Ana içeriğe geç
Sözlük

artmaya ile cümle

artmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Romanlarıyla kazancı artmaya başladı ve eğlence hayatına kendisini kaptırdı ve sağlığı bozuldu.Mot slutet av hans liv minskade hans böcker i popularitet och hans hälsa försämrades.
1971'den beri protestoların hızı giderek artmaya başladı.1971 återupptogs utgrävningarna som pågått sedan dess.
Çevreci hareket bu dönemde önemli ölçüde artmaya başladı.Utvecklingen är ganska så stillastående under den här fasen.
Nadir lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılı boyunca artmaya devam etti.Контрактна ціна рідкісних цибулин продовжує зростати впродовж 1636 року.
Kasım ayında mozaik virüsü içermeyen adi lalelerin de fiyatı artmaya başladı.Того листопада контрактні ціни звичайних цибулин без мозаїчного вірусу також почали зростати в ціні.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Його слава почала рости.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.У місті починається голод.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Ovšem bylo znatelné, že výkony klubu jdou vzhůru.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.V 17. století se postupně rozvíjel obchod a počet obyvatel mírně stoupal.
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.Plyn se stane pro záření neprůhledný a teplota uvnitř mračna tak může narůstat mnohem rychleji.
Günümüzde sayıları artmaya devam ediyor.V současnosti jejich počty kolísají.
En mikroulusların olduğu gibi, üyelerin (vatandaşlar) sayısı zamanla artmaya devam ediyor..Ca și în cele mai multe micronațiuni, numărul de membri („cetățeni”) a fluctuat cu timpul.
İşsizlik artmaya devam etti ve Ocak 1982'de 3 milyonu geçti.Numărul de șomeri a atins recordul de trei milioane în august 1982.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra il sayısı artmaya devam etti.După al doilea război mondial numărul lor scade vertiginos.
Buna paralel işsizlik oranı da artmaya başladı.Az elöregedés mellett megjelent a munkanélküliség is.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.A 17. és 18. században lassan iparosodott a város, és lakossága lassan nőtt.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.A Központi Tudat elkezdett a jövőjére gondolni.
Yahudi karşıtı düşmanlık, bölgedeki artan Yahudi nüfusuyla artmaya başladı.Egy pénzkölcsönzéssel kapcsolatos vita miatt sikerült szembekerekednie a területen élő zsidó lakossággal.
Yine de, Gürcistan tarihine ilgi artmaya devam etti.Painostusta Tutškov kuitenkin jatkoi.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Lisäksi hänen toiveikkuutensa tulevaisuutta kohtaan kasvaa.
Askeri çatışmalar daha büyük ve önemli olmaya ve iki taraf arasında tansiyon daha da artmaya başladı.Kummatkin ovat muuttuneet väkivaltaisemmiksi, suuremmiksi ja enemmän yhteenottoja hakeviksi.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.1700-luvulla elinolot alkoivat kohentua ja väestö alkoi lisääntyä.
1979 yılında İhsangazi Yatılı Bölge Okulunun açılmasıyla mevcut yapılaşma artmaya devam etmiştir.Vuonna 1979 lukio siirtyi nykyiseen koulurakennukseen.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Ο προβληματισμός για το μέλλον του συγκροτήματος είχε αρχίσει.
Bilinen yıldız kümesi sayısı gök bilimcilerin çabasıyla artmaya devam etmiştir.Ο αριθμός των γνωστών σμηνών συνέχισε να μεγαλώνει από τις προσπάθειες των αστρονόμων.
1507 yılından başlayarak önem kazanmaya ve nüfusu artmaya başladı.Από το 1050 έως το 1571 η πόλη γνώρισε περίοδο ακμής και επεκτάθηκε εντυπωσιακά.
İlkbaharda ağaçlar çiçek açar, hava sıcaklığı artmaya başlar.Οι ουρανοί καθαρίζουν το φθινόπωρο και η θερμοκρασία αρχίζει να μειώνεται σταδιακά.
Blu-ray'in popularitesi artmaya devam etti.Dette er årsagen til Blu-rays fremkomst.
Ancak uluslararası gerginlikler artmaya devam edince RAN modernize edilerek genişletilmeye başlandı.Tankerne om en genoprettelse af internationalen begyndte at modnes.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Først fra oktober begynder de at sprede sig mere.
İkmal problemleri artmaya başlayınca Polonya hava kuvvetlerinden 98 uçak tarafsız Romanya'ya geçti.Mange polske flystyrker manglede forsyninger, og 98 fly trak sig tilbage til det dengang neutrale Rumænien.
Nadir lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılı boyunca artmaya devam etti.Kontraktsprisen på sjeldne tulipanløker fortsatte å stige til og med 1636.
Blu-ray'in popularitesi artmaya devam etti.Blu-ray-utgaven hadde derimot bevart overgangen.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Fra begynnelsen av 1990-tallet har Springer utvidet aktivitetene i utlandet.
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.Under den britiske administrasjonen økte de politiske friksjonene mellom jøder og arabere i Palestina.
En mikroulusların olduğu gibi, üyelerin (vatandaşlar) sayısı zamanla artmaya devam ediyor..Seperti negara-negara mikro lain, jumlah anggotanya ("warga negara") berubah-ubah seiring waktu.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra il sayısı artmaya devam etti.Namun, setelah perang dunia ke-2, jumlah anggotanya meningkat.
Son yıllarda arıcılık faaliyetleri artmaya başlamıştır.Aspirasi untuk akting berkembang pada tahun-tahun awal.
Yaşlanan nüfus ve yeni sağlık teknolojileri ile sağlık harcamaları muhtemelen artmaya devam edecektir.Do dân số đang lão hóa và các kỹ thuật y tế mới, chi tiêu cho y tế dường như sẽ tiếp tục tăng lên.
Son on yılda, süpersüreklilik hakkında araştırmalar giderek artmaya devam ediyor.Trong vòng 100 năm qua, những nghiên cứu về Bt liên tục phát triển.
Nisan 1970’e kadar FRELIMO’nun etkisi süreli olarak artmaya devam etti.1970年4月まで、FRELIMOの軍事活動は着々と増していった。
Çevreci hareket bu dönemde önemli ölçüde artmaya başladı.この街頭パフォーマンスは当時大きな話題となった。
İşsizlik artmaya devam etti ve Ocak 1982'de 3 milyonu geçti.その後は成長を再開し、1980年には200万人を超えた。
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.委任統治の残りの期間中、ユダヤ人とアラブ人コミュニティ間の戦いが激化した。
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.17巻の時点では復興もかなり進み、人口も増えていた。
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.實際上,氣體對這些輻射會變得不透明,並且雲氣內的溫度將開始更迅速的上升。
Daha sonra camilerin himayesinde medreseler artmaya başladı.接著各女孩到髮型屋進行大變身。
Bu etkileşim Çin'in kurulmasından itibaren artmaya başlamıştır.此观点在中华民国成立之后逐渐式微。
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.그 효과로 가스는 방사선에 대해 불투명하게 되고 구름의 온도는 보다 빠르게 올라간다.
Blu-ray'in popularitesi artmaya devam etti.또한 Blu-ray로는 초회 한정판만 발매.
12. yüzyılın ortalarından itibaren nüfusun sayısı artmaya başladı.12세기에 건설된 이후 여러 민족의 교역 중심지로 발전하였다.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.מאז שנות ה-90 חל גידול בהשקעות זרות בעיר.
Yasaklanan kitapların sayısı artmaya başladı ve yasaklanan kitaplar imha edildi.כמה מן הספריות שרפו את הספרים האסורים.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.בינתיים הרעב בעיר הלך והחריף.
Bu oran artmaya devam etmektedir.מנהג זה נפסק להלכה ברמ"א.
Askeri çatışmalar daha büyük ve önemli olmaya ve iki taraf arasında tansiyon daha da artmaya başladı.המצב שם החמיר והפער בין שני הצדדים רק העמיק יותר ויותר.
Ölüm sayısı artmaya devam ediyordu ve bazı devletler artık mevcut değildi.בעבר היו בפלאו מספר מפלגות, אשר כיום אינן קיימות יותר.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.От втората половина на 1990-те години в града силно се повишават чуждестранните инвестиции.
Nadir lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılı boyunca artmaya devam etti.Дрейфът на замръзналия кораб продължава 186 дена.
Ancak ülkede gerginlik artmaya başladı.В страната започват размирици.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
artmaya ile cümle - Sayfa 3 - artmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App