Ana içeriğe geç
Sözlük

artmaya ile cümle

artmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu oran artmaya devam etmektedir.Diese Angst bleibt bestehen.
Bunun yanı sıra meyvecilikte artmaya başlamıştır.Gleichzeitig begann er auch obstbaulich tätig zu werden.
Yasaklanan kitapların sayısı artmaya başladı ve yasaklanan kitaplar imha edildi.Die Zahl der Zeitungen wurde beschränkt und missliebige Blätter wurden verboten.
Bu süreçte grubun tanınırlığı giderek artmaya başladı.Im Rahmen dieses Prozesses wird ein immer höheres Niveau des Wissens erreicht.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Ende Mai begann der Boden wieder zu trocknen.
Ancak ülkede gerginlik artmaya başladı.Im ganzen Lande vermehrten sich die Spannungen.
Bu savaşta bolca kullanılan bu silahlar, savaş sonrasında da sürekli artmaya devam etti.Viele weitere Luftwaffen verwendeten diesen Typ nach dem Krieg.
Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.Ensuite, la température interne se met à grimper rapidement.
Kasım ayında mozaik virüsü içermeyen adi lalelerin de fiyatı artmaya başladı.En novembre, le prix des bulbes ordinaires non infectés par le potyvirus se met également à monter.
Nadir lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılı boyunca artmaya devam etti.Le cours des bulbes rares continue à s’élever tout au long de l’année 1636.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.À l'inverse, en Corée du Sud, le nombre de cybercafés est en constante progression.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.Dès septembre le débit remonte.
Günümüzde sayıları artmaya devam ediyor.Le comptage continue de nos jours.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Sa renommée commence à s’étendre.
Son on yılda, süpersüreklilik hakkında araştırmalar giderek artmaya devam ediyor.Sur la dernière décennie, les questions posées étaient en augmentation régulière.
Ancak uluslararası gerginlikler artmaya devam edince RAN modernize edilerek genişletilmeye başlandı.Al ir aumentando las tensiones internacionales, sin embargo, la RAN se fue modernizando y ampliando.
Böylece, yeni iş yerleri açıldı ve nüfus hızlı bir şekilde artmaya başladı.Nuevas empresas fueron abiertas y la población del pueblo comenzó a aumentar velozmente.
Bu süreçte grubun tanınırlığı giderek artmaya başladı.Aquí la relación creativa del grupo comienza a desgastarse.
Şehir içinde açlık artmaya başladı.En la ciudad comenzaron a surgir necesidades.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Desde la década de 1980 se crearon zonas económicas especiales donde se fomenta la inversión extranjera.
Bu etkileşim Çin'in kurulmasından itibaren artmaya başlamıştır.Estos fideos han cambiado mucho desde su origen en China.
1991: Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ülke sayısı artmaya başladı.1991: La fine dell'Unione Sovietica porta ad espandere il numero di paesi.
Südet Almanları 13 Eylül'de müzakereleri terk ettiler ve şiddet olayları artmaya başladı.I tedeschi dei Sudeti ruppero i negoziati il 13 settembre, e da lì partirono le violenze e le distruzioni.
Bu oran artmaya devam etmektedir.Questa pressione sta già montando.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Nel frattempo la sua fama crebbe.
Daha sonra İspanya'nın NATO ve AB üyeliği sonucunda, ilişkiler daha da artmaya başlamıştır.Dopo la Crisi bulgara, però, i rapporti con Vienna peggiorarono ancora.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Comunque l'interesse nella serie stava ormai calando.
Yasaklamalara rağmen İstanbul'daki kahvehanelerin sayısı artmaya devam etmiştir.Nonostante il divieto, il caffè continuò ad essere bevuto in Svezia.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Dalla seconda metà degli anni novanta nella città vi è stata una forte crescita di investimenti stranieri.
Bu savaşta bolca kullanılan bu silahlar, savaş sonrasında da sürekli artmaya devam etti.Tuttavia, pochissime di queste nuove armi giunsero in tempo per la guerra.
Bu dönemde Floransa halkının toplumsal saygınlığı artmaya başlamıştır.Da quel momento i libri da colorare hanno iniziato a guadagnare popolarità.
1897 yılında 754 Yukagir oldu, 1970 yılında 600 kişiye yakındı, sonra nüfusu artmaya başladı.В 1897 году насчитывалось 754 юкагира, в 1970 — около 600, затем численность начала расти.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Его слава начала расти.
Ancak ülkede gerginlik artmaya başladı.Страну начали сотрясать волнения.
Bu başarısızlığa rağmen inananların sayısı istikrarlı bir şekilde artmaya devam etti.Несмотря на неудачу, силы людей продолжают следовать плану.
Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.و مع انسحاب الجيس الروسى بدات المذابح تزداد.
Stadyumlar geliştikçe, katılım ve gelirler de artmaya başladı.مع زيادة الحضور، بدأت المواقف المجتمعية تتطور وتصبح أكثر قبولًا وتسامحًا.
Ömer Hayyam’ın 1873 yılında dünyada yeniden popüleritesi artmaya başlamıştır.بعد أدائه مقطوعة "التراتيل" (Hymnus) في عام 1873، كسب شهرة عالمية.
Bu etkileşim Çin'in kurulmasından itibaren artmaya başlamıştır.وبلغ ذروته عندما دخلت الصين في صناعة هذة الخلايا .
1991: Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ülke sayısı artmaya başladı.1991: إعلان استقلال دول البلطيق، بدأ انهيار الاتحاد السوفييتي .
Böylece, yeni iş yerleri açıldı ve nüfus hızlı bir şekilde artmaya başladı.Novas empresas foram abertas e a população começou a aumentar rapidamente.
Bunlar sonucunda grafene olan ilgi son derece arttı ve artmaya da devam etmekte.Devido a isso, a taxa de endemismo no país subiu e provavelmente vai continuar a subir.
Fakat yirmi yaşından sonra kadınlara ilgisi artmaya başlamıştır.Vinte anos depois, começou a ordenar mulheres.
Yahudi karşıtı düşmanlık, bölgedeki artan Yahudi nüfusuyla artmaya başladı.Mais recentemente cresceu o interesse pelas raízes judaicas entre os habitantes do oblast.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.A chuva não deverá voltar antes do mês de setembro.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Sua fama começava a se alargar.
Savaş yıllarında azalan nüfus, Cumhuriyet Devrinde tüm Türkiye'de olduğu gibi artmaya başlamıştır.Na prática, porém, o direito primacial caiu em desuso na Irlanda como em toda a Igreja.
O zamandan sonra Bugs Bunny'nin popülerliği artmaya başladı.A partir desse momento, começa a glória de Bunina.
Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.Antes do Armistício, as forças russas começaram a realizar saques.
Burjuva sınıfına mensup kadınların sınırlı seçme hakkı alma durumu artmaya başladı.Integrou desde muito jovem as categorias de base da Seleção Croata.
Özellikle Tanzimat Dönemi sonrasında bu oran artmaya başladı.Het wier had, zeker net na de aanleg, de neiging in te klinken.
Bununla beraber kulübün saha performansı artmaya başladı.Ook de rest van de club maakte een doorstart.
1971'den beri protestoların hızı giderek artmaya başladı.Reeds in 1971 begonnen zorgelijke geluiden te klinken.
Eylül'den itibaren yağış miktarı tekrar artmaya başlamaktadır.W połowie września cieśnina ponownie zaczyna zamarzać.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.W międzyczasie dyskutowane było, co się stanie jeśli śluza utraci szczelność.
Böylece Hindistan, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen işçi sayısı da artmaya başladı.Dynamicznie przybywa również turystów z Chin oraz USA.
Bunun yanı sıra meyvecilikte artmaya başlamıştır.Jednak czekał zbyt długo, objadając się owocami.
İngiliz sömürge dönemi sırasında Yahudiler ile Araplar arasındaki sürtüşmeler artmaya başladı.Ett inbördeskrig bröt då ut mellan judar och araber.
Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nde de askeri hareketlilik artmaya başlamıştı.Internationella sanktioner och påtryckningar hade även gjort Serbien och Republika Srpska allt mer isolerade.
Yasaklanan kitapların sayısı artmaya başladı ve yasaklanan kitaplar imha edildi.Utvecklingen av e-böcker har gjort det möjligt för böcker som slutat trycka att bli tillgängliga igen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod