artması ile cümle

artması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu fiyat artışı üretim yapan ülkelerde, özellike Kongo ve Ruanda arasında, gerilimin artmasını sağlamıştır.价格的提升加剧了生产国特别是刚果和卢旺达之间的矛盾。
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.这些绘画为摩尔赢得了更多的国际声誉,特别是在美国。
Katekolamin ve kortizol seviyelerinin artması, uzun yıllar sürebilecek hipermetabolik duruma sebep olabilir.儿茶酚胺和皮质醇水平的提高可能导致高代谢状态,这种状况可以持续数年。
Uyuşturucu trafiğinin artmasını da dikkate alan Kongre bu öneriyi kabul etti.美国国会也对日益泛滥的毒品问题十分担忧,便接受了该提议。
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.1938年,为了逃离纳粹的迫害,他辗转经由上海和东京,到了美国的洛杉矶。
Amazon ve Orinoco havzalarında insan nüfusunun artması biliminsanları arasında endişe yaratmaktadır.亞馬孫流域和奥里諾科盆地的人口膨脹已經引起了一些科學家的憂慮。
Bu durum petrole olan talebin artmasına yol açtı.然而这种增长被随之而来的石油危机所遏制。
Siyasal istikrarsızlığın artması.政治體制不穩。
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.分娩也会导致腹部内压增加。
Amerika kıtası açıklarındaki korsanlığın artması da bunu etkendir.美國陸軍的史崔克裝甲車也是延伸自此型。
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.그럼 내 자신이 어떤 사람인지에 대한 자신감이 다시 용솟음쳐요.
Kadın müzeleri; kadınların eğitimi, güçlenmesi ve kendilerine olarak güvenlerinin artması için önemlidir.여성박물관들은 여성의 교육, 세력화, 그리고 자존감에 중요하다.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.바로 이를 생화학 무기로 악용할 가능성에 대한 우려의 목소리가 높아지고 있다.
Gerçekleştirdiği bu çalışmalar mesleki bilgi ve becerisinin artmasına büyük katkı sağlamıştır.이러한 경험을 통해 그는 책임감과 공무에 대한 지식을 쌓을 수가 있었다.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.퇴임 후에는 인터넷 토론 사이트 《민주주의 2.0》을 개설했다.
Aynı şekilde 2 birim artışı, ortaya çıkan enerjinin 103 = 1000 kat artması demektir.עלייה של שני שלבים מקבילה להכפלת האנרגיה המשתחררת פי 103 = 1000.
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.המצב הכלכלי הקשה באירופה איפשר לה לקנות אמנות במחירים נמוכים מאוד.
Bir ekonomik istikrarsızlık durumunda denk bütçe uygulaması, bu istikrarsızlığın daha da artmasına neden olur.להערכת כולם, הרחבת התקציב רק תחמיר את המשבר עוד יותר.
Bu yolla müşterilerin işletmeye bağlılığının artmasına katkıda bulunur.תפיסה זאת גורמת להעלאת נאמנות הלקוחות.
Merkantilistler bir ülkenin nüfusunun artmasından yanadır.סטטיסטי שונה מפרמטר של אוכלוסייה.
Eldtrich'in yaşadığı psikolojik sorunların artması da durumu daha kötüleştiriyordu.בריאותו הרופפת של אלדריך ובעיותיו הפסיכולוגיות הרעו את המצב.
Eski yerleşim alanı olması ormanların tahribine ve erozyonun artmasına neden olmuştur.הבצורות היו חמורות יותר מבעבר בגלל בירוא היערות ורעיית יתר.
Derinin rengi bu pigmentin artmasından dolayı koyulaşır.Цветът на кръвта се дължи на пигменти в нея.
Bu durum petrole olan talebin artmasına yol açtı.Всичко това води до нарастваща необходимост от петрол.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Раждането също води до увеличено вътрекоремно налягане.
Küresel ısınma da dang hummasının artmasına sebep olan faktörlerden biri olarak görülmektedir.Глобалното затопляне също може да се приеме като фактор за увеличаването на случаите на денга.
Gübrelenmesi çiçeğin gelişiminin artmasını sağlayacaktır.Торовете подобряват растежа на растенията.
Doğum da intra-abdominal baskıların artmasına neden olur.Porođaj također vodi povećanju intraabdominalnog tlaka.
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.S tim niskim kamatima počeo je ubrzani rast cijena nekretnina u SAD.
Numaraların onar onar artmasının nedeni, daha sonradan araya satır ekleyebilmektir.Npr. problem zapamćivanja telefonskog broja i njegovo kasnije prisjećanje.
Osteoropoz, kemik kitlesinin azalarak, kırık oluşma riskinin artmasıdır.Osobe s osteoporozom su u povećanoj opasnosti od prijeloma kostiju.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Osim toga, također se isticala njegova samopouzdanost koju je isijavao.
Bu, Çin'de gelir eşitsizliğinin artmasının bir örneğidir.Prikazuje odnos prema seksualnosti u Kini.
Ancak barutun bulunmasıyla ve muharebelerde kullanılmasının artmasıyla taş yerine ahşap malzeme tercih edildi.Hlavný rozdiel spočíva v tom, že ako materiál pažby a predpažbia sa namiesto dreva použil odolný plast.
Küçükbaş hayvan sayısı, büyükbaş hayvan sayısının artmasına paralel olarak azalmıştır.Veľkosťou sa tento malý dinosaurus rovnal zhruba zvieraťu o veľkosti holuba.
Bu durum tüketicilerdeki çeşitli yararlı etkilerin artmasına sebeptir.Je to však posledná možnosť, vzhľadom na mnohé nepriaznivé účinky týchto liečiv.
Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir.Z izhlapevanjem vode se slanost jezera povečuje.
Mikro emülsiyonlar, küçük partiküllerin fiberlere nüfuz etme yeteneklerinin artmasını sağlar.Prednost mikroemulzije je povečana sposobnost manjših delcev, da prodrejo v vlakna.
Klasik belirtiler sık idrara çıkma, susuzluğun artması, açlığın artması ve kilo kaybıdır.Klasični znaki bolezni so pogosto uriniranje, povečana žeja in lakota ter izguba teže.
Numaraların onar onar artmasının nedeni, daha sonradan araya satır ekleyebilmektir.Za pozornost pa bolniku rečemo, da naj ponovi neko zaporedje številk, ki ga stopnjujemo.
Karbon sayısının artmasıyla yapı izomerilerinin sayısı artmaktadır.Pri enaki vsebnosti ogljika narašča z deležem silicija delež grafita.
Su hacminin artmasıyla deniz seviyesi yükselir, azalmasıyla da alçalır.Z višanjem temperature gostota morske vode pada, z večanjem slanosti pa raste.
Toprakların iskelet yüzdesinin artması erozyona karşı dirençlerinide arttırır.Augdama smėliuose, ji savo šaknimis stiprina jų atsparumą erozijai.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.Augimas vyksta dėl imigracijos ir, mažesne dalimi, dėl natūralaus prieaugio.
Derinin rengi bu pigmentin artmasından dolayı koyulaşır.Spalva priklauso nuo odos pigmento.
Bundan sonra devlet harcamalarını gittikçe artması gerekmiştir.Didesnę reikšmę turi tiesioginės valstybės biudžeto išlaidos.
Bu kamu görüşü kimyasal silahların yasaklanması yönünde çabaların artmasına sebep oldu.Todėl svarstoma, ar jo naudojimas neturėtų būti reguliuojamas cheminio ginklo konvencijų.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.Galiausiai mažėjant gamybai pradeda augti bedarbystė.
Bu da tüm halkın hoşnutsuzluğunun artmasına sebep oldu.Visa tai sukėlė didžiulį tautos nepasitenkinimą.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Sügav on see idee, mis voolib meid endid.
Bu sistemde işlem hızının artması ve hataların azalması büyük bir ilerleme sayılmıştır.Kiirus oli märgatavalt kiirem ja edastamisel esines oluliselt vähem vigu.
Bunun sebebi, doğu Kudüs’teki Yahudi nüfusunun artmasıdır.Sellel põhineb idapoolse juutluse vaimne üleolek Jeruusalemma judaismist.
Bu değerlerin küçük olması görüntü kalitesinin artması anlamına gelir.Nende puuduste minimeerimine tõstab omakorda kaamera hinda.
Yani üretim miktarının artmasıyla birim maliyetlerde azalma sağlanabilir.Tellimismaht kahaneb, kuigi suudetaks rohkem toota.
Klasik belirtiler sık idrara çıkma, susuzluğun artması, açlığın artması ve kilo kaybıdır.Klassikalised sümptomid on tihe urineerimine, suurenenud janu ja näljatunne ning kaalukaotus.
Açıklamaya başlayalım. Öncelikle, herhangi bir şeyin fiyatının artması için ne olmalıdır? .Nou, wat moet er gebeuren om de prijs van iets te
alkol ya da uyuşturucu maddeleri kullanışınızın artması.alkoholin tai huumeiden käyttösi on lisääntynyt
alkol ya da uyuşturucu maddeleri kullanışınızın artması.ha aumentado su consumo del alcohol o de las drogas
alkol ya da uyuşturucu maddeleri kullanışınızın artması.ökad alkohol- eller droganvändning
alkol ya da uyuşturucu maddeleri kullanışınızın artması.votre consommation d'alcool ou de drogue a augmenté
İlgili Sayfalar