arttı ile cümle
arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1973 yılında UP oy sayısını daha da arttırmayı başardı.בבחירות של 1973 הוא הכפיל את מספר המצביעים עבורו ואף יותר.
Durum önemsenmedi ve bankaların varlığı arttı.הבנקים כשלו והאבטלה הרקיעה שחקים.
1965 yılında hükümetin yüksek öğrenime erişimi arttırma programının parçası olarak kuruldu.היא נוסדה ב-1965 כחלק מיוזמה ממשלתית להרחבת הנגישות להשכלה גבוהה.
Ayrıca anne sütünü arttırır.כמו כן הוא מתערבב בחלב האם.
Onun bu başarısı oyunculuk becerileri için talepleri arttırdı.המשחק בתכונות אלה היה הציר להצלחה של ההצגה שלו.
Smith bu bölümde iş bölümünün üretimi nasıl arttırdığını toplu iğne üretimiyle ilgili bir örnekle açıklar.סמית' מציין מספר גורמים לגידול הרב בתפוקת הייצור במימוש עקרון חלוקת העבודה.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.בנוסף, בקרב מעמד הפועלים היו אחוזי אבטלה גבוהים בתקופה זו.
Sahadaki hareketi arttırmak için, bir takım genellikle üç defans oyuncusu ve iki pivottan oluşur.כלומר, לחמשת שחקני קו ההתקפה יצטרפו שני שחקני התקפה נוספים, בדרך כלל תופס וקיצוני צמוד.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.С увеличаването на контактите с Гърция старите римски богове бързо започнали да се свързват с гръцките такива.
Geçmişte sebze yemekleri önemliydi fakat et tüketimi arttı.В миналото ястията от зеленчуци са изключително важни, но консумацията на месо днес е увеличена.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Като цяло обаче мигрената изглежда не увеличава риска от смърт от инсулт или сърдечна болест.
Süreç ilerledikçe tutuklamalar arttı.След пристигането му, броят на арестите нараства.
Bundan dolayı fiyatlar arttı.Вследствие на това цените растат.
Dresselhaus ayrıca kadınların fizik gibi alanlara katılımını arttırmak için de çok büyük çaba sarf etti.Дреселхаус отделя много време и усилия за подкрепата на участието на жени във физиката.
Genetik çeşitliliği arttırır.В резултат се увеличава генетичното разнообразие.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.В тези райони също се наблюдава увеличение в годините до 2014.
Bu sayede HMMWV'lerin korumasını arttırmaya çalışmışlardır.Това води до разработването на по-тежкото въоръжените HMMWV.
Abdülkerim karşısında oluşan sayısal ve teknolojik üstünlük giderek arttı.Техническото и стопанско значение на самопочистващите повърхности се увеличава.
Kanada'nın Quebec eyaleti içinde bölücülük arttı.Израснал е в канадската провинция Квебек.
Bu dizi Johnson'ın ününü arttırmasına yardımcı oldu.Тази позиция спомага за уверената победа на Джонсън.
Kafeinin yaygın kullanım alanlarından biri de spor performansını arttırmaktır.Друго от най-разпространените свойства на кафето е, че повишава настроението на консуматорите му.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..След като войната започва, са построени множество нови концлагери.
Şafakta Sovyet kuvvetleri güneydoğudaki taarruzlarıyla baskıyı arttırdılar.На зазоряване съветите натискат от югоизток.
Hırsızlık olayları güvenlik endişelerini arttırdı.Кражбата усложнява финансовите проблеми.
Birden fiyatlar arttı.С времето данъците нараствали.
Komisyon Başkanları, gerekirse, jüri üyelerinin sayısını arttırabilirler.Например водещият или председателят на журито могат да предложат на отборите свой собствен конкурс.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Увеличен е и капацитетът на бойния товар.
İlk bölüme göre izlenme oranı %10 arttı.Възможната грешка е в диапазона ±10%.
Bunu takip eden onyıllarda, Britanya kontrolü altındaki bölgelerin yüzölçümü gittikçe arttı.Укрепвайки се там Шъ Лъ започва да поставя под свой контрол все по-обширни територии.
Çin'in nüfusu daha da arttı.След това китайският наплив се увеличава.
İlerliyen zamanlarda ince boşluklu zırh kullanılarak koruma arttırıldı.При конструирането на броневата защита е използвана прогресивната, по принцип, идея за разсеяното брониране.
2015-16 sezonunda performansını daha da arttırdı.Сезон 2015/2016 се развива дори по-успешно за нея.
9. ve 10. yüzyılda nüfus arttıkça tahıl talebi de arttı.В развитите страни от XIX век насам и ръстът, и теглото са се увеличили.
2015 yılına kadar, bütçe miktarı 199.2 milyar rubleye arttırılabilir.Към края на 2015 г. отпуснатите кредити са в размер на повече от 2.9 милиарда евро.
2. Verimliliği arttırmak.II – Импровизация.
Kaynak gerilimi 0 volttan başlayarak yavaş yavaş arttırılır.Този вид натоварване нараства много бавно от 0 до максималната си стойност.
Uluslararası başarılı firmaların sayısı her yıl yavaşça arttı.Броят на чуждите работници се увеличава стабилно с всяка година.
2012 yılında yolcu trafiği +22.8% arttı.През 2008 се наблюдава ръст на инвестициите с 22,3%.
Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.Някои други инфекции обаче може да намалят този риск.
1955 yılından itibaren para arzı hızla arttı.След 1950 г. товарооборотът се увеличава.
Watt bölü saat (W/h), elektrik santralinin hareketini arttırmak için kullanılabilir.Ват за час (W/h) може да се използва за означаване на работната мощност на дадена машина.
Nazilerin Arap dünyasındaki etkileri 1930'larda arttı.Клоновете на Братството започват да се появяват в Арабския свят през 30-те и 40-те години.
Derinlik arttıkça dalgıçın durumu da giderek artan bir şekilde bozulur ve etki zararlı bir hale gelebilir.Ефективността на кормилата рязко се влошава и може да се саморазрушат.
Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.Те неблагоприятно влияят върху способността на земята да улавя и задържа вода.
Bu isimler arttırılabilir.Тези прилагателни имена не могат да се степенуват.
4 m'ye kadar arttırılmış kablo uzunluğu desteklenir.Дължина на кабела до 4,5 m.
Dağlarda yükseklik arttıkça, iklim gittikçe soğur.В районите по-близки към планините количеството на валежите е по-голямо, а летата са по-хладни.
11 Eylül saldırılarının ardından dizinin reytingleri önceki sezona göre %17 arttı.Nakon napada 11. rujna, gledanost serije skočila je za 17% u odnosu na prethodnu sezonu.
Öğrenci sayısı arttıkça binalar yeterli olmamaya başladı ve yeni binalar yapılması gerekti.Kako se klavir usavršavao tako su brojni graditelji nestajali a pojavljivali se novi.
1980'lerde başörtüsü kullanımı arttı.Upotreba se raširila 1980-ih.
Tüm işlemcilerde ÖYY’nin hızı işlem hızını yükselterek arttırılabilir.Svaka veća brzina dovest će do izduženja staze (putanje).
Emaye asite karşı dayanıklılığı arttırır.Nepravdu strpljivo podnositi.
Birden fiyatlar arttı.Financijski su zahtjevi narasli.
Savunmadaki Sovyet birlikleri her karış toprağı inatla savunurken Alman kayıpları da giderek arttı.Kao i u svim drugim ofenzivama na Zapadnom frontu Nijemci su tijekom napredovanja izgubili topovsku zaštitu.
Yeni yıl, yeni bir takvim yılının başladığı ve takvimin yıl sayısının bir arttığı zaman.Ovo je početak građanske godine i točka od koje napreduje broj godine.
Fakat siz, birliklerimizin savaşma azmini arttıracak önlemler almayı başarmalısınız." .Molim Vas, poduzmite sve kako biste pomogli uspjehu naše utrke."
Patlayıcı tepkisel zırh eklenen tankın ise ağırlığı arttı.Zbog modernizacije i dodavanja oklopa težina tenka se povećala.
Kütlenin artışı, bu kütlenin uzay-zaman düzlemini büküşünü arttırır.Kombiniranje ovih mjerenja dovodi do opće prihvaćene vrijednosti za dob u svemiru koji je gore naveden.
Ayrıca anne sütünü arttırır.Njezinim se mlijekom Imir hranio.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Ona jača stomak i povećava apetit.
İlgili Sayfalar