkeäni pidempään kuin kukaan ihminen ikinä.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.저는 그녀에게 수준을 높이고 그 어떤 인간보다도 오래 숨을 참고 싶다고 말했습니다.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Mondtam neki, hogy emelni akarom a tétet, és minden eddigi embernél tovább akarom visszatartani a lélegzetem.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Povedal som jej, že chcem zvýšiť stávku a zadržať dych dlhšie, ako kedy dokázala nejaká ľudská bytosť.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Powiedziałem jej, że chciałbym podbić stawkę i wstrzymać oddech dłużej niż jakikolwiek człowiek.
Ona bahsi arttırdığımı ve yaşayan herhangi bir insandan daha uzun süre nefesimi tutacağımı söyledim.Tôi nói với bà ấy rằng tôi muốn đánh cuộc và nín thở lâu hơn bất cứ người nào từng làm.

İlgili Sayfalar