arttı ile cümle

arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.تحسن الكورتيكوستيرويدات عن طريق الفم فرصة الشفاء وتقلل المدة الإجمالية للأعراض.
Fiyat, bir önceki yıla göre 100 $ arttı.كانت هذه زيادة بنسبة 100% عن العام السابق.
Sıcak hava uygulaması bazı taze meyve ve sebzelerin dayanıklılığını arttırır.ينصح بالإكثار من تناول الخضار والفواكه الطازجة.
Ölüm zamanında ölen kişinin vücut sıcaklığını arttıran hastalıklar ve ilaçlar ^الأمراض أو الأدوية التي تزيد من درجة حرارة الجسم وبالتالي رفع درجة حرارة بدء الجثة في وقت الوفاة.
Böylece bitkinin kurak ortama uyumunu arttırır.إذا كان جفاف جلدك أو الحكة تقلق نومك.
İzlandalı gazeteci Mar Petursson, Dünya’da balık fiyatları arttı ve balıkçılık bizim ihracatımızın temeli.الفيلسوف اليوناني أناكسيماندر أقترح أن الحيوانات الأولى عاشت في الماء وإن حيوانات اليابسة تولدت منها.
Hem fiziksel kapasitemi geliştirdim hem de kendime güvenim arttı." ifadelerinde bulundu.وزاد إدمانه على الكحول من حدة وضعه كما أقر بنفسه "لقد دمرت حياتي بنفسي".
Vilayetler adres sisteminin bir parçası olarak lağvedilmediler ve tersine sayıları arttırılmıştır.Províncias como parte do sistema de endereços não foram abolidas, mas, pelo contrário, aumentaram.
Genellikle Kyosuke güçlerini hızını ve kuvvetini arttırmak için kullanmaktadır.Kyosuke também usa seus poderes temporariamente para ampliar a sua velocidade e força.
Ticaret bu dönemde önemli ölçüde arttı, bu nedenle yılda 400,000 nomismata katkıda bulundu.Durante este período, o comércio cresceu exponencialmente, contribuindo com 400 000 nomismas anuais.
Tamamlanmamış görevinde, o büyüleri arttıran kişidir, o diğer insanlardan hızlı ve güçlüdür.(Teia) Beemonte: é um monstro lento, resistente e poderosíssimo contra edificações.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.Lucros, preços e salários caíram enquanto o desemprego subiu.
2004'te yayınlandığından beri Mozilla Firefox'un pazar payı hızla arttı.Desde o lançamento, em 2004, a adoção de mercado do Mozilla Firefox aumentou rapidamente.
9. yüzyıldan itibaren imparatorluğun nüfusu arttı, ancak düzensiz dağılmıştı.A partir do século IX a população volta a crescer, embora a sua distribuição tenha sido desequilibrada.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Dívidas rapidamente apareceram e os credores começaram a cobrar o pagamento.
Yaz devam ederken "Taliban'ın merkezinde" saldırılar da gelişen sıklıklarla arttı.À medida que o verão prosseguia, os ataques do Talibã aumentavam gradualmente em frequência.
1610'dan 1680'e kadar nüfus altı kat arttı.Desde 1610 até 1680, a população multiplicou-se seis vezes.
Zenginliği arttıkça Moore mirası hakkında endişelenmeye başladı.Como sua riqueza pessoal cresceu dramaticamente, Moore começou a se preocupar com o seu legado.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.O museu continuou a aumentar sua coleção com doações e aquisições de grandes obras.
Fruktoz ayrıca sistemdeki diğer tatların etkisini arttırabilir.A frutose também pode realçar outros sabores no sistema.
9. ve 10. yüzyılda nüfus arttıkça tahıl talebi de arttı.À medida que a população aumentou durante os séculos IX e X, a procura por grão também aumentou.
Norman F. Ramsey, Rabi düzeneğini alan ile birlikte zaman etkileşimini arttırmak için geliştirmiştir.Mais tarde Norman F. Ramsey modificou o instrumento de Rabi para aumentar o tempo da interação com o campo.
18. yüzyıl boyunca Prusya'da Krallar'ın gücü arttı.Ao longo do século XVIII o poder dos "reis na Prússia" continuou a crescer.
Bu ve sıkı yönetimin kaldırılmasıyla birlikte Arap vatandaşlar arasında politik aktivizm arttı .Isto, juntamente com o fim do regime militar, levou a um crescimento no ativismo entre os cidadãos árabes.
Görevdeki süresi içinde ölüm cezalarının sayısı hızla arttı.Durante este tempo naquela pasta, o número de condenações à morte aumentou significativamente.
1990 ve 2008 yılları arasında nüfus yüzde 20.4 genel artışa eşdeğer olarak 5.6 milyon arttı.Entre 1990 e 2008, a população aumentou 5,6 milhões, equivalente ao crescimento de 20,4%.
Emir Gazi, bu sayede siyasi gücünü arttırdı.Mircea conseguiu, dessa forma, aumentar o seu poderio militar.
Patti Smith Group ABD ve Avrupa'da albüm tanıtım turunda iken punk'ın popülaritesi de arttı.Durante as turnês de Patti Smith pelos Estados Unidos e pela Europa, a popularidade do punk aumentou.
O günden bu yana keşefedilen yeni gezegenlerin sayısı da hızla arttı.Desde então, o número de asteroides troianos descobertos aumentou drasticamente.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.As mulheres que fumem durante a gravidez podem aumentar o risco de DPOC na criança.
Olayın bu derecede duyulması Japon Karşıtı Gönüllüler Ordusu'na katılımı da arttırdı.A publicidade inspirou mais voluntários para se alistarem nos Exércitos Voluntários Anti-Japoneses.
Bunlar sonucunda grafene olan ilgi son derece arttı ve artmaya da devam etmekte.Devido a isso, a taxa de endemismo no país subiu e provavelmente vai continuar a subir.
64 yılıyla birlikte, Nero popülaritesini arttırmak için Neapolis'te halk önünde söylemeye başladı.Em 64, Nero começou a cantar em público na cidade de Nápoles, visando aumentar a sua popularidade.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Sua capacidade para transportar carga aumentou.
Kentleşme, kasaba ve şehirlerdeki büyüme ile birlikte 1700-1922 arasında hızla arttı.A urbanização aumentou entre 1700 e 1922, com cidades crescendo fortemente.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.Essas áreas também têm visto um aumento nos casos até 2014.
Son işaretçisinin değeri bir arttırılır.Caso contrário, o valor do semáforo é incrementado.
2009 yılında itibaren baskı 2 adet arttırılarak yılda 12 dergi yayımlanmıştır.A partir de 2009, a revista será aumentada em 2 números, passando a ser publicada 12 vezes por ano.
Ağızdan alınan kortikosteroidler iyileşme şansını arttırabilir ve belirtilerin süresini kısaltabilir.Os corticosteroides por via oral aumentam a probabilidade de recobro e diminuem a duração dos sintomas.
Sonra gücü ve etkinliği hızlı bir şekilde arttı.Sua força e velocidade foram aumentados.
Ancak Rudy Giuliani'nin ünü en çok 11 Eylül Saldırıları sonrasında arttı.Sua postura foi comparada favoravelmente, a de Rudy Giuliani durante dos atentados de 11 de setembro.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
Kol egzersizleri yapmak yaşam kalitesini arttırmak için tek başına yeterli değildir.Realizar exercícios no braço isoladamente não aparenta melhorar a qualidade de vida.
O gece Peter, çok lüks bir açık arttırmaya "Lord Griffin" olarak katılır.Naquela noite, Peter chega em um elegante leilão como uma nova pessoa, "Senhor Griffin".
Daha yüksek atmosfer basıncı, suyun sıvı kalacağı aralığı arttırır.Pressões atmosféricas mais altas aumentam a gama onde a água pode permanecer líquida.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.O declínio da produção tem aumentado o desemprego.
Bu sayede araçlarının performansını arttırabilecek ve dış görünüşünü değiştirebilecekler.Isto incrementará a capacidade do aeroporto e alterará significativamente o seu aspecto.
Hem fiziksel kapasitemi geliştirdim hem de kendime güvenim arttı." ifadelerinde bulundu."Eu acho que errei na autoconfiança e no termo técnico também.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.O risco aumenta também com a inalação de fumo de tabaco ou exposição a fumo passivo.
Rakibe temas yapmasını gerektiren saldırıların gücünü %30 oranında arttırmaktadır.Segundo os especialistas Russos o potencial de combate foi aumentado em 30%.
Bu sayede manastırın da politik gücü arttı.O santuário foi também ganhando importância política.
“Imi” otuzlu yaşların ortalarına geldiğinde faşist ve anti-semitik saldırılar arttı.Mais tarde (a partir dos anos 1930) abraçou o fascismo e o anti-semitismo.
Çimlenmeyi arttırır.A ganância acumula.
İşin ücret oranı üretim arttıkça artmaktaydı.O salário só poderia ser maior se a produção total aumentasse.
Rosas'ın gücü arttıkça muhalifler daha fazla edebi eser üretti.E também Quanto mais IZ foi exposto ao mundo, mais fãs responderam.
Tel Aviv belediyesi, yine bisiklet kullanımının arttırılması yönündeki çalışmalarını sürdürmektedir.Salt Lake City está cada vez mais interessada em promover o transporte de bicicletas.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.O dinheiro não lhe interessa a menos que esteja em quantidade desproporcional.
Bu zamandan başlayarak, siyasi faaliyetlerini arttırarak sürdürdü.À frente deste periódico, intensificou a sua atuação política.
Stadyumun kapasitesinin arttırılması da gündemdedir.A capacidade do estádio foi aumentada.
Zamanla bu dairede çalışan görevlilerin sayısı arttı.O número de unidades em serviço foi sucessivamente aumentado.
İlgili Sayfalar