arttı ile cümle
arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.L'esposizione al fumo, sia attivo sia passivo, aumenta il rischio.
1960 sonrasında nüfus hızla arttı.Dopo l'indipendenza nel 1960 il ritmo di crescita è aumentato rapidamente.
Yörünge üzerindeki cismin hızı arttırıldığı takdirde, hiperbolik yörüngeye geçer.Se la velocità viene aumentata, diventa un'orbita iperbolica.
Akut ataklar tipik olarak kısa etkiki bronkodilatörlerin kullanımının arttırılmasıyla tedavi edilir.Le riacutizzazioni sono tipicamente trattate aumentando l'uso dei broncodilatatori a breve durata d'azione.
Yaz devam ederken "Taliban'ın merkezinde" saldırılar da gelişen sıklıklarla arttı.Nel corso dell'estate, gli attacchi crebbero gradualmente di frequenza nel cuore del "territorio talebano".
Çoklu kullanım güç tüketimini arttırır.Aumenta la potenza dell'onda distruttiva.
15 Şubat 2015: HDP’nin İmralı-Kandil temasları arttı.Febbraio 2012: aliquote di personale e mezzi del 57° Btg.
Virüs ile arka plan arasındaki kontrastı arttırmak için, elektron - yoğun " boyama" kullanılır.Per aumentare il contrasto tra i virus e lo sfondo, vengono utilizzati dei "coloranti" densi di elettroni.
Windows NT 3.5 geliştirilirken hedeflenen temel amaç, işletim sisteminin hızının arttırılmasıydı.Uno degli obiettivi dello sviluppo di Windows NT 3.5 era di aumentarne la velocità.
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.Ama coltivare i campi agricoli del dormitorio.
Yolsuzluk iddiaları sonucunda gecikmeler arttı ve sonunda Denizcilik Bakanlığı lağvedildi.Altri ritardi furono dovuti alle accuse di frode che portarono all'abolizione del ministero della marina.
Tarihçiler bu durumun tahta çıkmasıyla arttığı konusunda hemfikirdirler.Gli storici concordano sul fatto che questa condizione sia migliorata dopo la sua ascesa al trono.
Emaye asite karşı dayanıklılığı arttırır.Aumento della resistenza alla fatica.
Genetik çeşitliliği arttırır.Riduzione della diversità genetica.
Bu günden sonra saldırılar yoğunlaştı ve şiddetini gün geçtikçe daha da arttırdı.In seguito è diventata sempre più intensa e oggi esiste il problema della crescita eccessiva.
Tahkim Etmek – Bir bölgenin savunmasını arttırmak.Progettare la difesa,rappresentare il territorio.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Tempo e risorse spese per la gestione del rischio potrebbero essere spese per attività più redditizie.
Bu ilgi yaşamı boyunca giderek arttı.La sua influenza è cresciuta costantemente durante la sua vita.
Bu durum, Carol'un Sophie'yi bulma umutlarını arttırır.È lei a risvegliare i poteri di Sophie.
Olaylara düzenli katılım ile oyuncu, Feo'nun bir bölgesindeki etkisini arttırır.La partecipazione regolare a tali eventi aumenta l'influsso del giocatore su un territorio del mondo di Feo.
2009 yılında itibaren baskı 2 adet arttırılarak yılda 12 dergi yayımlanmıştır.A partire dal 2009 la rivista viene ampliata di 2 esemplari con 12 uscite annuali.
Sapanın etkinliği iplerinin uzatılması yoluyla arttırılabilinir.Essi aumentano la loro attività man mano che il braccio si eleva.
Yapılan bazı öneriler bu araçların kullanılabilirliğini arttıracak nitelikteydi.Queste misure ebbero importanza fondamentale tanto che è stato necessario inventare apparecchi adatti.
Fırtına Meksika Körfezi'ndeki Gulf Stream akıntısının ılık suları üzerinde şiddetini arttırmıştır.La temperatura è influenzata dalle calde acque del vicino Golfo del Messico.
23 Temmuz - Kuduz vakaları arttı.23 luglio: Incendi.
Devletin borcu da 29 katrilyon TL arttı.Il Consiglio nazionale era favorevole a un aumento a 32 franchi.
Polonya'ya girildiğinde orduya katılım hızlıca arttı.Di ritorno in Corea, scalò rapidamente la gerarchia militare.
Motorun perfonmansını arttırmak için motor çanı genişleyerek 7:1'den 27:1 oranına büyümekteydi.Perciò fu possibile aumentare il rapporto di compressione del motore a 7:1.
Buna paralel olarak da işçilerin sağlık ve çalışma koşulları üzerine olan şikayet sayısı da arttı.D'una parte le esigenze rispetto alla qualità dell'offerta di servizi sanitari è cresciuta.
Genel olarak, bir pilin içindeki reaktif malzeme yüzeyi miktarı arttıkça, iç direnci de düşer.In generale, maggiore è la superficie dei materiali reattivi in una batteria, minore è la resistenza interna.
Kısaca ruhların madde evrenindeki görgü ve deneyimini arttırması olarak tanımlanır.In questo senso, la spiritualità è considerata più come la diretta conoscenza ed esperienza dell'universo.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.Nel 2014 sono stati dimostrati i benefici di tale farmaco anche sull'allungamento della vita.
Uzun süre solunmasının akciğer kanseri riskini arttırdığı saptanmıştır.A lungo termine questo può incrementare i rischi di cancro alla pelle.
Özellikle bu olay halkın FBI'a güvenini ve desteğini oldukça arttırmıştır.Questo atto gli diede un'enorme popolarità e supporto del popolo.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Mentre lo si mangia esso genera ancora più appetito.
Bu durum ateşli silahlarla eskiden beri donanmış olan Yeniçerilerin önemini arttırdı.Prima di tutto, cambiarono la relativa preponderanza di armi inastate sopra le armi da fuoco.
II. Dünya Savaşı süresince hafif tanksavar silahlarının üretimi tamamıyla arttı.A cavallo delle due guerre mondiali divenne estremamente diffuso l'artigianato calzaturiero.
Takım yükselişe geçti ve Birol'un da performansı arttı.Liu rise e il banchetto continuò.
Vergilerle, ticaretle ve krallık gücü arttırılarak kazanılır.Chi aumenta profitti, privilegi e potere?
Gençliğinden beri kullandığı uyuşturucu ve alkole bağımlılığı arttı.Durante la sua giovinezza ebbe dipendenze, ormai superate, da droghe ed alcolici.
Çin ekonomik olarak geliştikçe nehir yunusları üzerindeki baskı da giderek arttı.Tuttavia, il cinese sta diventando sempre più prevalente a causa dell'apertura della RPC.
O zamandan beri bu makinenin yaratıcılıkları ve yenilikleri gittikçe arttı.Durante questo periodo, l'importanza e la forza marittima di Nizza crebbe costantemente.
Dizinin reytingleri 80.000 izleyici kadar daha arttı.La capacità massima di spettatori al tempo fu: 80 000.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Nell'epoca della tarda repubblica, il numero di latifondi aumentò.
Cinsel gücü arttırır.L'emozione cresce.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Non eccedere nella lunghezza per non aumentare troppo lo sforzo di erogazione.
Bu yöntem yemeklerin lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.Era spesso utilizzato anche per dissimulare il gusto di altri medicinali.
Reklamın maliyeti arttı.Стоимость рекламы повысилась.
Nazilerin Arap dünyasındaki etkileri 1930'larda arttı.Влияние нацистов на арабский мир резко возросло в тридцатые годы.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Они уносили свою обиду и увеличивали число его врагов.
Ana amacı ekonomik verimliliği, özellikle de işçi verimliliğini arttırmaktır.Её основной целью было повышение экономической эффективности, особенно производительности труда.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Центр, где собралась большая часть массы, становился всё более и более горячим, чем окружающий диск.
Tamamlanmamış görevinde, o büyüleri arttıran kişidir, o diğer insanlardan hızlı ve güçlüdür.Кто был силен, становится бессильным, кто был тогда властителем, подчиняется другим».
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Налоги для владельцев автомобилей и налоги на топливо используются для поощрения экономичных технологий.
Avrasya'nın büyük kara parçası ve uzun doğu-batı mesafesi bu avantajları arttırdı.Большие размеры Евразии и её протяжённость с запада на восток только усиливали эти преимущества.
Ölüm riskini 2-4 kat arttırır.Курение повышает риск смерти от инсульта в 2-4 раза.
Yeniden doğan dev hayvan tüm Dünya'ya yayıldı ve onu destekleyenlerin sayısı arttı.Тем временем зверь возрождённый распространился по всей земле и число его стало легион.
İçme arzusunu arttıran beklentidir.Зато обуревает желание выпить.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Способствует пищеварению и улучшает аппетит.
O gece Peter, çok lüks bir açık arttırmaya "Lord Griffin" olarak katılır.И вот однажды вечером Питер прибывает на очень гламурный аукцион в новом обличии — Лорд Гриффин.
İlgili Sayfalar