arttı ile cümle

arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2015 yılında Samsung Galaxy S5'in satışları % 32,6 oranında arttı.Prodaja slatkiša Reese's Pieces je nakon toga porasla za 65 %.
Açık arttırmayla satılan bazı eserleri ^Financira se pretplatama na usluge s dodanom vrijednošću.
Bunu izleyen gözlemler, genelde çarpma ihtimâlinin arttığını gösterirler.Kad je vide, mogući prosci se uglavnom šokiraju.
1973 yılında UP oy sayısını daha da arttırmayı başardı.Godine 1997. ponovno je izabran s još većim brojem glasova.
Konukevi 121 odadan oluşmakta, arttırılabilir 242 kişilik kapasiteye sahiptir.U srednjem dijelu tribina, kapacitet je 24.000, a na višem dijelu kapacitet je 22.000 sjedećih mjesta.
İstediği her şeyle ilgilendiği için bilgisi de, görgüsü de arttı.Htio je znati više o svojoj vjei, zato što je sve zaboravio.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.Što je veća visina zrak se više hladi.
Bu, yazı-tura atışları arttıkça ortalamanın sıfıra yaklaştığını anlatır.Nesumnjivo ćete sredinu označiti bliže kraju (repu) strelice nego što ona to jest.
Aracın yükleme alanı arka koltuklar katlanarak arttırılabilmektedir.Uklonjivi krov se mogao pohraniti iza stražnjih sjedala.
Gerilimi, Vt2 değerinden daha fazla arttırmamak gerekir.Bellova parametarska funkcija ne smije biti veća od vrijednosti 2.
Sonra öğrenci sayısı her yıl arttı.Počet žiakov sa každým rokom zvyšuje.
AC/DC'nin popülaritesi 1970'lerde önce Avustralya'da, ardından da uluslararası alanda arttı.Popularita skupiny AC/DC v priebehu 70. rokov narastala najprv v Austrálii, neskôr na celom svete.
APEx – Archives Portal Europe ASSETS Europeana'nın kullanılabilirliğinin arttırılmasını hedefler.ASSETS - smeruje k zlepšeniu použiteľnosti Europeany.
Thriller albümü, 2001 yılında, parça sayısı arttırılarak, Thriller: Special Edition adıyla tekrar yayımlandı.Reedícia albumu Thriller vyšla v roku 2001 v rozšírenenj verzii s názvom Thriller: Special Edition.
Vilayetler adres sisteminin bir parçası olarak lağvedilmediler ve tersine sayıları arttırılmıştır.Provincie ako súčasť systému adries neboli zrušené, ale naopak ich používanie bolo rozšírené.
Peygamber olduğunu savunan Mazdek, kamu mülkiyeti ve sosyal refahı arttırma programlarını uyguladı.Vyhlásil sa za Božieho proroka, pričom propagoval spoločné vlastníctvo a programy sociálneho zabezpečenia.
Orman genişledikce köyde saygınlığım arttı.Ako sa rozvíjal hrad, rástla aj osada v podhradí.
Savaşan asker sayısı arttıkça savaş alanı da genişliyordu.S postupným zväčšovaním intenzity bojov sa zväčšoval aj počet Režňákových zostrelov.
İtalya'da yaşadığı süre boyunca Maradona'nın kişisel sorunları arttı.Počas pôsobenia v Neapole sa však prehĺbili jeho osobné problémy.
Yapıtlar şehirdeki turist oranını da arttır.Úsek tiež zlepší dopravu v meste.
Ön zırh 50–80 mm arttırıldı.Silnejšie pancierovanie 50 — 80 mm.
İsrail’e göç arttı.Pestuje sa v Izraeli.
Gövde kabuğuna yapılan takviyeler genel şasi sertliğini arttırdı.Rozmerové obmedzenia kladené na kotol viedli k snahe zvyšovanť jeho vnútornú plochu.
İç alanlar ilerleyen bir şekilde dolduruldu ve kasabanın nüfusu arttı.Populácia obce sa zväčšila a mesto zažilo rozmach.
Bu ilgi yaşamı boyunca giderek arttı.Toto rozpoloženie pretrvalo celý život.
Jon’un tavsiyesini takiben, Stannis kabilelerin bağlılığını kazandı ve gücünü arttırdı.Kvôli úlohe Jona si Kit musel zlepšovať svoje zručnosti s mečom a nechať narásť dlhšie vlasy.
Bunun neticesinde cinayetler arttı.Zvýšila sa kriminalita.
Bu konser sonrası Kiss'in orijinal kadrosu ile tekrardan bir araya gelme dedikoduları ve beklentileri arttı.Táto akcia spustila vlnu špekulácií o tom, že sa znovu spojí pôvodná zostava skupiny Kiss.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Súčasne sa znova zvýšila nezamestnanosť.
Emaye asite karşı dayanıklılığı arttırır.Ten oproti austenitu zvyšuje tvrdosť.
Bundaki amaç üretimi arttırmak, toprağın boş kalmasını önlemekti.Tak sa mal odstrániť negatívny vplyv výroby na bývanie, či zabezpečiť nerušený oddych po práci.
Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.Mal zakázané vykonávať akúkoľvek zvýšenú telesnú námahu.
Popüleritesini 2013 yılında Show Me the Money (sezon 2) ile arttırdı.V roku 2013 mal týždenník Time na svojej titulke Millennials: The Me Me Me Generation.
Bununla birlikte, Ocak 1937'de ablası öldüğünde ailesinin sorumlulukları daha da arttı.Po smrti jeho sestry v roku 1537 sa jeho spoločenská situácia zlepšila.
Bu oran sıcaklık arttığı müddetçe artar.Dôležité je, aby tu cez deň bolo dostatočne teplo.
Bu da satış fiyatı değişmese bile, karı arttırır.Ak cena naozaj klesne, predajca na transakcii zarobí, ak stúpne, prerobí.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Gamper sa tiež snažil zväčšiť členskú základňu klubu.
Halkın siyasal katılımı arttı, siyasal üst kademenin yapısı değişti.Rozšíril sa počet obyvateľov s volebným právom, zlepšila sa organizácia politických strán,.
Şöhret miktarınız arttıkça, şöhret leveliniz de artar.Ako rastie jeho popularita, rastie aj jeho podozrenie.
Bu dönemde millî gelir yükseldi ve tüketim malları üretimi 2 misli arttı.Podnik prešiel modernizáciou a jeho ťažba vzrástla na takmer dvojnásobok.
Yaylara uygulanan kuvvet arttıkça, yayın uzama miktarı da orantılı bir şekilde artar.Keďže ju nie je možné ďalej zväčšiť, používa sa škálovanie násobením maximálnej veľkosti okna.
Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar.No a čím vyššia neusporiadanosť, tým vyššia entropia.
Yeni medyanın ilerlemesi tüm dünyadaki insanlar arasındaki iletişimi arttırdı.Vzpon novih medijev je povečal komunikacijo med ljudmi po vsem svetu.
Dağıtım maliyetleri %40 arttı.Stroški distribucije so se povečali za 40 odstotkov.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Dolgovi so hitro rasli in posojevalci denarja so začeli zahtevati vračilo dolgov.
KDV dahil, mazot vergileri bir yıl içinde %14 ve benzin vergileri %7,5 arttı.Z DDV, davki na dizelsko gorivo so se povečali za 14 odstotkov za eno leto in davki na bencin za 7,5 odstotka.
1610'dan 1680'e kadar nüfus altı kat arttı.Od 1610 do 1680 se je število prebivalcev povečalo za šestkrat.
ARM3, performansı daha fazla arttırmasını sağlayan 4KB önbellek ile geliştirildi.Naslednik, ARM3, je bil narejen s 4 KB predpomnilnika, kar je še izboljšalo zmogljivost.
Cinsel gücü arttırır.Povečana je spolna želja.
Bu durum, onun içki sorununu arttırdı.Zaradi tega pritiska se je njegova nagnjenost do pijače še poglobila.
2) Mavi şişe : Kısa bir süreliğine zıplama gücünü arttırır.Eruptivne spremenljivke: za krajši časovni presledek zasvetijo močneje.
Bu limit, hiçbir şekilde arttırılamaz.Vsota se pod nobenimi okoliščinami ne bo povečala.
Salgınlar genellikle sivrisineklerin arttığı yağmur sezonlarında meydana gelmektedir.Izbruhi se po navadi pojavijo v obdobjih povečanih padavin, ki povečujejo število komarjev.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.Pri ženskah, ki kadijo med nosečnostjo, se lahko poveča tveganje za nastanek KOPB pri otroku.
Soluk yoluyla alınan steroidlerle beraber alındığında zatürre riskini arttırırlar.Če se uporabljajo skupaj s steroidi na vdihavanje, povečujejo tveganje za pljučnico.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.Peroralni kortikosteroid izboljšujejo možnost za okrevanje ter zmanjšujejo celokupno trajanje simptomov.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Središče, kjer se je oblikovala zgoščina materiala, je postajalo bolj vroče od okoliškega diska.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Izpostavljenost lastnemu dimu in pasivno kajenje povečujeta tveganje.
Bundan dolayı fiyatlar arttı.Ta se posledično povečajo.
Bu kitap okuyucunun bilime ilgisini arttırır Karmaşık bir anlatımı yoktur.Tako branje bralčevega znanja ne razširi.

İlgili Sayfalar