arttırdı ile cümle

arttırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsyandan sonra, Şirvan emirleri halka karşı zulüm ve gaddarlıklarını daha da arttırdılar.應仁之亂後,宗教勢力因治安惡化而強化武力。
Bunlar daha sonra, kuvvetli rüzgarın da arttırdığı buharlaşma sonucunda kururlar.將裝飾拆除後,更可變成巨掌,握緊敵人。
Capone, harcamalarını arttırdı.Borland失去更多利润。
Bu olay, ününü birden arttırdı.它立即成就了它的了名聲。
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.뉴 미디어의 등장은 전 세계 사람들의 커뮤니케이션 양을 증가시켰다.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.시호를 효라 하였고, 아들 유패가 작위를 이었다.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.מסע הניסיון רק חיזק את נחישותו של הבן.
Onun bu başarısı oyunculuk becerileri için talepleri arttırdı.המשחק בתכונות אלה היה הציר להצלחה של ההצגה שלו.
Smith bu bölümde iş bölümünün üretimi nasıl arttırdığını toplu iğne üretimiyle ilgili bir örnekle açıklar.סמית' מציין מספר גורמים לגידול הרב בתפוקת הייצור במימוש עקרון חלוקת העבודה.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Като цяло обаче мигрената изглежда не увеличава риска от смърт от инсулт или сърдечна болест.
Şafakta Sovyet kuvvetleri güneydoğudaki taarruzlarıyla baskıyı arttırdılar.На зазоряване съветите натискат от югоизток.
Hırsızlık olayları güvenlik endişelerini arttırdı.Кражбата усложнява финансовите проблеми.
2015-16 sezonunda performansını daha da arttırdı.Сезон 2015/2016 се развива дори по-успешно за нея.
Gövde kabuğuna yapılan takviyeler genel şasi sertliğini arttırdı.Rozmerové obmedzenia kladené na kotol viedli k snahe zvyšovanť jeho vnútornú plochu.
Jon’un tavsiyesini takiben, Stannis kabilelerin bağlılığını kazandı ve gücünü arttırdı.Kvôli úlohe Jona si Kit musel zlepšovať svoje zručnosti s mečom a nechať narásť dlhšie vlasy.
Popüleritesini 2013 yılında Show Me the Money (sezon 2) ile arttırdı.V roku 2013 mal týždenník Time na svojej titulke Millennials: The Me Me Me Generation.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Vzpon novih medijev je povečal komunikacijo med ljudmi po vsem svetu.
Bu durum, onun içki sorununu arttırdı.Zaradi tega pritiska se je njegova nagnjenost do pijače še poglobila.
2002'de CDU oy oranını %29.5, CSU da %9'a arttırdı.2002 m. CDU gavo 29,5 %, o CSU – 9 % balsų.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Naujosios žiniasklaidos iškilimas taip pat iškėlė ir bendravimą tarp žmonių visame pasaulyje bei internetą.
Önce Vindex örneğini takip etmeye meyilliydi ama bozgun ve ölüm'den ikincisi tereddütünü arttırdı.Jis manė pasekti Vindekso pavyzdžiu, bet jo pralaimėjimas ir mirtis atnaujino abejones.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Tai stipriai pakeitė galios balansą regione.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Uue meedia kasutuselevõtt on suurendanud kommunikatsiooni inimeste vahel üle maailma ja Interneti.
Ayrica, sadece 12 haftada üst vücut kaslarının dayanikliligini %38’e kadar arttırdığını kanıtlanmıştır.Tõestatud on ka see, et kaheteist nädalaga tõstab kepikõnd ülakeha lihaste vastupidavust kuni 38%.
Popüleritesini 2013 yılında Show Me the Money (sezon 2) ile arttırdı.Populaarseks sai ta peale räpivõistlust saates “Show Me the Money” teisel hooajal 2013. aastal.
Bu nüfus artışı iş gücünü, yatırımı ve zanaati arttırdı.Need määrad pidid stimuleerima tööd, kokkuhoidu, investeerimist.
Kuzeydeki arazi kütlesinin toptan yükselmesi, bölgenin yüksekliğini arttırdı.Raappana rindelõigust põhjapool oli olukord murettekitav.
Bu sahneler onun şöhretini arttırdı.Ning filmid, mis tema populaarsust üha tõstsid.
Bu tarz muameleler kamptaki ölü sayısını arttırdı.See abinõu kahandas järsult suremust operatsioonisaalis.
The Waltons filmi ile ününü iyice arttırdı.Seoses Hinton Johnsoni juhtumiga sai ta kuulsaks.
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorGrens er zo uit, ziet er als volgt,
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorMożliwe, że zakładam zbyt szybki wzrost jego produktywności.
Açıkça bu... Belki de abartıyorum, verimliliğini nasıl hızla arttırdığını gösteriyorOčividně, toto je... možná přeháním, jak rychle může růst jeho produktivita.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Aber es ist ein Ort, wo die Stationierung der Truppen die Gewalt eher vermehrt als reduziert hat.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Ale jest to miejsce, gdzie rozmieszczenie wojsk tylko nasiliło akty przemocy.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Ale je to miesto, kde pridávanie ďalších vojakov, skôr zvýšilo násilie, ako by ho znížilo.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Ale je to místo, kde nasazování vojáků zvýšilo násilí, ačkoliv jej mělo snížit.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Dar este un loc unde venirea trupelor a intensificat nivelul violenței, în loc să îl reducă.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.De az egy olyan hely ahol a csapatnövelés nem csökkentette, hanem növelte az erőszakot.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.그러나 그 곳은 병력이 투입 됨에 따라 폭력이 줄어 들기 보다는 많아 졌습니다.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Maar het is een plek waar de stationering van de troepen het geweld eerder heeft doen toenemen dan afnemen.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Ma è un luogo in cui l'insediamento delle truppe ha aumentato la violenza invece di farla diminuire.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Mais c'est un endroit où l'ajout de troupes a fait augmenter la violence, au lieu de la faire diminuer.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Mas é um lugar onde a chegada das tropas tem aumentado a violência, em vez de a diminuir.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Men det är ett ställe där genom att sätta in trupper har ökat på våldet, snarare än att minska det.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Nhưng đó là một nơi mà sự tăng viện binh đã làm tăng sự bạo lực, hơn là làm giảm nó.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Pero es un lugar donde el emplazamiento de tropas ha incrementado la violencia en lugar de disminuirla.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Αλλά είναι ένα μέρος όπου η προσθήκη στρατιωτών έχει αυξήσει τη βία αντί να την ελαττώσει.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Но също така е място, където разполагането на военни части увеличи насилието, вместо да го намали.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.Но это место, где присутствие войск, увеличило насилие, более чем уменьшило.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.אבל במקום הזה, הכנסת החיילים הגבירה את האלימות במקום להחליש אותה.
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.ولكن انها المكان الذي ان تم إرسال المزيد من القوات العسكرية اليه سوف يزداد العنف بدلا من انخفاضه
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.攻撃的行為が減るどころか、 増えてしまった場所でもあります。 2005年に、農業工学者の
Ama bölük yerleştirmenin şiddeti azaltmak yerine arttırdığı bir yer.阿富汗的人都跟Mullah Mustafa似的。 不是的;那是一个很好的地方 充满了活力和智慧。
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.A tím, že zvýší hladinu serotoninu, potlačí oběh dopaminu.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.E, aumentando os níveis de serotonina, suprimimos o circuito da dopamina.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.En door het serotoninepeil te verhogen, onderdruk je het dopaminecircuit.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.In z zvišanjem ravni serotonina se zavira dopaminski krog.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.세로토닌을 증가시키면, 도파민 회로를 막습니다.
Ama serotonin seviyesini arttırdıkça, dopamin devresini kesiyorsunuz.los cuales al subir, suprimen el circuito de la dopamina.

İlgili Sayfalar