arttı ile cümle

arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Akut ataklar tipik olarak kısa etkiki bronkodilatörlerin kullanımının arttırılmasıyla tedavi edilir.Akutno poslabšanje se običajno zdravi s povečano rabo hitro delujočih bronhodilatatorjev.
2000 yılından beri, şehir merkezindeki yapım aşamasındaki gökdelen sayısı keskin bir şekilde arttı.Od leta 1900 se je strukturno stanje gradu dramatično poslabšalo.
Genel ücretler planlananlardan daha yavaş arttı.Cene so rasle veliko hitreje kot plače.
Tipik bir sıvı kristal örneklem için S, 0.3-0.8 düzeni üzerindedir ve ısı arttıkça genellikle azalır.Običajni tekoči kristal je S {\displaystyle S\!\,} med 0,3 in 0,8 in pada, če temperature raste.
Ancak 20. yüzyılın başlarında Finler arasında bağımsızlık istekleri arttı.Od začetka dvajsetega stoletja so se povečala prizadevanja za neodvisnost.
Zayıf insanlar solunum kas gücünü kalori alımlarını arttırarak arttırabilirler.Ljudje s KOPB in prenizko težo lahko izboljšajo moč svojih dihalnih mišic s povečanim vnosom kalorij.
Zamanla bu dairede çalışan görevlilerin sayısı arttı.Število ljudi, ki delajo od doma, narašča.
Kesimlerdeki artış sadece et arzını değil, aynı zamanda koyun postu arzını da arttıracaktır.S tem ne samo povišajo rodovitno plast, ampak jo tudi povečajo v obsegu.
Eğer 2007'de telafi hızı arttırılmasaydı, su bin yıl daha dayanabilirdi .Življenjska doba obročev brez nekega mehanizma, bi bila največ 1 milijon let.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Uporablja se tam, kjer niso potrebne velike povečave.
Allan fazladan para ve elbise göndermesine rağmen Poe'nun borçları arttı.Alanas siuntė papildomus pinigus ir drabužius, tačiau Po skolos augo.
2002'de CDU oy oranını %29.5, CSU da %9'a arttırdı.2002 m. CDU gavo 29,5 %, o CSU – 9 % balsų.
Elektronik bir ortam, oyun görevlisi gerekliliğini ortadan kaldırır ve muharebe çözünürlüğü hızını arttırır.Elektroninė terpė leidžia panaikinti žaidimo meistro būtinybę ir padidina kovų sprendimų spartą.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Naujosios žiniasklaidos iškilimas taip pat iškėlė ir bendravimą tarp žmonių visame pasaulyje bei internetą.
Endüstri devriminden beri atmosferdeki kükürt ve azot oksitlerinin seviyesi arttı.Nuo pramoninio perversmo pradžios sieros ir azoto oksidų emisija tik padidėjo.
Ölüm riskini 2-4 kat arttırır.Savižudybės rizika padidėja 4-5 kartus.
Sonra öğrenci sayısı her yıl arttı.Mokinių skaičius kiekvienais metais vis didėjo.
Böylece İrlanda yarışmanın en çok kazanan skorunu arttırmıştır.Tai kol kas blogiausias Airijos rezultatas konkurse.
Toprakların iskelet yüzdesinin artması erozyona karşı dirençlerinide arttırır.Augdama smėliuose, ji savo šaknimis stiprina jų atsparumą erozijai.
Krupplar'ın devlet kuruluşları içinde politik ağırlığı arttı.Vis didėjo Kiršnerio įtaka partijoje.
19. yüzyıldan itibaren Rusya bölgede etkisini arttırmaya başlar, ancak Buhara'yı işgal etmez.Per vėlesnius 40 metų Rusija pamažu užėmė Bucharos teritoriją, nors niekada neaneksavo paties Bucharos miesto.
Sonra gücü ve etkinliği hızlı bir şekilde arttı.Galia ir greitis padidėja dar labiau.
Soğuk Savaş´in gerginliği bu olayla daha da arttı.Incidentas, įvykęs šaltojo karo metu, dar labiau paaštrino šalių santykius.
Bölgedeki olaylar arttı.Regione padidėjo nusikalstamumas.
Sanayi devrimi ile birlikte kırsal alanlardan kentlere göç arttı.Pramonės revoliucijos metu žmonėms kraustantis iš provincijos į miestus.
Çin'in nüfusu daha da arttı.Prancūzijos grėsmė šalyje vis labiau augo.
Dünyada rüzgâr üretim kapasitesi 2000 ile 2006 yılları arasında dört kattan daha fazla arttı.Pasaulyje pagaminamos vėjo energijos kiekis nuo 1999 m. iki 2005 m. išaugo keturis kartus.
Önce Vindex örneğini takip etmeye meyilliydi ama bozgun ve ölüm'den ikincisi tereddütünü arttırdı.Jis manė pasekti Vindekso pavyzdžiu, bet jo pralaimėjimas ir mirtis atnaujino abejones.
Bu hanlığın döneminde Iğdır çevresindeki insanların refahı arttı.Po vizito žmonių nuotaikos pagerėjo.
Objeleri birbirlerine sürtmek iki yüzey arasındaki yapışkan teması arttıracaktır.Tam tepalas įterpiamas tarp dviejų judančių vienas kito atžvilgiu paviršių.
Artan dünya nüfusu suyun önemini bu noktada daha da arttırmaktadır.Tokia vidinė migracija didina reikšmingo vandens kiekio buvimo tikimybę šiuose pasauliuose.
Bu gelişmeler de bölgedeki gerilimi iyice arttırdı.Tai stipriai pakeitė galios balansą regione.
Çözünürlük arttıkça, görüntü daha doğal görünür.Kuo toliau subjektas žiūri, tuo senesnį vaizdą mato.
Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.Kiekvienas daimio savo ruožtu naudojosi samurajais, kad apgintų savo žemes ir išplėstų jų valdas.
Mezarların sayısı arttıkça şehitlik yeniden düzenlenmiştir.Kapinių tvora, gausėjant palaidojimų, ne kartą perstatyta.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.Galiausiai mažėjant gamybai pradeda augti bedarbystė.
Her iki taraf da bu ülkeler üzerindeki etkinliklerini arttırmak için silah satıyorlardı.Abi valstybės buvo išradusios ginklus, galinčius atakuoti toli esančius objektus.
Bu da yatırgaçların verimini arttırır.Tai kaip ir papildoma garantija investuotojui.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Taip pat jis nemažai prisidėjo prie žirondistų klubo sutriuškinimo.
Ailelerin getirilmesiyle, eş ve çocuklar hakkındaki özendirici yasalarla nüfus arttı.Spausdino praktiškus patarimus moterims, šeimai.
Nüfuzu giderek arttı.Ir gyventojų ėmė daugėti.
Son on yılda fiyatlar yüzde elli arttı.Per paskutinius dešimt metų kainos pakilo penkiasdešimt procentų.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Uue meedia kasutuselevõtt on suurendanud kommunikatsiooni inimeste vahel üle maailma ja Interneti.
Zambaklara olan aşinalık arttığında fiyatlar da düşüşe geçti.Kui aga inimesed hüatsintidega ära harjusid, hakkasid langema ka hinnad.
Ayrica, sadece 12 haftada üst vücut kaslarının dayanikliligini %38’e kadar arttırdığını kanıtlanmıştır.Tõestatud on ka see, et kaheteist nädalaga tõstab kepikõnd ülakeha lihaste vastupidavust kuni 38%.
Popüleritesini 2013 yılında Show Me the Money (sezon 2) ile arttırdı.Populaarseks sai ta peale räpivõistlust saates “Show Me the Money” teisel hooajal 2013. aastal.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Kiiresti lisandus võlgasid ja rahalaenajad hakkasid tagasimakseid nõudma.
Yıllar boyunca NASA, harici tankın bütünsel verimliliğini arttırmak için ağırlığını azaltmaya çalışmıştır.Aastate jooksul üritas NASA välispaagi massi vähendada, et suurendada süstiku efektiivsust.
Kocası 1930'da ölünce Hitler'le aralarındaki yakınlık daha da arttı.Pärast ema surma kaugenes Hitler üha enam oma sugulastest.
Nüfus artışı hızı, ölüm oranı doğum oranından daha hızlı düştüğü için arttı.Kahanevas populatsioonis arvukus langeb, sest suremus ületab sündimuse.
Bu etki verimi % 15 civarı arttırır.See geneetiline mutatsioon esineb kuni 15% tõust.
Bu nüfus artışı iş gücünü, yatırımı ve zanaati arttırdı.Need määrad pidid stimuleerima tööd, kokkuhoidu, investeerimist.
Yüksek ücret işçi sayısını arttırır,düşük ücret azaltır.Kava kohaselt suureneb töötundide arv ja väheneb palk.
Bu da adanın konumu ile ilgili soru işaretlerini arttırmaktadır.See hajutas nende tähelepanu Hawaii saari puudutavate sõnumite osas veelgi.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Külgmise kasvu puhul kasvasid uued kambrikesed koloonia äärtest.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Maitse parandamiseks lisatakse sellele sageli sidrunit.
Nüfuzu giderek arttı.Elanikkond kasvas järjest.
Fiyat, bir önceki yıla göre 100 $ arttı.Sama aasta mais tõusis aktsiahind aga juba üle 100 dollari.
Bu sebeple yukarıdan aşağı inildikçe atom yarıçapı arttığından iyonlaşma enerjisi azalır.Seega kui aatomraadius rühmas ülevalt alla suureneb, siis ionisatsioonienergia väheneb.
Ayrıca özsaygı, yaşam kalitesini arttırma isteği, kendine güvende motivasyonu sağlar.Ka enesearmastus kiidab voorusliku elu heaks ja motiveerib seda.

İlgili Sayfalar