Ana içeriğe geç
Sözlük

artmaya ile cümle

artmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır.А на двадесет години вече се страхувал да не полудее.
Blu-ray'in popularitesi artmaya devam etti.Популярността на X Japan расте.
20. yüzyılda ise, sanayi ile birlikte kentin nüfusu artmaya başlamış.В началото на 20 век селището започва бързо да се индустриализира.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Od samih početaka klub počinje ostvarivati zapaženije rezultate.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.V 17. storočí sa postupne rozvíjal obchod a počet obyvateľov mierne stúpal.
1980'lerde ise, IBM PC ile kullanılmak üzere benimsenmesiyle birlikte popülaritesi iyice artmaya başladı.Počas osemdesiatych rokov bol prispôsobený na použitie s IBM PC a jeho popularita výrazne vzrástla.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.V septembri a októbri hladina opäť stúpa v dôsledku dažďov.
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.Otvorený konflikt medzi Arabmi a Židmi začal.
12. yüzyılın ortalarından itibaren nüfusun sayısı artmaya başladı.Na začiatku 21. storočia počet obyvateľov stagnuje.
İşsizlik artmaya devam etti ve Ocak 1982'de 3 milyonu geçti.To je povzročilo rekordno brezposelnost tri milijone v letu 1983!
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Bu nedenle, İnönü Meydanı'nın önemi her geçen gün artmaya başlamıştır.Resnost vprašanja kaj storiti s Pristavo pa je vsak dan večja.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Kako se je začela prihodnost.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.V mestu pustoši huda lakota.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.Pro miestą teka Žeimena.
Bu arada köy içindeki vahşet hızla artmaya başlar.Šiuo metu rajonas sparčiai plečiasi Ukmergės kryptimi.
Blu-ray'in popularitesi artmaya devam etti.Sellest hoolimata jätkas Blu-ray Disci grupp sama teed.
Buna paralel işsizlik oranı da artmaya başladı.Lisaks kujuneb üpris kiiresti välja töövõimetus.
Son zamanlarda Uşak'a gidip günlük işlerde çalışanlarda artmaya başlamıştır.Ta hakkas tegema majapidamistöid ning iga päev koduseid jumalusi teenima.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor. Daha sonraları, artmaya başlıyor ve birbirlerini izliyorlar.1987-től kezdve mindkettő jelentősen esik, majd még mindig együtt haladva emelkedés látszik az évtized végén.
200106 döneminde de artmaya devam etmiştir.Espanja oli edelleen takavarikointien huippumaa.
2003’ten beri artmaya başlamıştır (6161 i quantitativi intercettati (
2003’ten beri artmaya başlamıştır (6161 zachyceného LSD od roku 2003 stoupají (
2003’ten beri artmaya başlamıştır (61Nach einem mehrjährigen kontinuierlichen Rückgang wird seit 2003 ein Anstieg sowohl der Zahl der
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Aber hier [unter den Ärmsten] wächst die Bevölkerung.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Aquí, la población está creciendo.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Aqui, nos mais pobres, a população está a aumentar.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Dar aici, printre cei săraci, populația crește.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Här växer dock befolkningen.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Hier neemt de bevolking toe.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Ici, la population augmente.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Itt [a legszegényebbek között], a népesség növekszik.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.[하지만, 이곳 극빈층에선] 인구는 늘어나고 있습니다.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.[Men her blandt de fattigste] vokser befolkningen.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Mutta täällä väestö kasvaa edelleen.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Najrevnejše prebivalstvo pa raste.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.[Namun di sini di antara yang termiskin], populasi berkembang.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Qui, la popolazione sta crescendo.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Tady [u těch nejchudších] ale počet obyvatel stále roste.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.[Thế nhưng ở các nước nghèo nhất], dân số vẫn đang tăng.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Tu populácia rastie.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Tutaj, populacja wzrasta.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.'Ομως εδώ, [μεταξύ των φτωχών,] ο πληθυσμός αυξάνεται.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Здесь же народонаселение растёт.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Тук [сред най-бедните], населението нараства.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.Тут же населення зростає.
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.פה, האוכלוסייה גדלה,
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.بينما هنا .. السكان تنمو
Ama en fakir ülkelerde nüfus artmaya devam ediyor.この20億人は 10年後
Artmayan bir bileşenimiz var.Aqui, temos finalmente boas notícias. temos uma coisa que não está a aumentar.
Artmayan bir bileşenimiz var.Avem ceva ce nu crește.
Artmayan bir bileşenimiz var.Chúng ta có vài thứ không tăng lên.
Artmayan bir bileşenimiz var.C ним, наконец, несколько легче: этот параметр не растёт.
Artmayan bir bileşenimiz var.Jest coś co nie idzie w górę.
Artmayan bir bileşenimiz var.Kita memiliki sesuatu yang tidak naik.
Artmayan bir bileşenimiz var.우리는 이 수치를 증가시키지 않는 방법을 알고 있습니다.
Artmayan bir bileşenimiz var.Konečne máme niečo, čo nestúpa.
Artmayan bir bileşenimiz var.Nous avons quelque chose qui ne grimpe pas.
Artmayan bir bileşenimiz var.Questo fattore non sta aumentando.
Artmayan bir bileşenimiz var.Tady konečně přichází nějaké dobré zprávy, protože máme poprvé něco, co nestoupá.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod