arttı ile cümle

arttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gemi açık arttırma yoluyla satışa konuldu. motorları ve dümeni yoktu.Das Schiff war auf den Antrieb mit Rudern anstatt Paddeln eingerichtet und hatte kein Segel.
Trafik sıkışıklığı önemli ölçüde arttı.Trotzdem stieg das Verkehrsaufkommen auf der Strecke erheblich an.
Bu da yatırgaçların verimini arttırır.Hierdurch wird es Arbeitnehmern ermöglicht, auch einkommensmäßig aufzusteigen.
Açık arttırmayla satılan bazı eserleri ^Zweyte, vermehrte Ausgabe.
Ancak özellikle 17. yüzyılda nüfuzları çok arttı.Hier ist die Population allerdings vor allem in den 1970er-Jahren stark zurückgegangen.
Bununla beraber buhar basıncı ve sıcaklığı da devamlı olarak arttı.Zusätzlich sind Temperatur und Luftfeuchtigkeit konstant.
Bu geçici üssün kurulması ile kasabanın önemi arttı.Diese Versorgungsfunktion erhöhte die Bedeutung der Station.
Ancak Trollhättan Kanalı'nın inşa edilmesiyle önemi daha da arttı.Platens ehrgeiziges Ziel war es, den Trollhätte-Kanal quer durch Schweden auszubauen.
Verilen siparişler arttı.Die Ausstattungen wurden aufgewertet.
Kaza sayısı arttı.Le nombre d'accidents a augmenté.
Maaşı %10 arttırıldı.Son salaire a été augmenté de 10%.
İhracat 30 milyon dolar arttı.Les exportations ont augmenté de 30 milliards de dollars.
Suikasttan sonra güvenlik önlemleri arttırıldı.Après l'attentat, les mesures de sécurité furent renforcées.
Kiranızı arttırabilirler.Ils peuvent augmenter votre loyer.
Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.Mon chat a cassé le vase à fleurs que j'ai acheté lors d'une vente aux enchères il y a peu de temps.
Buna rağmen, 1990 ile 2003 yılları arasında tarımsal üretim %90 oranında arttı.Pourtant, entre 1990 et 2003, la production agricole a augmenté de 90 %.
Görevdeki süresi içinde ölüm cezalarının sayısı hızla arttı.Pendant son mandat, le nombre des condamnations à mort grimpe rapidement.
Salam Standard, Müslüman gezginler için otellerin kalite standartlarını ve şeffaflığını arttırmayı amaçlıyor.Salam Standard a pour but d’augmenter les normes de qualité des hôtels pour les voyageurs musulmans.
Hu ve meslektaşları tarafından yapılan bir sonraki analiz önceki bulguların doğruluğunu arttırmıştır.Une analyse plus tardive par Hu et al. a permis d'affiner les résultats antérieurs.
Devlet yatırımlarındaki hızlı artışla kentin endüstriyel kapasitesi arttı.Avec l'augmentation rapide de l'investissement public, la capacité industrielle de la ville a augmenté.
1978'den 2013'e kadar benzeri görülmemiş bir büyüme gerçekleşti; ekonomi yılda% 9.5 arttı.De 1978 à 2014, une croissance sans précédent a lieu, l'économie enregistrant une croissance de 9,5 % par an.
Sonra öğrenci sayısı her yıl arttı.Le nombre d'étudiants a augmenté chaque année.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Le musée a continué d'enrichir sa collection à la fois par des achats et par des donations.
Aynı zamanda düşük değerli kalite faktörü devre performansını arttırır.Au même moment, la pénurie de métaux précieux fait grimper leur cours.
Thriller albümü, 2001 yılında, parça sayısı arttırılarak, Thriller: Special Edition adıyla tekrar yayımlandı.Thriller est réédité en 2001 dans une version élargie intitulée Thriller: Special Edition.
Eğer ki başka bir yere gitmek istiyorsan hızını en az iki misli arttırmalısın."Pour aller quelque part, il faudrait courir deux fois plus vite ».
Gazetelerde hakkındaki ihanet iddiaları arttı.La censure s'agrandit sur les journaux.
1610'dan 1680'e kadar nüfus altı kat arttı.Entre 1610 et 1680, sa population est multipliée par six.
Mobil İnternet kullanımı arttıkça şirket hayatta kalmıştı.Avec l’explosion d’Internet, le nombre de courtiers s’est multiplié.
Birden fiyatlar arttı.Les prix grimpent.
Bazı kesimlerde tasarım hakkında tartışmalar olduysa da, satışlar oldukça arttı.Malgré ces nombreuses tentatives marketing, les ventes connaissent une baisse considérable.
2. Verimliliği arttırmak.2-Le renforcement de l'autonomie.
Demiryollarının yapılmasıyla tarım üretimi arttırılacak ve dolayısıyla vergilerin gelirleri de artacaktı.Le territoire de Rome augmente et de ce fait ses revenus fiscaux également.
Emaye asite karşı dayanıklılığı arttırır.Tu laisses l'agressivité monter.
Bu günden sonra saldırılar yoğunlaştı ve şiddetini gün geçtikçe daha da arttırdı.Les manifestations continuèrent les jours suivants et devinrent de plus en plus violentes.
Sonra gücü ve etkinliği hızlı bir şekilde arttı.La puissance et la vitesse ont été progressivement augmentées.
Verilen siparişler arttı.Le cautionnement est augmenté.
Ama ekonomisi gelişmedi ve hoşnutsuzluk arttı.Son taux d'emploi ne s'est pas amélioré et le taux de chômage a augmenté.
Tamamlanmamış görevinde, o büyüleri arttıran kişidir, o diğer insanlardan hızlı ve güçlüdür.Le grand fait un don à celui qui a atteint la condition d'homme (de qualité).
Daha sonra bu illerin sayısı arttırılmıştır.Un peu plus tard, ils sont rejoints par More (guitare).
Savaşan asker sayısı arttıkça savaş alanı da genişliyordu.Au fur et à mesure de l'avancée de la Guerre, le nombre de machine occupant l'espace aérien s'accentua.
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.Parallèlement il souhaite aussi améliorer les conditions alimentaires du village.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Les effectifs s'accroissent aussi au cours de cette période.
Takım yükselişe geçti ve Birol'un da performansı arttı.Le taux de roulis était augmenté et les performances générales aussi.
Ancak Rudy Giuliani'nin ünü en çok 11 Eylül Saldırıları sonrasında arttı.Avec Rudolph Giuliani, il doit faire face aux attentats du 11 septembre 2001.
Açık arttırmaya 56 kişi katılmıştı.La radio compte 56 adhérents à jour de cotisation.
Bu durum Lübnan kültürünün dünya üzerinde tanınmışlığını arttırmaktadır.Ce phénomène serait amplifié par la représentation négative du grand chien noir dans la culture.
Gelen yoğun talep üzerine her sayıda baskı sayısı arttırılmış, 5000 adede kadar çıkarılmıştır.Le nombre de points engrangés pour chaque humain sauvé est exponentiel, jusqu'à 5 000 points à partir du 5e.
1930 yılındaki Londra Denizcilik Antlaşması'nda ise kruvazörlerin tonaj limitleri arttırılmıştır.Par ailleurs, le traité de Londres de 1930 aboutissait à bloquer la construction de nouveaux croiseurs lourds.
Özellikle kurban bayramı döneminde bu oranın arttığı görülmektedir.Ce jour-là, l'ascension elle-même est une fête.
2012 yılında Çek hükümeti KDV oranlarını arttırdı.En août 2012, le gouvernement annonce le relèvement du plafond du LDD.
1960 sonrasında nüfus hızla arttı.C'est à partir des années 1960, que la population s'est accrue rapidement.
Bu da pilot güvenliğini arttırıcı bir etkendir.C'est un outil de pilotage de la sécurité.
Bu dönemde dini olarak önemli bir konumda olan Hocalar'ın hanlar üzerinde etkinliğinin arttığı görülmektedir.C'est dans cette période que naît l'importance des dirigeants religieux en Aceh.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.Du même coup, les contrastes au sein de la ville s'accentuent.
Ayrıca kulüp üyelerinin sayısını arttırmaya çabaladı.Il demande donc à l'Assemblée le doublement du nombre des membres.
Bu da sonraki erkek çocuklarında eşcinsel yönelim görülme ihtimalini arttırmaktadır.Il est également important de traiter les éventuels partenaires sexuels.
Bundan dolayı fiyatlar arttı.En conséquence son prix augmente.
Bu dönemdeki eserlerinde toplumsal sorunlara karşı duyarlılığının arttığı gözlemlenir.Il développe un intérêt croissant pour les problèmes sociaux de son époque.
Ancak halkın zamanla sudan olan rahatsızlığı giderek arttı..Mais la santé du malheureux se dégrade subitement...
İlgili Sayfalar